Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir’in Bergama ilçesinde, doğa ve enerji yatırımlarını karşı karşıya getirecek büyük bir proje için geri sayım başladı. Hayata geçirilmesi planlanan “Bergama Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali (DRES)” projesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “ÇED Olumlu” kararı aldı.
Belirtilenlere göre toplam yatırım bedeli 2,6 milyar TL olan projede, bölgedeki 19 mahalleyi kapsayan geniş bir alana 42 rüzgar türbini ve 200 MWh kapasiteli enerji depolama tesisi kurulması öngörülüyor. Tesisin inşaat aşamasında bölgedeki orman ve tarım alanlarından yaklaşık 5 bin 950 ağacın kesilmesi planlandığı da öne sürüldü.
Kararın ardından, enerji üretimi hedefi ile doğa koruma arasındaki dengenin tartışmaya açıldığı projede, Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, tesisin yalnızca enerji üretim alanı olarak değil, aynı zamanda bölgedeki tarım ve hayvancılık faaliyetlerini de doğrudan etkileyeceğini belirtti. Engel, proje ile ilgili kaygılarını ve yöre halkının karşılaşabileceği olumsuz etkileri kamuoyu ile paylaşarak sürecin daha şeffaf yürütülmesi çağrısında bulundu.
“İnsan yaşamıyormuş gibi projelere açıyorlar”
Daha önce de kurumsal firmaların bazı projeler yürüttüğünü ancak bu ölçek ve kapsamda bir girişimin daha önce görülmediğini söyleyen Engel, “Aşağı yukarı 18,19 köyü kapsayan büyük bir alan. Burada daha önce de kurumsal firmalardan projeler olmuştu ama bu denli bir proje değildi. Tarımın ve köylünün ürettiğinin değersizleştiği ortamda insanlar bu köylerde zorluklarla, hayvancılıkla, zeytincilikle geçimini sürdürürken, üretimin olduğu mera alanlarını insan yaşamıyormuş gibi, bırakın insanları yaban hayatı da var, bu şekilde projelere açıyorlar” diye konuştu.
“Köy halkını nasıl Ali Cengiz oyunlarıyla kandırırızla uğraşıyorlar”
Tarım ve yerel üretimi teşvik etmediği, halkın yaşam alanlarının işletmelere dönüştürülmesinin ciddi sorunlar yarattığına vurgu yapan Engel, “Ankara’dan birileri, devletin aklı böyle bir projeler öncesi görüşmeli. Ama şimdi olan köy halkını nasıl Ali Cengiz oyunlarıyla kandırırız, sonuca varırız diye uğraşıyorlar. Böyle projelerde yüzde 90 ihtimalle firmaların istediği oluyor. Olmuyorsa da dosyadaki eksiklikten olmuyordur. O yörede yaşayan halkın ihtiyaçlarını giderdiği, tarım yapmaları teşvik edilebilir ama destek verilmediği gibi insanların bu yaşam alanlarını, işletmelere aktarmak bu anlamda sıkıntılı bir durum” dedi
“Köylülerin yaşam alanlarını hızla tüketiyorlar”
Rüzgar enerjisi santralleri (RES) veya güneş enerjisi santralleri (GES) doğru alanlara kurulduğunda kendilerinin itirazı olmayacağını belirten Engel, “Bölge rüzgar alıyor diye meraya dikmeleri GES olsun RES olsun dikildiklerinde doğru yerlere yaptıklarında itirazlarımız olmaz ama bunlar neresi rüzgar alıyorsa zeytinlik, mera fark etmeksiz bir yaklaşımla köylülerin yaşam alanlarını hızla tüketiyorlar” şeklinde konuştu.
“Kaçırılır gibi hayata geçirilmek istenen büyük bir proje”
Projenin 42 türbinden oluştuğunu söyleyen Engel, 19 köyde halkı bilgilendirme toplantılarının sağlıklı bir süreçle yapılmadığını görüyoruz. Daha önce Madra’daki daha küçük RES projeleri için yapılan toplantılara katıldık ve bölgeyi savunduk. Ancak bu proje adeta kaçırılır gibi hayata geçirilmek istenen çok daha büyük bir proje. 42 türbinden oluşan bu büyüklükte bir yatırım Madra Dağı’nda daha önce görülmedi” diye belirtti.