Son Mühür- AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, bir televizyon programında kendisini hedef alan iddialarda bulunan CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat’a çok sert ifadelerle yanıt verdi. Saygılı, Polat’ın açıklamalarını "mesnetsiz ve gerçek dışı" olarak nitelendirirken, yapılan saldırıların arkasında "yeni yönetime şirin gözükme çabası" olduğunu iddia etti.
"Yeni CHP’nin istenmeyen figüranı"
CHP'li Mahir Polat'ın şahsına yönelik kullandığı ifadelere tepki gösteren Bilal Saygılı, Polat'ı partisinin yeni döneminde dışlanmış bir isim olarak tanımladı. Saygılı, açıklamasında şu çarpıcı ifadelere yer verdi: "Her türlü iftira ve karalamalarına dayalı siyasetlerine; AK Parti’nin İzmir’deki dev eserleri ve hizmetleriyle karşılık verince dilleri bağlanan bu isim, şimdi şahsımla ilgili gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan iddialar ortaya atıyor. Anlaşılan o ki, kadro dışı bırakılmış olmanın verdiği telaşla yeni efendilerinin gözüne girmeye çalışıyor. Bu gayretlerin sonucunda umarım yeni efendilerin başını okşar, sana 'aferin' diyerek sıcak bir koltuk ayarlar."
Cami inşaatındaki "Tek kuruş" detayı ve taşınmaz satışı
Tartışmaların odağında yer alan Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi projesine de açıklık getiren Saygılı, inşaat sürecinin tamamen kendi öz kaynaklarıyla tamamlandığını vurguladı. Projenin finansmanı hakkında spekülasyon yapanlara net bir yanıt veren İl Başkanı, "Meseleyi bir de benden dinleyin: Bu külliye inşa edilirken ne bir devlet kurumundan, ne bir vakıftan ne de babam dahil olmak üzere ikinci bir şahıstan tek bir kuruş dahi alınmamıştır. Finansal olarak zorlandığım dönemlerde kimseden yardım talep etmek yerine, şahsıma ait dört adet taşınmazı satarak gerekli kaynağı oluşturdum ve projeyi bu şekilde tamamladım," dedi.
"Vergi muafiyetinden bile yararlanmadım"
İbadethanenin siyasi polemiklere alet edilmesini "ucuz edepsizlik" olarak niteleyen Bilal Saygılı, yasal haklarını bile kullanmadığını belirtti. Devletin sunduğu vergi muafiyeti hakkından, projenin tamamen saf bir hayır işi kalması adına yararlanmadığını ifade eden Saygılı, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Müslümanların hizmetine sunulmuş bir ibadethaneyi siyasi malzeme yapacak kadar alçalan bu zihniyeti İzmir kamuoyunun vicdanına havale ediyorum. Biz eserlerimizle konuşmaya devam edeceğiz, onlar ise heykel siyasetiyle vakit kaybetmeyi sürdürsün."