Son Mühür/ Beste Temel- İzmir'i yasa boğan, 117 yurttaşımızın hayatını kaybettiği 30 Ekim 2020 depreminin üzerinden tam beş yıl geçti. Yıkımın ve büyük acının yıl dönümünde İzmirliler, Bayraklı Kent Konseyi’nin öncülüğünde düzenlenen "Sessiz Yürüyüş" etkinliğinde bir araya gelerek, felaketi unutmama ve güvenli kentler inşa etme bilincini bir kez daha yükseltti. Acıların anıldığı bu özel günde, hayatını kaybedenler saygıyla anılırken, yürüyüş boyunca yetkililere ve topluma yönelik dirençli yaşam alanları oluşturma çağrısı yapıldı.
Bayraklı Kent Konseyi'nden duygusal mesaj: "Acıyı unutturmayacağız"
Bayraklı Kent Konseyi Başkanı Aytekin Keskin, tören sırasında yaptığı açıklamada, depremin doğanın acı bir gerçeği olduğunu ancak yıkımın ihmalin sonucu olduğunu güçlü ifadelerle dile getirdi. Hayatını kaybeden 117 komşuya rahmet dileyen Keskin, geride kalanların yaşadığı yoksunlukları, yalnızlıkları ve zorlu mücadele süreçlerini asla akıllarından çıkarmadıklarını belirtti. Keskin, "Felaketlerden sonra güzel konuşmalar yapmak yerine, asıl mesele olan önlem alma noktasında geç kalıyoruz. Diliyorum ki, bundan sonra hiçbir Ahmet'in, Ayşe'nin veya Mehmet'in öyküsü yarım kalmasın. Herkes sevdikleriyle birlikte, güvenli ve depreme dayanıklı evlerde yaşama imkanı bulsun," diyerek sözlerini tamamladı ve bu acının unutturulmayacağının altını çizdi. Bu kararlılık mesajı, deprem gerçeğiyle yüzleşmenin zorunluluğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
İzmir kent konseyi: "Yıkılan sadece binalar değil, hayatlarımızdı"
İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç ise, beş yıl önceki o öğle saatinde yaşanan sarsıntının sadece binaları değil, hayatları da yerinden oynattığını vurguladı. Bayraklı, Seferihisar, Bornova ve Karşıyaka gibi pek çok ilçenin etkilendiği felakette, yıkıntıların içinden yükselen en güçlü duygunun dayanışma olduğunu söyledi. Topaç, "Tanımadığımız insanların elini tuttuk, evlerde barındık. Güzel İzmir, o gün ne kadar güçlü ve kenetlenmiş bir kent olduğunu bir kez daha gösterdi. Gözyaşıyla, umutla, ayrılıkların yanında durduk," ifadelerini kullandı. Kentin sadece mimari yapılardan değil, içinde yaşayan insanların ortak hikayesinden oluştuğunu belirten Topaç, yıkımların kader değil, ihmalin sonucu olduğunu vurguladı. Merkezi yönetimden yerel yönetimlere, sivil topluma ve her bir vatandaşa düşen görevin, bilimi ve kamusal denetimi esas alarak yaşamın güvencesini sağlamak olduğunu ifade etti.
Ege Kent Konseyleri Birliği'nden keskin uyarılar: "İhmal yıkar"
Ege Kent Konseyleri Birliği ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, konuşmasında ihmal ve bilinçsizliğin sonuçlarına dikkat çekerek sert uyarılarda bulundu. Mumcu, "Deprem değil, bilinçsizlik ve ihmal yıkar. Aradan geçen beş yıla rağmen maalesef yeni depremlere hazırlanma konusunda yeterli mesafe kat edildiğini söyleyemeyiz," dedi. Kaybedilen 117 yurttaşa duyulan özlemi dile getirdikten sonra, afet riskli yerleşim yerlerinin taşınmaması, binaların dayanıklı hale getirilmemesi ve afet toplanma alanlarının yetersizliği gibi kritik eksikliklere odaklandı. Mumcu, özellikle 'İmar Barışı' adı altında ruhsatlandırılan yapıların derhal denetlenmesi ve kaçak yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Daha büyük acıların yaşanmaması için bilimin, tekniğin ve doğanın sesine kulak verilmesi gerektiğini belirterek, "Depremi unutma, unutturma!" çağrısıyla konuşmasını sonlandırdı.
Siyasiler ve sivil toplum temsilcileri bir aradaydı
Bayraklı’daki Sessiz Yürüyüş etkinliğine katılım, deprem bilincinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Törene Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Ege Kent Konseyleri Birliği ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, Bornova ve Güzelbahçe Kent Konseyleri başkanları, siyasi partilerin temsilcileri, AKUT, NARKUT ve ATAK gibi arama kurtarma derneklerinin yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve duyarlı İzmirli vatandaş katıldı. Katılımcılar, 117 canın anısını yaşatmak ve daha güvenli bir gelecek inşa etmek adına birlik ve beraberlik mesajı verdi.