Son Mühür / Yağmur Daştan - İklim değişikliği ve insan kaynaklı faktörlerin etkisiyle orman yangınları, günümüzde küresel ölçekte en büyük çevresel tehditlerden biri haline geldi. Türkiye genelinde çıkan 3 bin 224 orman yangını içinde en fazla olay 321 yangınla İzmir’de yaşandı. İzmir’de 2003 ve 2025 yılları arasında 36 bin 604 hektarlık orman alanının yangınlardan etkilendiği belirtilirken TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, temmuz ayının hem denizciler hem de orman ekosistemi için yılın en kritik ve tehlikeli dönemi olduğuna dikkati çekerek hayati uyarılarda bulundu.
“Doğru düzgün önlem alamıyoruz”
Bölgedeki aşırı rüzgarların deniz güvenliğini tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Yaşar, yerleşim alanlarının orman sınırlarıyla iç içe geçmesi ve kontrolsüz insan girişi nedeniyle artan yangın riski karşısında acil önlem çağrısı yaptı. “Temmuz ayları yılın en rüzgarlı aylarıdır. Biz oşinograflar, temmuz ayında çok çok zorunlu olmadıkça deniz çalışmasına çıkmayız. Sürekli fırtınalıdır” sözleriyle açıklamalarda bulunan Yaşar, “Ege Denizi’nde en tehlikeli ay Temmuz'dur. Hep eser ama bu esinti olmazsa da İzmir'de yaşanmaz. Bu dönemlerde orman yangınları git gide artıyor. Geçen yıl ciddi bir alanı orman yangınları nedeniyle kaybettik. Bu da bizim suçumuz. Doğru düzgün önlemler alamıyoruz. Açıkçası korkuyorum, çünkü yangın hiçbir şeye benzemiyor” dedi.
“Yakında domuzlar diploma alacak!”
Yangınlar karşısında alınması gereken önlemlere de dikkati çeken Yaşar, “Yerleşim yeri ve orman arasında su boruları, yangın söndürme vanaları olmalı. Ve ormanlık alanların yakınında yerleşim alanları kurulmamalı. Geçen gün ayı saldırısında biri öldü, domuzlar Ege Üniversitesi’nin kampüsüne kadar giriyor. Yakında diploma alacaklar. Biz hayvanların alanına girince onlar da doğal olarak bizim alanımıza giriyor. Ormanlık alana site yapılıyorsa mutlaka vanalar döşenmeli. Böyle giderse çok ciddi sıkıntılar yaşanacak. Evler yavaş yavaş orman alanı sınırına giriyor. Bu alanlara inşaat ruhsatı veriyorsanız önlemlerinizi de almalısınız. Oraya itfaiye anında gelemeyebilir. Mutlaka cazibeyle su tankları yapılmalı. Ormanlara da özellikle bu ay insan girişi yasaklanmalı. Bütün yıl yasaklanmalı. Bizim ülkemizde mangalını alan ormana gidiyor. İnsanoğlunun ormanda işi olmamalı. Ormana girişler yasal izne tabii olmalı. Başka ülkelerde ormanın yanından geçmek dahi yasak” ifadelerini kullandı.
Anız yakma tepkisi: Ceza yetmez, tarlayı ellerinden alacaksın!
“2019’da orman şu’rası yapıldı. Bizde her şey planlanıyor ama uygulama yok” sözleriyle devam eden Prof. Dr. Yaşar, “Anız yakma da büyük sıkıntı. Cezası dönüm başına 698,62 TL lira. Onu yakınca ormanı yakıyorsun. Bir anda 20 ila 30 bin dönümün yanışına neden oluyorsun. Orman yangınlarının birçok nedeni anız yangınları. Özellikle anız yakana dönüm başı ceza kesmeyeceksin, doğrudan tarlayı elinden alacaksın. Temmuz ayında bütün deniz kenarlarında çok dikkatli olunmalı. Çok daha büyük fırtınalar olabilir. Denizde yüzerken dikkatli olacak, karada da yangınlar için önlemler alacağız” diye konuştu.