Son Mühür/Merve Turan- Son Mühür TV’de yayımlanan Kemal Kamburoğlu ile Hayatın Nabzı programına konuk olan Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, küresel ekonomik dönüşüm, Avrupa Birliği ile ilişkiler ve Türkiye’nin üretim zincirlerindeki konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Küresel ticaretin yeniden şekillendiğini vurgulayan Küçüközmen, Türkiye’nin bu süreçte stratejik kararlar almak zorunda olduğunu söyledi.
Küreselleşme bitmedi, yeni kurallar yazılıyor
Küçüközmen, dünya ekonomisinin yeni bir evreye girdiğini belirterek, “Küreselleşme sona ermedi; kurallar yeniden yazılıyor” dedi.
Batı ülkelerinde artan korumacılık eğiliminin ideolojik değil stratejik olduğunu vurgulayan Küçüközmen, üretimin Asya’dan daha yakın coğrafyalara çekilmeye çalışıldığını ifade etti.
“Tedarik zinciri güvenliği artık ekonomik değil jeoekonomik bir meseledir” diye konuştu.
ABD’de serbest piyasa miti
ABD’nin tamamen serbest piyasa ekonomisi olmadığını söyleyen Küçüközmen, kriz dönemlerinde devlet müdahalesinin belirleyici olduğunu hatırlattı.
“Serbest piyasa dediğimiz sistem kriz anında devleti çağırır” diyen Küçüközmen, 2008 krizinde bankaların devlet müdahalesiyle kurtarıldığını anımsattı.
Gümrük Birliği dar bir çerçevede kaldı
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği’nin artık mevcut ticaret gerçekliğini karşılamadığını belirten Küçüközmen, anlaşmanın kapsamındaki eksikliklere dikkat çekti.
“1995 modelinde mallar serbest ama hizmetler yok, tarım yok, e-ticaret yok, kamu alımları yok. Kurallarını sizin yazmadığınız bir sistemin içindesiniz,” dedi.
Güncelleme Türkiye için stratejik avantaj sağlayabilir
Gümrük Birliği’nin güncellenmemesi halinde Türkiye’nin rekabet gücünün zayıflayabileceğini söyleyen Küçüközmen, “Güncellenirse Türkiye kazanır; güncellenmezse dezavantaj üretir” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa’nın üretimi yakın coğrafyalara çekme stratejisinde Türkiye’nin önemli bir üretim merkezi olabileceğini belirtti.
Gümrük Birliği artık ticaret değil güvenlik meselesi
Küçüközmen, anlaşmanın yalnızca ticaret düzenlemesi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün Gümrük Birliği jeoekonomik güvenlik çerçevesine dönüşmüş durumda” dedi.
Türkiye yeni tedarik zincirlerinde öne çıkabilir
Küresel üretim zincirlerinin yeniden şekillendiğini belirten Küçüközmen, Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı ve sanayi altyapısı sayesinde kritik rol üstlenebileceğini söyledi.
“Türkiye bağlantı ülkesi avantajını doğru kullanırsa üretim ve ticarette güçlü konuma gelebilir” ifadelerini kullandı.
İç düzen dış güvenilirliği belirler
Uluslararası kredibilitenin iç kurumsal yapı ile doğrudan ilişkili olduğunu belirten Küçüközmen, “Hukuk sistemi ve öngörülebilir ekonomi politikası dış dünyadaki güvenilirliğinizi belirler” dedi.
Sanayi, iş dünyası ve kamu kurumlarının ortak strateji geliştirmesi gerektiğini vurgulayarak, “Artık birlikte çözüm üretmemiz gerekiyor” diye konuştu.
“Bu dönem doğru okunursa fırsata dönüşür”
Küçüközmen, Türkiye’nin üretim kapasitesini güçlendirmesi ve çok yönlü diplomasi yürütmesi gerektiğini belirterek,
“Bu dönem doğru okunursa fırsat, yanlış okunursa risk üretir” dedi.