Son Mühür/ Beste Temel- Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 9 Nisan 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’ndeki değişikliklere sert tepki gösterdi. Yapılan düzenlemeleri sadece mesleki bir değişim değil, hekimleri doğrudan hukuki yaptırımlarla karşı karşıya getiren bir "suç belgesi" olarak nitelendiren Doğruyol, mevcut yasalara aykırı maddelerin hukuk devletinin temel prensiplerini zedelediğini savunu. Kamuoyuna ve sağlık camiasına yönelik yapılan açıklamada, yeni düzenlemenin hekimleri mesleklerini icra etmek ile hapis riski arasında imkansız bir tercihe zorladığı vurgulandı.
Uzaktan sağlık uygulaması ve "Resmi belgede sahtecilik" riski
Yönetmeliğin en tartışmalı maddelerinden biri olan "Uzaktan Sağlık Hizmeti" dayatmasına dikkat çeken Ahmet Doğruyol, bu uygulamanın Türk Ceza Kanunu ile çeliştiğini ifade etti. Bir hekimin hastayı fiziksel olarak muayene etmeden işlem yapmasının TCK Madde 204 kapsamında "Resmi Belgede Sahtecilik" suçu sayılabileceğini hatırlatan Genel Başkan, bu durumun 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istemini beraberinde getirebileceği uyarısında bulundu. Kanunlar değişmeden yönetmelik yoluyla getirilen bu tür zorunlulukların hukuken "yok hükmünde" olduğunu belirten Doğruyol, hekimlerin muayene hakkının, hastaların ise nitelikli sağlık hizmeti alma hakkının gasp edildiğini dile getirdi.
Mülkiyet hakkına müdahale ve "Demirbaş" tartışması
Yeni düzenleme ile birlikte hekimlerin kendi bütçeleriyle temin ettikleri tıbbi cihaz ve demirbaşların kamulaştırılmasına yönelik maddeler, sendikanın bir diğer önemli eleştiri odağını oluşturdu. Doğruyol, devletin sağlaması gereken teknik donanımı hekime finanse ettirip ardından bu ekipmanlara el koyma girişimini, mülkiyet hakkının açık bir ihlali ve ciddiyetten uzak bir yaklaşım olarak tanımladı. Sağlık çalışanlarının emeği ve birikimiyle oluşturulan çalışma ortamlarının bu tarz bir müdahaleyle sarsılmasının, sağlık sistemindeki güven ortamını zedelediği ifade edildi.
Hasta mahremiyeti ve güvenlik kıskacındaki ASM’ler
D sınıfı Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) için getirilen kamera zorunluluğu, sağlıkta şiddeti önleme amacından saparak bir "gözetim mekanizmasına" dönüştüğü gerekçesiyle eleştirildi. Muayene odalarının kapılarına kadar ulaşan bu takip sisteminin hasta mahremiyetini hiçe saydığını savunan Ahmet Doğruyol, şifa yuvalarının "açık cezaevi" atmosferine sokulmasına izin vermeyeceklerini kaydetti. Ayrıca, yangın tesisatından vekalet sorumluluklarına kadar pek çok idari ve yapısal yükün hekimlerin omuzlarına bırakılmasının, birinci basamak sağlık hizmetlerini kaosa sürükleyeceği belirtildi.
Hukuki mücadele ve sahada kararlılık mesajı
Açıklamasının sonuç bölümünde Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunan Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı, hekimleri suç işlemeye iten ve mülkiyet haklarını yok sayan bu yanlış kararlardan bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Hukuk komisyonları ve avukat kadrolarıyla yönetmeliğin her bir fıkrasına karşı yargı yoluna başvuracaklarını duyuran Doğruyol, hekimlik onurunu ve meslek yasalarını korumak için hem masada hem de sahada en sert mücadeleyi vereceklerinin altını çizdi. Sağlık sistemindeki bu "garabetin" düzeltilmesi için demokratik ve hukuki tüm yolların sonuna kadar kullanılacağı ilan edildi.