Son Mühür/ Osman Günden- Son Mühür TV’de yayınlanan ve moderatörlüğünü Tunç Erciyas’ın üstlendiği Sıcak Bakış programının konuğu yazar ve enerji danışmanı Nurhayat İçken’di. Geçtiğimiz aylarda ‘Kalbimin Sarkaçları’ adlı kitabını yayımlayan İçken, yazarlık serüveninin yanı sıra kitabın içerisinde geçen enerji kodlama, temizleme, kolektif enerji gibi konulara değinip kolektif sevgi ve şefkatin önemini vurguladı.
“Konuşurken büyü yapıyoruz”
Günlük hayatımızda dillendirdiğimiz kelimelerin hayatımızı etkilediğini hatırlatan İçken, “Söylediğimiz her söz frekanstır, her harfin frekans değeri vardır. Biz konuşurken büyü yapıyoruz. Düşüncelerimizi ve gerçekliğimizi biz yaratıyoruz. Hayatta yaptığımız her şeyin sorumlusu biziz, seçimler bize ait. Kalbimizin derinliklerindeki sese kulak verdiğimizde doğru yolculuğu bize gösteriyor. Zihnimiz ise yönlendiriyor. Zihnimiz daha çok konfor alanında bulunmayı seçiyor. İç sesimiz kalbimizin sesi.” şeklinde konuştu.
“Her bir travma söylenmiş bir söz, bir inanç kalıbı”
Genç yaşta söylenen sözlerin daha çok etki ettiğini vurgulayan İçken, “Çocuklar, anne karnından 6-7 yaşına kadar, travmatik olaylara daha yatkın oluyor. ‘Oğlum/kızım koşma düşersin.’ dediğimizde çocuk ‘ben düşmeliyim.’ diye düşünüyor. Hayır'a çekilmek gibi, bir şeye ‘hayır yapma’ dediğimiz zaman, ‘acaba orada ne var, niye bana hayır dedi?’ diye düşünür. Aslında ‘dikkatli ol’, ‘çok hızlı koşma istersen’ diyebiliriz çünkü kodlamamalıyız. Örneğin, çocuklara ‘sen bunu anlamıyorsun’ diye kızıldığında, çocuk bunu anlamadığını kodluyor ve yıllar sonra hayatına kendini anlatacağı insanları çekiyor. Yanımızdaki insanlar bizim birer aynamız. Her bir travma söylenmiş bir söz, bir inanç kalıbı, kaynağını bulup o ânı şifalandırdığımızda, onlardan özgürleşebiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Kalbimin Sarkaçları”
Danışmanlık yaptığı sırada yaptığı gözlemleri not alarak yazmaya başlayan İçken, yazarlık yolculuğunu şu sözlerle anlattı: “Sarkaç çok kadim bir araç, yüzyıllardır var olan, her alanda çalışan bir enerji sistemi. Kolektif şuur alanıyla bize kaynak bilgiyi verir. Bu kitapta ben birazcık ruhlarla sohbet ediyorum, yolculuklarına eşlik ediyorum. Bir şey bilmene gerek yok, sadece yolu izle, kendine izin ver ve teslimiyete geç. Bu kitabı ‘Enerjini mi temizleyeceksin? Sana küçük bir bilgi vereyim, bunu kolaylıkla yapabilirsin.’ diyerek yazdım.”
“Ruh eşimiz, evlendiğimiz kişi olmak zorunda değil”
Son zamanlarda sosyal medyada sıkça tartışılan ruh eşleri konusunda Tunç Erciyas’ın sorularını yanıtlayan Nurhayat İçken, “Ruh eşleri bu hayatta zorlandığımız anlarda bizi destekleyecek, ruhsal yolculuğu yapacağımız kişiler. Bunlar karşı cinsten de olabiliyor, bir arkadaşımız da olabiliyor, aile ferdi de olabiliyor. Ruh eşimiz evlendiğimiz kişi olmak zorunda değil. Öğreti dediğimiz şeyi destekleyecek kişiler. Tekamülündeki zorlu sınavları desteklemek amacıyla o acıyı yaşatacak o deneyimi yaşatacak kişi de olabilir. Kişiyi büyütmek için gelir ve hayat boyunca hep bir desteği vardır.” dedi.
“Birbirimize sevgiyle şefkatle yaklaştığımız zaman dünya daha güzel bir yer olacak”
Programın son dakikalarında toplumsal enerjiyi korumak için şefkat ve sevgiyi vurgulayan İçken, “Maddi kaygılarımızı bir tarafa bırakıp insani erdemlerimizle yaşamayı öğrendiğimizde bir şeyler değişir. Hepimizin sonsuz sınırsız bir ruhu var. Birbirimize sevgiyle şefkatle yaklaştığımız zaman dünya daha güzel bir yer olacak.” diyerek sözlerini sonlandırdı.