İZMİR HABERLERİ

Türkiye su stresi sınırında! İzmir, iklim krizine karşı bilimsel kalkan oluşturuyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ve İYTE, Avrupa Birliği’nden sağlanan 1 milyon Euro’luk hibe ile İzmir’in yer altı su kaynaklarını dijital sensörler aracılığıyla anlık olarak takip edecek stratejik bir projeyi başlattı. Bergama’dan Selçuk’a kadar uzanan kıyı şeridinde deniz suyu karışması (tuzlanma) riskine karşı erken uyarı sistemi kuracak olan bu girişim, Türkiye’nin giderek artan su stresine karşı bilimsel bir kalkan oluşturacak.

Abone Ol

Son Mühür/Osman Günden- İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), küresel iklim krizinin tetiklediği kuraklık tehdidine karşı tarihi bir adım atarak kentin su kaynaklarını dijital gözetim altına alıyor. Avrupa Birliği’nin 1 milyon Euro tutarındaki hibe desteğiyle hayata geçirilen "Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltı Suyu Sürdürülebilirliği" projesi, İzmir’in su rezervlerini modern teknolojiyle korumayı hedefliyor. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen başlangıç toplantısıyla kamuoyuna duyurulan proje, özellikle kıyı şeridindeki tatlı su kaynaklarını tehdit eden deniz suyu girişimine karşı bir erken uyarı kalkanı oluşturacak.

Türkiye su stresi sınırında: Kişi başına düşen miktar hızla azalıyor

Projenin tanıtım panelinde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, suyun artık stratejik bir güvenlik meselesi haline geldiğini vurguladı. Türkiye’nin yıllık 112 milyar metreküplük su potansiyeline sahip olmasına rağmen, artan nüfus ve iklim krizi nedeniyle kişi başına düşen su miktarının dramatik şekilde gerilediğini belirten Yıldır, 2000’li yılların başında 1.600 metreküp olan bu değerin 2024 itibarıyla 1.300 metreküpe düştüğünü ifade etti. Mevcut verilerin Türkiye’yi "su stresi yaşayan ülkeler" kategorisine yaklaştırdığını hatırlatan Yıldır, su yönetiminde teknik mühendisliğin ötesine geçerek bilimsel öngörü ve toplumsal dönüşümü kapsayan bir yönetim modelinin kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.

Bilimin Işığında ekolojik dönüşüm: Dijital ve yeşil bir gelecek

İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran ise konuşmasında, su krizinin ancak nitelikli akıl ve bilimsel yöntemlerle yönetilebileceğinin altını çizdi. Dünyadaki tatlı suyun yüzde 30’unun yeraltında saklı olduğunu hatırlatan Baran, projenin dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümü bir araya getiren hibrit bir yapıya sahip olduğunu belirtti. İzmir’in iklim değişikliğinden en çok etkilenen Akdeniz havzasında yer aldığını vurgulayan Rektör Baran, bazen altı aylık yağışın altı saatte düşmesi gibi ekstrem hava olaylarının yönetilmesinde bu projenin hayati bir veri merkezi olacağını söyledi. Su yönetiminin artık ulusal bir politika seviyesinde ele alınması gerektiğini ifade eden Baran, suyun büyük kısmının sanayi ve tarımda tüketildiğine dikkat çekerek bu alanlarda yapılacak her türlü hatanın ekolojik dengeyi bozacağını hatırlattı.

Meteorolojik veriler alarm veriyor: 2025 son 61 yılın en kurak yılı

Panelde söz alan Meteoroloji Mühendisi Furkan Keskin, iklim krizinin somut verilerini katılımcılarla paylaştı. Küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme göre 1,5 dereceye ulaştığını belirten Keskin, 2025 yılının son 25 yılın en sıcak beşinci yılı, kış yağışlarının ise son 61 yılın en düşük seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı. Türkiye genelinde yağışların yüzde 27,6 oranında azalmasının tarımdan enerjiye kadar her alanda baskı oluşturduğunu söyleyen Keskin, yerelde yürütülen bu tür dijital izleme projelerinin büyük dönüşümün ve iklim kanununun uygulanmasındaki en önemli halkalar olduğunu ifade etti.

Kıyı ilçelerinde tuzlanma riskine karşı sensörlü takip

İzmir’in içme suyunu sağlayan 1600 kuyunun 318’inin kıyı şeridinde yer alması, deniz suyunun yeraltı akiferlerine sızma riskini (tuzlanma) her geçen gün artırıyor. İZSU Genel Müdürlüğü, bu riski minimize etmek adına Bergama’dan Selçuk’a kadar uzanan tüm kıyı şeridini çevrim içi sensörlerle donatacak. Dijital sistemler sayesinde tuzlanma riski anlık olarak takip edilerek su kaynakları daha kirlenmeden müdahale imkanı sağlanacak. İZSU ayrıca, kuraklıkla mücadele kapsamında Güzelhisar Barajı hattının onarılması ve Gördes Barajı’ndan yüzer pompalarla su alınması gibi teknik önlemlerle kentin su kesintisi yaşamamasının önüne geçmek için çalışmalarına devam ediyor.

1 Milyon Euro’luk AB desteği ve stratejik hedefler

Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı (AB-TR CCGP) kapsamında desteklenen bu 1 milyon Euro bütçeli proje, kentin su haritasını dijitalleştirecek. Proje kapsamında sadece izleme değil, tuzdan arındırma pilot uygulamaları ve iklim uyum politikalarının güçlendirilmesi gibi stratejik adımlar da atılacak. Akademisyenlerin, belediye temsilcilerinin ve sivil toplumun ortak iradesiyle yürütülen bu çalışma, İzmir’in dirençli kent olma vizyonunu güçlendirirken, Türkiye’nin diğer kıyı şehirleri için de teknolojik bir model oluşturacak.