Parkinson denince akla ilk ellerin titremesi ve hareket zorluğu gelir. Oysa hastalık, yıllar önce koku kaybı, uykuda bağırıp tekme atma ve kronik kabızlık gibi belirtilerle başlayabilir. Medicana International İzmir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, "Örneğin yıllardır kokuları eskisi kadar iyi alamayan, uykusunda rüyalarını adeta yaşayan, bağıran, tekme atan veya uzun süredir kabızlık yaşayan birini düşünün. Bunlar ilk bakışta birbirinden tamamen bağımsız şikâyetler gibi görünebilir. Oysa bazı kişilerde bu belirtiler, Parkinson hastalığının motor bulgularından yıllar önce ortaya çıkabiliyor" açıklamasını yaptı.
Sessiz sinyaller yıllar öncesinden geliyor
Parkinson'un koku, uyku ve sindirim sistemini de etkilediğini belirten Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, Uysal, "Örneğin kokuları eskisi kadar iyi alamayan, uykusunda rüyalarını adeta yaşayan, bağıran, tekme atan veya uzun süredir kabızlık yaşayan birini düşünün. Bunlar ilk bakışta birbirinden bağımsız görünebilir. Oysa bu belirtiler, Parkinson'un motor bulgularından yıllar önce ortaya çıkabiliyor" ifadelerini kullandı. REM uykusu bozukluğuna değinen Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, "Normalde rüya görürken kaslarımız geçici olarak hareketsiz kalır. Ancak bu mekanizma bozulduğunda kişi rüyasında yumruk atabilir veya yataktan düşebilir" diyerek bu durumun alfa-sinüklein hastalıkları için önemli bir risk göstergesi olduğunu belirtti.

Tedavide ilaçtan beyin piline yeni seçenekler
İlerleyen safhalarda modern tıbbın önemli alternatifler sunduğunu söyleyen Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, "İşte bu noktada karşımıza çok daha fazla seçenek çıkıyor. Farklı etki mekanizmalarına sahip ilaçlar, sürekli ilaç veren infüzyon sistemleri ve uygun hastalarda uygulanan derin beyin stimülasyonu, yani beyin pili tedavisi, günlük yaşamı belirgin şekilde değiştirebiliyor" diye konuştu. Uysal, derin beyin pili tedavisinin hastalığı tamamen bitirmese de belirtileri hafiflettiğini kaydetti.
Dans, egzersiz ve bağımsız yaşamın gücü
Hareketli olmanın önemine ve dansın beyne faydalarına değinen Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, "Yeni bir dans öğrenirken, bir müzik aleti çalarken veya ritme uygun adımlar atarken beyin farklı ağlar arasında koordinasyon kurabilir. Tekrar edilen hareketler zamanla daha düzenli ve verimli hale gelebilir" açıklamasını yaptı. Hasta yakınlarına da çağrıda bulunan Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, "Bir hastanın düğmesini iliklemesi beş dakika sürüyorsa ve bunu güvenli yapabiliyorsa, o beş dakikayı ona tanımalısınız. Mesele gömlek iliklemek değil; kişinin hayatı üzerindeki kontrolünü sürdürebilmesini sağlayabilmektir" dedi.





