İZMİR HABERLERİ

Alaçatı’da 2,5 milyarlık devir krizine tepki göstermişti! MHP’li Çalı’dan ‘Miras yedi’ uyarısı

Çeşme Belediyesi’nin Alaçatı’daki 17 dönümlük araziyi 2,5 milyar TL bedelle Alataş A.Ş.’ye devretmesine tepki gösteren MHP Grup Başkan Vekili Hakan Çalı, “Miras yedi mantığıyla mallarımızı har vurup harman savurmamalıyız” dedi. Çalı ‘Kamu yararı’ vurgusu yaptı

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan- Çeşme Belediyesi’nin şubat ayı olağan meclis toplantısında Alaçatı’da bulunan yaklaşık 17 dönümlük arazinin belediye iştiraki Alataş A.Ş.’ye 2,5 milyar TL bedelle devredilmesi kararı, ilçede geniş yankı uyandırdı. Karara kent gündemine de otururken yaşananlara tepki gösteren MHP Grup Başkan Vekili Hakan Çalı, devir sürecinin şeffaf yürütülmediğini savunarak, söz konusu arazinin kamu yararı gözetilmeden ranta açılma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Süreci Son Mühür’e anlatan Çalı, Çeşme’nin turizm geleceği ve altyapı sorunlarına dikkat çekerek, “Miras yedi mantığıyla mallarımızı har vurup harman savurmamalıyız” ifadelerini kullandı.

“Meclis üyeleri bile projeyi son anda öğrendi”

Sürecinin aylar öncesine dayandığını ancak meclisin ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini belirten Çalı, “Bu 2,5 milyarlık devir konusu geçtiğimiz haziran ayı civarında gündeme geldi. Bizler de sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek buranın nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda çalışmalar yaptık. STK’lar da ‘Burası ranta gitmesin, Çeşme’nin turizmine hizmet edecek projelerle değerlendirilsin’ görüşünü dile getirdi. Bunun üzerine toplantılarda soru önergeleri verdik ancak bize sürekli ‘Zamanı gelince ayrıntılı açıklama yapılacak’ denildi. Biz bu durumdan, meclis toplantısından yalnızca 2-3 gün önce haberdar olduk. Araziyle ilgili nasıl bir proje üretileceği ise söylenmedi. Hatta CHP’li meclis üyelerinin de bu konuyu grup toplantılarında öğrendiğini biliyoruz” dedi.

“Çeşme turizm açısından hasta bir kent”

Arazinin Çeşme’nin en değerli taşınmazlarından biri olduğuna işaret eden Çalı, “Burası Çeşme’nin en değerli arazilerinden biri. Neredeyse yıllık bütçemiz kadar bir bedelden söz ediyoruz. Çeşme, turizm sezonu açısından adeta hasta bir kent. Turizm sezonumuz sadece 40 gün sürüyor. Mevsimleri uzatamayacağımıza göre kış turizmini geliştirmemiz gerekiyor. Otelciler şu anda kan ağlıyor, oteller iş yapamıyor. Oteller iş yapmazsa konaklamaya gelen insan sayısı azalıyor; bununla birlikte esnaf da iş yapamaz hale geliyor. Burası bir turizm kenti ve yerel yöneticilerin gerçekçi politikalar üretmesi şart. Haziran, temmuz ve ağustos ayları dışında da otellerimizi dolduracak projeler geliştirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Kamu yararı gözetilmeden satış doğru değil”

Eldeki taşınmazların nasıl değerlendirileceğine dair net bir program yapılması gerektiğini vurgulayan Çalı, şu ifadeleri kullandı: “Bizler de elimizdeki kaynaklara ilişkin bir program yapalım diyoruz. Eğer mallarımız feda edilecekse, bu uğurda edilsin; kamu yararı gözetilsin. Miras yedi mantığıyla mallarımızı har vurup harman savurmamalıyız. Bu arazi, Alaçatı Port’un üzerinde, deniz manzaralı, inşaat alanı yüksek ve ciddi rant barındıran bir yer. Bunun gibi kaç tane taşınmaz var, bunların kaçı belediyenin elinde? Çeşme Belediyesi’nin otelciler ve turizmcilerle bir araya gelerek bir politika belirlemesi ve yatırımların bu politika doğrultusunda yapılması gerekiyor.”

“İki yılda tutarı milyarın üzerinde satış yapıldı”

Arazinin bir gruba tahsis edileceği yönünde güçlü bir kanaat oluştuğunu dile getiren Çalı, altyapı sorunlarının çözülmeden yeni yatırımların gündeme gelmesini eleştirdi. MHP’li Çalı, “Anlıyoruz ki burası birilerine verilecek; mutlaka bir gruba tahsis edilecek. Başkan tarafından ‘Uluslararası düzeyde bir otel zincirine verilecek’ deniliyor. Yatırım yapılması Çeşme’ye zararlı değil, elbette faydalıdır; ancak bu kadar güzel ve değerli bir alanın, kamu yararı net biçimde ortaya konmadan devredilmesi ne kadar doğru? İki yıldır meclis üyesiyim, bu süre içerisinde tutarı milyarın üzerinde taşınmaz satışı yapıldı. Bu paraların kamu yararına kullanılması gerekiyor. Yolların hali içler acısı; belediyeye girerken bile kanalizasyon kokusu alıyoruz. Otelin yapılmasının planlandığı bölgede dahi kamuya ait bir kanalizasyon altyapısı yok. Altyapıda çok ciddi sorunlarımız var” dedi.

“Halkın yararına olan her şeyin arkasındayız”

Belediyenin sorumluluğu Büyükşehir Belediyesi’ne yönlendirdiğini savunan Çalı, şunları aktardı: “Bizim beklentimiz, halkın refahı ve huzuru için yatırım yapılması. Ancak belediyemiz bu sorunlarla mücadele etmekte yetersiz kalıyor ve sorumluluğu Büyükşehir Belediyesi’ne atıyor. Kaynaklarımızı doğru yönlendirmek için çaba gösteriyoruz; fakat bu kadar iyi niyetli düşüncelerimiz varken mecliste çirkin yaklaşımlarla karşılaşmaktan üzüntü duyuyoruz. Çeşme yararına çakılan her çivinin arkasındayız. Kamu kaynaklarının boşa gitmesine asla izin vermeyiz. Bununla ilgili en doğru kararı da halkımız verecektir.”

“Bu bir siyasi taktiktir”

Çeşme’nin geleceği için ortak akıl vurgusu yapan Çalı, “Çeşme halkının ve İzmir’in gözbebeği olan Çeşme’nin gelişmesi için yapılması gerekenler ortada. Otelciler ve turizmcilerle bir araya gelerek uzun vadeli bir turizm yol haritası çizmemiz gerekiyor. O zaman kimsenin itiraz edeceği bir durum da kalmaz. Halkın yararına olan her şeyi destekleriz; halkın yararına olmayan hiçbir şeyi kabul etmeyiz. Geleceğimizi ranta feda etmeyeceğiz. Ne zaman bir tartışma yapsak, konu güncel yerel meselelerden çıkarılıp genel siyasete çekilerek kutuplaştırılmaya çalışılıyor. Bu bir siyasi taktiktir. Biz Çeşme’yi konuşurken bir anda Cumhur İttifakı gündeme getiriliyor. Oysa biz TBMM’de değil, Çeşme Belediye Meclisi’ndeyiz. Tabii bu yapılan da bir siyasi manevra…” diye konuştu.