Son Mühür/ Beste Temel - Respiratuvar Sinsityal Virüsün (RSV) bebeklerde alt solunum yollarını tutarak bronşiolit ve zatürreye neden olabildiğini belirten Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, özellikle yaşamın ilk altı ayında enfeksiyonun ağır seyrettiğini ifade etti. Bu dönemde solunum sıkıntısı, apne atakları ve hastaneye yatış gereksiniminin sık görüldüğünü kaydeden Işık, prematüre bebekler ile kalp ve akciğer hastalığı bulunanların en yüksek risk grubunda yer aldığını aktardı.
Anne aşılanıyor, bebek korunuyor
Gebelikte yapılan RSV aşısının yalnızca anne adayını değil, doğacak bebeği de hedeflediğini vurgulayan Işık, aşının etki mekanizmasını şöyle açıkladı: “Aşılanan annede oluşan RSV’ye özgü IgG antikorları plasenta yoluyla bebeğe geçiyor. Böylece bebek, doğduğu anda pasif bağışıklık kazanmış oluyor. Bu yaklaşım, tetanoz ve grip aşılarında uzun yıllardır kullanılan etkili bir bağışıklama stratejisi.”
Uzm. Dr. Işık, bu pasif bağışıklığın doğumdan sonra yaklaşık 4–6 ay devam ettiğini, bu sürenin RSV enfeksiyonlarının en sık ve en ağır seyrettiği dönem olması nedeniyle hayati önem taşıdığını dile getirdi.
En savunmasız grup prematüre bebekler
RSV aşısının gebeliğin 32–36’ncı haftaları arasında uygulanmasının önerildiğini belirten Işık, bu dönemde yapılan aşılamanın yenidoğanlarda RSV’ye bağlı alt solunum yolu enfeksiyonlarını, hastane ve yoğun bakım yatışlarını anlamlı biçimde azalttığını kaydetti.
Mevcut bilimsel verilerin anne ve bebek açısından ciddi bir güvenlik sorunu ortaya koymadığını aktaran Işık, prematüre bebeklerin RSV karşısında en savunmasız gruplar arasında yer aldığını vurguladı. Gebelikte yapılan aşının, erken doğan bebeklerde dahi belirli düzeyde koruyucu antikor sağladığını ve ağır enfeksiyon riskini düşürdüğünü ifade etti.
Daha önce geçirmek kalıcı bağışıklık sağlamıyor
RSV enfeksiyonunu daha önce geçirmenin güçlü ve kalıcı bir bağışıklık oluşturmadığını belirten Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, bu nedenle geçmişte RSV geçirmiş anne adaylarında da aşının önerildiğini söyledi.
“Bebeği korumada en etkili yöntem”
Anne adaylarının en sık yönelttiği soruların aşı güvenliği ve doğumdan sonra yapılmasının yeterli olup olmadığı yönünde olduğunu aktaran Işık, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Mevcut veriler, gebelikte yapılan RSV aşısının bebeği korumada en etkili yöntem olduğunu ortaya koyuyor. RSV aşısı, grip ve Covid-19 aşılarıyla aynı dönemde, farklı enjeksiyon bölgelerinden uygulanabiliyor. Türkiye’de RSV aşısının rutin gebelik aşı takvimine girişiyle ilgili süreç devam ediyor. Anne adaylarının, kendi risk durumlarına göre kadın doğum ve göğüs hastalıkları uzmanlarına danışarak güncel önerileri takip etmeleri büyük önem taşıyor.”
Bilimsel temeli güçlü bir uygulama
Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, gebelikte RSV aşısının yenidoğanları hayatlarının en savunmasız döneminde ciddi solunum yolu enfeksiyonlarından korumayı amaçlayan, bilimsel altyapısı güçlü ve umut verici bir uygulama olarak öne çıktığını ifade etti.