İZMİR HABERLERİ

AK Partili Hakan Yıldız’dan Büyükşehir’e karne: Cemil Bey panik halinde…

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay için “iş üretemedikçe panik halinde” ifadelerini kullanarak dikkati çeken açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Tugay’ın projeler ve yatırım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız, özellikle kentte hayata geçirilen projelerin başlangıç ve tamamlanma süreçlerini sorgularken, belediyenin yatırım oranları, borç yükü ve hizmet üretimi üzerinden sert ifadeler kullandı. Son Mühür’e özel açıklamalarda bulunan Yıldız, son dönemde yaşanan altyapı ve çöp sorunlarına da atıfta bulunarak, yönetimin icraat performansını ve mali tabloyu mercek altına aldı.

“İki yılda neyi bitirdiniz, neyi başardınız”

“İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, projelerin uzun soluklu olduğunu vurgulayarak daha önce de projelerini bitirmek için ikinci dönem niyetini açıkça ortaya koymuştu. Bitirmen için başlamış olman lazım” sözleriyle eleştirilerini sıralayan Yıldız, “Yani opera binasında bir düzenleme mi başladı, biz mi fark edemiyoruz? Mürselpaşa'da kavşaklar mı başladı, biz mi görmedik? Yani aynı şekilde çöple ilgili bir tesis başladı, temel attı mı da biz mi fark edemedik? Neyi başladı Cemil Bey de bitirmek için? Aday olur olmaz, onun kendi takdiri ve parti içi meselesidir. Ben bugüne bakıyorum. İki yılda neyi bitirdiniz, neyi başardınız? Geçtiğimiz yaz bu kentte muazzam bir çöp sorunu yaşadık. Artık bahar ayına giriyoruz, Nisan'a geçiyoruz. İki ay sonra yaza giriyoruz. Yapısal olarak çöp ile ilgili ne yaptı Cemil Bey?” diye sordu.

“CHP’nin en düşük oranda yatırıma kaynak ayıran belediyesisiniz”

İzmir Büyükşehir Belediyesi, döneminin en az yatırıma para ayıran belediyesi olduğunu söyleyen Yıldız, “Eleştirdiği Tunç Soyer döneminde bile bütçenin yüzde 40’ı yatırıma ayrılmıştı. Kötü işler yaptılar, bitiremediler ama yüzde 40 ayrılmıştı. Şimdi geçen dönem yüzde 34, bu dönem yüzde 30. Bunu ben söylemiyorum, kitapçık söylüyor. Şimdi siz 25 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi tarihinin son 2 yılda en düşük oranda yatırıma kaynak ayıran belediyesisiniz ama döviz cinsinden de neredeyse bütçeyi yüzde 100 artırmış bir belediye başkanısınız. Yani 1.2–1.3 milyar dolarlarda gezen bütçeniz 2.4 milyar dolara gelmiş ama yatırım oranınız yüzde 40’tan yüzde 30’lara düşmüş. Şimdi neyi yapacaksınız?” diyerek tepkisini dile getirdi.

“Biz icranın içindeyiz o söylemin içinde”

SGK borçlarına yönelik son durumun sorulması üzerine de Yıldız, “Son güncel rakamı bilmiyorum. Hani en son baktığımda 21 ila 22 milyarlardaydı toplam borç. Bir de son bütçede yani Kasım-Aralık ayındaki bütçede de ifade ettim; genel rakamlarla İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin o gün için net borcu 1.2 milyar dolardı. SGK ve vergi borçları hariç. 2025 yılında tarihinin en fazla borç kullanan belediye başkanı. 540 milyar dolar borç kullandılar. Bütçeyi yanlış yaptılar. Şimdi bir önceki genel sekreter bir bütçe artışı yaptı, şaştık. Yani yüzde 80 artışla bir bütçe yaptılar. Bu bütçe, aşırı borçlanmayı getirir dedim. Tek bir cevap vermediler. Şimdi ne oldu? İşte bunun sonucunda siz borçlanma limitini aşarak ilave borç istediniz. Biz buna da evet dedik. Tüm borçlanmalarda İller Bankası’ndan size teminat mektuplarınıza evet dedik. Biz icranın içindeyiz, o söylem içerisinde” ifadelerini kullandı.

Tugay’ın karnesini çıkardı

“Finalde de ne oldu? Bu farkın kaynağında, tarihinde en fazla borç kullanan belediye başkanımız. Yani Cemil Bey’in karnesine bakalım...” sözleriyle konuşmalarını sürdüren AK Partili Yıldız, şunları söyledi: “Bir; Karşıyaka tarihinin borç yapılandırması yapmayıp en borçlu bırakan belediye başkanı. Döndük Büyükşehir karnesine. Kendi döneminin bütçesini en fazla artırıp ama en fazla borç ödetip hiçbir icraat yapmayan belediye başkanı. Bu rakamları biz kendi elimizden, onların genel başkanları gibi uyduruk hikâyelerle çıkarmıyoruz. Kendi yayınladıkları kitapçıktan çıkan rakamlar bunlar. Ve biz bunları sorduk, tek bir cevap da alamıyoruz. Hadi bize cevap vermiyorlar, önemli değil. Kente bir hizmet üretin” dedi.

“170 tane personeli yargının önüne atarsanız…”

Ankara Caddesi’nde defalarca yapılan asfaltlama çalışmalarını da hatırlatan Yıldız, “Ankara Caddesi’ne kaç kere asfalt attılar? Ya bir yıl içerisinde üç kere asfalt atılabilir mi aynı yere? Atar bunlar. Çünkü iş yapmayı bilen kadroları değiştirdiler. Siz iki yılda üç genel sekreter, 52 tane daire başkanı, 10’a yakın genel sekreter yardımcısı değiştirirseniz, alttaki kadrolardaki şef düzeyindeki arkadaşları oynarsanız, siz kendi imzanızla 170 tane personeli yargının önüne atarsanız, hâlihazırda aktif görevde olan bu insanlar ayda bir gidip savunma vermek zorunda kalırsa, sizin hukuk müşavirliğinizi dışarıdan birilerine ipotek ederseniz, günün sonunda siz yürüyemezsiniz. Siz bu kenti yönetemezsiniz. O zaman ne yaparsınız? “Ya ben buradan bir şey üretemiyorum, benim de halefim de bunu yapıyordu, hadi ben de bunu yapayım, halef-selef biz de öyle yapalım, ‘Engelleniyoruza dönelim” dersiniz” ifadelerini kullandı.

“Çağatay Güç çıkıp beni yalanlasın: O görüşmede var mıydı?”

“Ya ben tanığım. Maliye Bakanı ile valilikteki görüşmeyi Eyüp Bey ayarladı, Sayın Genel Sekreterimiz. Ve orada görüşme yaptılar. Hadi çıksın bunu inkâr etsin” sözleriyle devam eden Yıldız, “Hadi çıksın bunu inkâr etsin. Görüşmedi mi valilikte? Maliye Bakanımız İzmir programı içerisinde bizzat orada o görüşmeyi sizin Genel Sekreterimiz sağladı. Çağatay Güç’ün nereden haberi var? Ne siyaset biliyor? İlk önce Çağatay Bey, şu an itibarıyla yarım bırakarak kaçtığı işlerin bir takipçisini yapsın ilk önce Büyükşehir’de. O battı çıktıları, üst geçitleri yarım bıraktılar. Gürselpaşa’da kaynağı hazır krediyi terk ettiren Çağatay Beydir. Ben bunu bile bir tanıyayım. Hiç kimse anlatmasın. 20 milyon euro paket hazırlarken, zamanında standartlara uygun ihale yapamayanlar, sırf “biz bunu yaparız” diye çıkıp da yarım bırakanlar, bir önceki işi yapıp da yarım bırakanlara işi verenler… Bunlar hepsi evraklarla ortada. Çıksın bunu açıklasın. Hadi ilerlemiyor inşaat, yürütün. 10 ayda bitecek iş olmuş 18 ay. Ben Konak Meclis üyesiyim. Bu çok önemli bir proje Gıda Çarşısı’nın giriş ve çıkışı için. Onun devamına destek verdik. 38 milyon euro, bütün finansman paketlerinin görüşmesinde Çağatay Bey bizzat var. Çıksın beni yalanlasın. CHP İl Başkanı, sizin yerinizde açık açık soruyorum; bu kredi paketlerinin görüşmesinde var mıydı, yok muydu?” diye sordu.

“Onlar olmasaydı o para aktarılabilir miydi?”

AK Parti İzmir Milletvekilleri’nin kente yaptığı desteklerin de altını çizen Yıldız, “Yine aynı şekilde kullanmadığın 20 milyon euroyu, biz yine eleştiriliyoruz ya, “Cemil Bey, bu milletvekilleri ne yaptı?” diye. Ben söyleyeyim ne yaptığınızı size. O eleştirdiğiniz Atilla Kaya vekilimiz, eleştirdiğiniz Ceyda Hanım, diğer vekillerimiz, Yaşar Bey ve hepsi dahil, Kasapoğlu Bakanımızla… Bütün bu paketleri… O 20 milyon euroyu kullanmıyorum dediniz, paranın İzmir itfaiye aracını kullanılması için paketin değişikliği noktasında siyasi destek verdiler. Onlar olmasaydı o para oraya aktarılabilir miydi? Şimdi bugün bütçelerine konulan yüzde 30’luk yatırımın kaynağının büyük bir bölümünü bu para oluşturuyor. Yani kendi ürettiği alan da değil. Bunların hepsini somut olarak söylüyorum, bir tanesinin altında boşluk yok” dedi.

“Sayısız meselenin çözümünde taraf olduk”

Kurumların hafızalarıyla çok rahat oynanamayacağının vurgusunu yapan Yıldız, “150 yılı devirmiş bir Büyükşehir Belediyesi. Gerçekten de işini iyi yapmaya çalışan kadrolar var. Birçok mühendis arkadaşı tanıyorum. Komisyonlara gelip bize dosya anlatıyorlar. Dönem dönem bu yazışmaların tarafı oluyoruz. Ankara’da geciken işlerde, çoğunun önünü açmak için konumumuz gereği vekillerimize ilettik. Sayısız meselenin çözümünde taraf olduk. Bunu tek taraflı bir iradeyle yapmadık. Başkanımıza arz ediyoruz, genel sekreterimize arz ediyoruz. “Tamam, buyurun takip edin” diyorlar. Onların devreye girmesiyle meselelerin çözümünde taraf olduk. Bugün Mürselpaşa’da battı-çıktı meselesi var. Üstte demir yolunda trenler çalışacak. İzmir’de yük treni için sağlıklı bir tünel yapılacak. Bu, TCDD’nin onayı, izni ve takibi olmadan olabilir mi? Bu, siyasi erkin onayı olmadan yürüyebilir mi? Bürokrasiye “İzmir için bu lazım, burada teknik olarak her türlü destek verilsin” denmeden bu olabilir mi?” çıkışı yaptı.

“Bu kente borçtan başka ne kattınız?”

“Şimdi çıkıp da hangi akılla, hangi fikirle “kente ne kattınız” deniliyor? Soruyorum: 7 yıldır bu kentte belediye başkanısınız, bu kente ne kattınız?” diyerek tepkisini sürdüren AK Partili Yıldız, şunları aktardı: “Karşı şehre borç bırakmaktan başka ne kattınız? İzmir’i en borçlu belediyelerden biri haline getiren biri olarak ne kattınız? Hangi işi yarım bıraktınız, hangisini tamamlayamadınız? Deprem sürecinde TOKİ’nin çalışmaları var. İzmir’e getirilen 3 milyon euroluk kredi var. Bu kredinin pilot il olarak uygulanmasında önemli katkılar var. O dönem bakan da buraya gelmişti. Bu süreçte katkı sağlayan isimler oldu. Bugün 300 milyon euroluk kredi konusu var. İstanbul’da “yarısı sizden yarısı bizden” kampanyası var. Orada toplam maliyetin bir kısmı devlet, bir kısmı vatandaş tarafından karşılanıyor. İzmir’de ise 3 milyon liraya kadar doğrudan destek veriliyor. 0.69 faiz, 1 yıl ödemesiz, 180 ay vade imkânı sunuluyor. Bu modelde vatandaşın cebinden para çıkmadan dönüşüm sağlanabiliyor. Ancak bu pakette kullanılan oran yüzde 40 seviyesinde kaldı, yüzde 60’ı hala duruyor. Bu kredi bireysel olarak sağlanıyor. Belediyeye verilmesi mümkün değil. Buna rağmen “bu krediyi bize verin” şeklinde talepler oluyor. Teknik olarak bunun imkanı yok. İlçe belediyelerinde ruhsat süreçleri 8-10 ayı, hatta 1 yılı buluyor. Müteahhit başvuru yapıyor, uzun süre ruhsat alamıyor. Bu da sürecin gecikmesine neden oluyor.”

“Senin milletvekillerin nerede?”

Söz konusu paketin ikinci versiyonunun da hazır olduğunu duyuran Yıldız, “Yani biz 30 milyon euroyu İzmir'de tüketirsek, İller Bankası, Çevre Şehircilik Bakanlığı ve Dünya Bankası'nın yaptığı görüşmelerde ikinci bir paket gelecek İzmir'e. Bunları kim sağladı? Başta Sayın Genel Sekreterimiz Eyyüp Bey olmak üzere. Hani hiçbir şey İzmir'e ne katkı yaptıkları dediği o milletvekillerimiz sağladı. Peki, senin milletvekillerin nerede?” çıkışı yaptı.

“Karaburun arıtma tesisine kaç kere gitti?”

“Bir bölümü ortada yok, bir bölümü Twitter milletvekili, biri kooperatifin hamiliğini yapmış kaybolmuş. Hani ortada bir Ednan Bey var, o da zaten yarım, yanlış, eksik bilgilerle çıkış yapmaya çalışıyor” diyen Yıldız, “Bizim milletvekillerimiz sahada. Biri iftar programından öteki sahur programına kadar, her gün bir yerdeler. İzmir’in konularına daha sıcak, daha ciddi yaklaşıyoruz. Bakın Çeşme’de su sorunu yaşadık. Kim çözdü bu sorunu? Hiç anlatmasınlar bize. Ben içindeyim. Üç kere gittim oradaki tesisine ben. Eyüp Bey iki kere gitti, Ceyda Hanım iki kere gitti, Atina vekili iki kere gitti. Cemil Bey iki kere gitti mi acaba? Sayın Cemil Tugay, bugün Karaburun’da bulunan arıtma tesisine bir kere gitti mi? Lütfen gazeteciler sorsun. Bir kere gittin mi? Hani soruyorsun ya bizim vekillerimize. Ya da Çağatay Bey, hani il başkanı olduktan sonra bir kere orada baktın mı, inceledin mi? Acaba zaten genel sekreter yardımcısıyken hiç gittin mi, oraya baktın mı?” dedi.

“Cemil Bey panik halinde”

AK Parti tarafından İzmir’e yapılan yatırımları da tek tek anlatan Yıldız, şöyle devam etti: “İki büyük barajı, 14 kilometre iletim hattını, arıtma tesislerini yaptık. Ve bu kaynakla İzmir’in en önemli turizm beldesi Çeşme’nin su sorununu çözdük. Hiç kimse anlatmasın. Ne Çeşme Belediye Başkanı bir kere oraya gidip baktı, ne de diğerleri. Ama bu kentin AK Parti milletvekillerinin hepsi oraya gitti. Ben Meclis temsilci Grup Başkanvekili olarak üç kere gittim. Bu süreci il başkanımız çok yakın takip etti ve biz ağustosun başında oradaki sorunu çözdük. Aynı şekilde kuyularla ilgili mesele tartışmaları yaptı. Eyyüp Bey, Tarım ve Orman Bakanı’nın yanına Manisa milletvekilleriyle gitti. Çünkü yeraltı suyu kaynağı sorunu var. Manisa’nın da kendine göre haklı bir refleksi var. Peki, kendisinin Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı bu konuda bir şey dedi mi? Ya da CHP’den bugün genel başkanları, Manisa milletvekilleri bu konuda destekleyici bir şey söyledi mi? Manisa kamuoyu bunu bilmiyor mu? Buna rağmen bizim genel sekreterimiz ve milletvekillerimiz gitti; o fotoğrafı hepiniz biliyorsunuz. Yani bu olacak iş mi? İnsan karşısını eleştirirken bir aynaya bakar, “Mübarek Ramazan ayındayız, el vicdan” der. Cemil Bey şu an maalesef iş üretemedikçe, borç yükü altında kaldıkça ve ifade ettikleri projelere başlayamadıkça büyük bir panik halinde. Ben öyle görüyorum. Bundan bir önce vazgeçsinler. Üç yıl daha var. Biraz işlerine odaklansınlar. Yarım bıraktıkları işleri tamamlasınlar. Biraz bizi takip etsinler. Hani el uzatıyoruz, geçtik. Birçok konuda önayak oluyoruz.”