İZMİR HABERLERİ

AK Partili Kişili’den çöp tepkisi: "Yeni yer arayışları ve oyalama girişimleri yanlıştır"

İzmir'de çözülemeyen çöp krizi, AK Parti Meclis Üyesi Dilaver Kişili'nin sert eleştirileriyle yeniden siyasetin gündemine oturdu. Kişili, mevcut karmaşanın kanunlarla belirlenen yetki ayrımının göz ardı edilmesinden kaynaklandığını savundu. İlçe belediyelerinin çöp toplama ve aktarma istasyonuna taşıma görevini hatırlatırken, asıl sorumluluğun yani atıkların bertarafı, tesis kurulması ve yönetim planı yapılmasının net bir şekilde Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğunu vurguladı.

Abone Ol

Son Mühür- İzmir'de uzun süredir çözülemeyen çöp ve katı atık sorunları, siyasi tartışmaların odak noktası haline gelmeye devam ediyor. İzmir Büyükşehir ve Menemen Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Dilaver Kişili, yaşanan koordinasyon eksikliğine ve belediyelerin birbirini sorumlu tutmasına sert tepki gösterdi. Kişili, çöp ve moloz toplamanın ilçe belediyelerinin sorumluluğunda olduğunu, ancak atıkların ayrıştırılması, taşınması, bertarafı ve tesis kurulmasının ise net bir şekilde Büyükşehir Belediyesi'nin görevi olduğunu vurguladı. Kanunların yetki ve sorumlulukları açıkça belirlediğini belirten Kişili, hiçbir belediyenin bahane üretmeye hakkı olmadığını dile getirdi.

Yetki alanları tartışması ve koordinasyon sorunu

İzmir'de vatandaşların yoğun şikayetlerine konu olan çöp ve katı atık meselelerinin, adeta içinden çıkılmaz bir duruma dönüştüğünü ifade eden Kişili, Büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki koordinasyon eksikliğini eleştirdi. Özellikle yirmi yılı aşkın süredir CHP yönetiminde olan belediyecilik anlayışının, ulaşım, altyapı ve atık yönetimi gibi temel hizmetleri çözmekte yetersiz kaldığını öne sürdü. Kişili, yıllardır vahşi depolama alanı olarak kullanılan ve artık kapasitesi dolan Çiğli Harmandalı Tesisleri'nin durumuna dikkat çekerek, Büyükşehir'in yeni ve alternatif bertaraf yerleri bulma konusunda gerekli sorumluluğu göstermediğini iddia etti.

Kanun maddesi açık: Büyükşehir'in görevi tesis kurmak

AK Partili Meclis Üyesi Dilaver Kişili, çöp yönetimi konusundaki karmaşayı ortadan kaldırmak için ilgili mevzuatı hatırlattı. Kişili'nin vurguladığı üzere, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesi, Büyükşehir Belediyelerinin görev ve yetkilerini açıkça tanımlıyor. Kanun maddesi uyarınca ilçe belediyelerinin görevinin sokak ve mahallelerdeki çöpleri toplamak ve en yakın aktarma istasyonuna kadar taşımakla sınırlı olduğunu belirtti. Bu noktadan sonra ise tüm sorumluluğun İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne geçtiğini ifade etti.

Kişili, başta Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve bürokratların, kanunu tekrar okuması gerektiğini belirterek ilgili maddeyi şu ifadelerle aktardı: "Katı atık yönetim plânını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek Büyükşehir'in görevidir." Bu açıklama, atık tesislerinin kurulması ve yönetilmesinin Büyükşehir'in temel yükümlülüğü olduğunu netleştirdi.

Siyasi zaman yönetimi eleştirisi ve acil eylem çağrısı

İzmir'in en temel sorunlarından biri olan atık yönetimindeki aksaklıkların, belediyelerin birbirine topu atmasıyla çözülemeyeceğini tekrarlayan Kişili, CHP'li belediye başkanlarını parti içi kongrelere ve siyasi konulara harcadıkları zamanı vatandaşa hizmet etmeye ayırmaya davet etti. Okulların açıldığı ve kent merkezinin yeniden hareketlendiği bu dönemde, halkın koku ve çöp sorunlarına maruz kalmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Kişili, sözlerinin sonunda Harmandalı Tesisleri'nin derhal kapatılması ve Büyükşehir'in yeni depolama alanları konusunda gecikmeksizin adım atması gerektiğini belirtti. Daha önce üniversite raporlarıyla uygun bulunan Kemalpaşa-Bornova taş ocakları ve Karşıyaka Yamanlar'daki ÇED süreci tamamlanmış alanlar varken, yeni yer arayışlarının ve oyalama girişimlerinin yanlış olduğunu vurguladı. Kişili, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 31 Ekim tarihine kadar verdiği geçici döküm izninin son fırsat olduğunu ve bu tarihten sonra Harmandalı’nın kesinlikle kullanımdan çıkarılması gerektiğini belirterek çağrısını sonlandırdı.