Son Mühür/Gökmen Küçüktaşdemir - Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı TBMM Genel Kurulu’nda İzmir İktisat Kongresi’nin 103’üncü yıl dönümünde konuştu.
Ceyda Bölünmez Çankırı konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
''Bundan tam 103 yıl önce 17 Şubat 1923’te; henüz barut dumanlarının İzmir semalarından tam çekilmediği, bir milletin küllerinden doğmaya çalıştığı o zorlu günlerde, dünya tarihine geçecek bir "iktisadi ihtilal" başlatıldı. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İzmir’de bir binada toplanan bin 135 delegeye bakarak şöyle söyledi:
‘Efendiler, tam bağımsızlık için sadece kılıç yetmez; asıl zafer iktisat ordusunun zaferiyle gelecektir!
O gün orada; çiftçi, sanayici, tüccar ve işçi temsilcileri aynı masaya oturmuş, manda ve himayeyi ekonomik olarak da reddetmişti. "Misak-ı İktisadi" ile yerli üretimin namusu, milli sanayinin temeli atılmıştı. Değerli Milletvekilleri; Cumhuriyet’e sahip çıkmak, sadece tabelalara isim yazmakla, slogan atmakla olmaz; Cumhuriyet’e sahip çıkmak, onun ruhunu taşıyan mekanları ayağa kaldırmakla olur.''
''Bizim siyasetimiz..''
''Bakın biz, Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evi sınırların ötesinde bile sahiplendik, restore ettik. İzmir’deki Atatürk Evi Müzesi’ni yaşattık. Yıllarca kapalı kalan Taksim’deki AKM’yi dünyanın sayılı sanat merkezlerinden biri yaptık. Harabe halindeki Rami Kışlası’nı Avrupa’nın en büyük kütüphanesine dönüştürdük.
Bizim siyasetimiz, tarihi tarihte bırakmak değil, o şanlı tarihi bugünün nesilleriyle buluşturma iradesidir! İşte bu iradenin en somut nişanesi, İzmir İktisat Kongresi Binasıdır… Milli mücadele ruhunun filizlendiği o yapı yıkıldı, unutturuldu ve utanç verici bir şekilde üzerine otopark yapıldı! Hafızasını silmek istedikleri bir İzmir hayal ettiler.
Peki biz ne yaptık?
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü iradesi ve İzmir Valiliğimizin desteğiyle bu hafızayı dirilttik. Cumhuriyetimizin 100. yılında bu binayı aslına uygun şekilde yeniden inşa ettik. Çünkü biz, miras aldığımız her eseri bir emanet gibi başımızın üstünde taşır, ihya ederiz.''
"Be-lir-siz-li-ği" konuşuyoruz''
Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri; Üzülerek ifade ediyorum ki, bu muazzam eserin kapısından dışarı adımınızı attığınız anda, karşınıza bambaşka bir İzmir manzarası çıkıyor. 103 yıl önce bu şehirde vizyon, üretim ve kalkınma konuşuluyordu; bugün ise İzmir’in göbeğinde yağmurda su basan sokakları, bitmeyen altyapıyı, toplanmayan çöp dağlarını ve koskoca bir "be-lir-siz-li-ği" konuşuyoruz.
Biz binayı ihya ediyoruz, yerel yönetim çevresini imha ediyor. Dünyanın en büyük açık hava alışveriş merkezlerinden biri olan Kemeraltı’nda, esnafımız her sağanakta vitrinini su altından kurtarmaya çalışıyor.
''İzmir’in geleceğini nasıl tayin edecek?''
''Gazi Meclisimizin çatısı altından İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sesleniyorum: Dünyanın gözbebeği olması gereken bir kültür mirasının etrafındaki suyu tahliye edemeyen bir belediyecilik anlayışı, İzmir’in geleceğini nasıl tayin edecek? Kendi şehrinde körfezi kirliliğe mahkum eden bu anlayış, toplamadıkları çöpler ve yetersiz altyapı nedeniyle sokakları sular altında bırakarak halk sağlığını açıkça tehdit etmektedir.
Hal böyleyken, aynı zihniyetin Türkiye’nin 'Sağlıklı Kentler' birliğine başkanlık etme iddiası trajikomik bir vakadır.''
''İzmir’i çantada keklik' gören...''
''Değerli Milletvekilleri; Mesele sadece yağan yağmurun ardından oluşan bir su baskını değildir. Mesele, İzmir’i "çantada keklik" gören, "nasıl olsa oy alıyoruz" diyerek İzmirliye hizmeti reva görmeyen o köhnemiş yönetim anlayışıdır. İzmir, ideolojik kalıplara sığmayacak kadar büyük, hizmeti hak edecek kadar kıymetlidir.
Unutulmasın ki; 103 yıl önce o kongre binasında 'Milli İktisat' andı içenlerin tam bağımsızlık ruhunu, Türkiye Yüzyılı'nda yaşatan tek irade bizleriz. Biz burada yalnızca eksikleri, sümen altı edilen sorunları veya bir türlü çözüme kavuşturulmayan kronik problemleri dile getirmekle kalmıyoruz.
İzmir’in hak ettiği o vizyoner belediyeciliğe, 103 yıl önceki o sarsılmaz ruhla 2029 ufkunda yeniden kavuşması için Canla Başla Çalışmayı sürdürüyoruz. İzmir’in potansiyelini hapseden bu durağanlığın yerine; üreten, yaşayan ve tarihine yaraşır bir belediyecilik anlayışını tüm İzmirli hemşehrilerimizle buluşturmakta kararlıyız.
Ancak o güne kadar; İzmir’in yakasından düşmeyen bu 'hizmet fukaralığını'; her kürsüde, her sokakta ve her meydanda yüzlerine vurmaya da devam edeceğiz.''
''İzmir sahipsiz değildir''
''Son söz olarak diyorum ki; İzmir sahipsiz değildir. Bu duygu ve düşüncelerle, İzmir İktisat Kongresi’nin 103. yılını kutluyor; Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kurucu kahramanlarımızı rahmetle anıyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum…''