Son Mühür/ Gökmen Küçüktaşdemir- Programda saç stilinin psikolojiyle ilişkisi, doğru saç modelinin kişinin özgüvenine etkisi ve kuaför–danışan ilişkisinin psikolojik boyutları ele alındı.
“Saç sadece stil değil, psikolojidir”
Programın açılışında mesleki yolculuğunu anlatan Ömer Kulaksız, 15 yıldır saç stilistliği yaptığını ve mesleğini severek sürdürdüğünü belirtti. Saçın yalnızca estetik bir unsur olmadığını ifade eden Kulaksız, saç stilinin kişinin psikolojisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Kulaksız, bir kişinin saç modelinin ve renginin onun ruh halini, yaşam tarzını ve karakterini yansıttığını belirterek, doğru analiz yapılmadan saç tasarımına başlanmaması gerektiğini söyledi.
“Saç tasarımı analizle başlar”
Saç tasarımında en önemli aşamanın analiz olduğunu belirten Kulaksız, danışanla ilk görüşmede yüz hatları, ten rengi ve yaşam tarzının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Yüz hatlarına göre, göz rengine göre, ten alt tonuna göre saç rengini ve kesim modelini belirlemek gerekir. Bütün analiz burada başlıyor.”
Kulaksız, sosyal medyada beğenilen her modelin herkese uygun olmadığını belirterek, kuaförlerin danışanlarına doğru yönlendirme yapması gerektiğini vurguladı.
“Saç özgüveni doğrudan etkiliyor”
Programda saçın psikolojik etkileri de ele alındı. Kulaksız, kişinin kendine uygun saç modelini bulmasının özgüven üzerinde önemli bir etkisi olduğunu söyledi:
“Kişinin kendisi için uygun olan doğru saçı bulması, günlük yaşamında kendini iyi hissetmesine ve insanlara karşı yaklaşımının değişmesine kadar etki ediyor.”
Psikolog Sedef Yıldırım Saruhan da bu noktada kuaförlerin kadın psikolojisi üzerinde önemli bir rol oynadığını belirtti.
“Kuaför koltuğu bir terapi alanı gibi”
Programın ilerleyen bölümünde kuaför–danışan ilişkisinin psikolojik boyutu ele alındı. Kulaksız, kuaförlerin sadece saç yapan kişiler olmadığını, aynı zamanda insanların kendilerini ifade ettikleri alanlardan biri olduğunu belirtti.
“Kuaförde uzun vakit geçirildiğinde sohbet etmek, kendini anlatmak iyi geliyor. Kuaför koltuğu bir nevi terapi koltuğu gibi işlev görebiliyor.”
Bu sürecin insanların rahatlamasına ve kendilerini daha iyi hissetmesine yardımcı olduğunu ifade etti.
“Saç, yaşam tarzının bir yansımasıdır”
Programda saç değişiminin yaşam tarzı değişiklikleriyle paralel ilerlediği de konuşuldu. Kulaksız, insanların hayatlarında değişim yaşadıklarında saçlarını da değiştirme eğiliminde olduklarını söyledi.
“Yaşam tarzı değiştiğinde saç da değişiyor. Daha sakin bir yaşam tarzına geçen bir kişinin saç rengi ve modeli de buna göre dönüşebiliyor.”
Kulaksız, saçın kişinin kimliğini yansıtan önemli unsurlardan biri olduğunu belirtti.
“Mesleğini sevmek başarıyı getirir”
Programın sonunda meslek seçimi ve iş disiplini konusuna değinen Kulaksız, mesleğini severek yapan insanların daha başarılı olduğunu ifade etti.
“Yaptığın işi sevmek çok önemli. Keyif almadığın bir işi sürekli yapmak bir süre sonra eziyete dönüşür. Ama sevdiğin işi yaptıkça gelişirsin.”
Kulaksız, işini severek yapan insanların mutluluğunu çevresine de yansıttığını belirterek, “Ne yaparsan yap aşkla yap” mesajını verdi.
Program, saç stilinin yalnızca estetik değil, psikolojik ve sosyal yönleri de olan bir alan olduğu vurgusuyla sona erdi.