Manisa'nın Turgut Özal Mahallesi'nde 3 Nisan 2010 tarihinde hurda toplayan bir vatandaşın çöp poşeti içerisinde bebek cesedi bulmasıyla başlayan soruşturma, tam 16 yıl sonra çarpıcı bir gelişmeyle aydınlatıldı. O dönem yapılan otopside, talihsiz kız bebeğin kafa ve beden travmasına bağlı kafatası kırığı ve karaciğer kanaması sonucu hayatını kaybettiği belirlenmiş, topuğundaki izden hastanede doğduğu anlaşılmasına rağmen faile ulaşılamamıştı. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından 2026 yılında yeniden ele alınan dosyada, Sağlık Bakanlığı'nın topuk kanı kayıtları üzerinden yapılan çapraz sorgulamalar neticesinde bebeği çöplüğe bırakan anne Berin Dikbaş yakayı ele verdi.
İzmir'de gizlenen doğum ve itiraf
Yapılan detaylı incelemelerde, şüpheli Berin Dikbaş'ın olay tarihinde İzmir'de bir kız bebek dünyaya getirdiği ancak bebeğe ait herhangi bir nüfus kaydının bulunmadığı tespit edildi. Teknik ve fiziki delillerin ardından gözaltına alınan anne Dikbaş emniyetteki ifadesinde, evlilik dışı bir ilişkiden hamile kaldığını ve bu durumu ailesinden gizlediğini itiraf etti. Doğumun ardından bebeği bir poşete koyup çöp konteynerinin yanına bıraktığını kabul eden Dikbaş, bebeği öldürmediğini öne sürerek birilerinin onu bulup sahiplenmesini umduğunu savundu. Olay tarihinde reşit olmayan ve ablasıyla birlikte doğuma gittiğini söyleyen kardeşi G.Ç. ile Dikbaş'ın kendisine hamile olduğunu söylediğine inanmadığını belirten dönemin erkek arkadaşı O.A.'nın ifadeleri ise vahşetin tüm detaylarını ortaya çıkardı.
Adliye çıkışında kameralara isyan: "Ben öldürmedim"
Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yürütülen başarılı operasyonun ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden anne Berin Dikbaş tutuklanarak cezaevine gönderilirken, olay tarihinde reşit olmadığı belirlenen kız kardeşi G.Ç. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kelepçeli şekilde adliye çıkışına getirilen ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Berin Dikbaş, hakkındaki iddiaları reddederek, "Ben öldürmedim. Yalan yanlış haberler yapmışlar" dedi. 16 yıl boyunca karanlıkta kalan dosya, gelişen teknoloji ve kurumlar arası veri paylaşımı sayesinde çözüme kavuşurken, adli sürecin titizlikle sürdüğü bildirildi.
Adalet Bakanı Gürlek'ten teşekkür mesajı
Faili meçhul kalan bu acı olayın aydınlatılmasının ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden önemli açıklamalarda bulundu. Bu dosyanın öncelik verilen soruşturmalar arasında yer aldığını belirten Bakan Gürlek, topuk kanı verileri üzerinden gerçekleştirilen incelemelerin olayın aydınlatılmasında dönüm noktası olduğunu ifade etti. Hukuk devletinin en temel görevinin maddi gerçeği ortaya çıkarmak ve suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesini sağlamak olduğunu vurgulayan Gürlek, soruşturmayı başarıyla yürüten Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı ile Manisa İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teşekkürlerini iletti.