Son Mühür / Atakan Başpehlivan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, kentin geleceğine dair önemli bilgileri paylaşmak üzere Swissotel Büyük Efes İzmir'de basın mensuplarıyla buluştu. Başkan Özgener, gerçekleştirdiği sunumda İzmir'in başta ticaret, ihracat ve turizm potansiyeline vurgu yaptı.
Mahmut Özgener: İzmir yalnızca Türkiye'nin üçüncü büyük şehri değil

Konuşmasına İzmir'in, Türkiye'ye örnek olacak modelleri ortaya koyması gerektiğini söyleyerek başlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "İzmir yalnızca Türkiye'nin üçüncü büyük şehri değil, 8500 yıllık tarihsel gelişimi bugüne taşıyan yüzyıllardır dünyaya açık bir kenttir. Bu açıklık kentimizin karakteridir. Bu kent farklı yaşam biçimlerini yan yana taşıdı. İzmirliler değişimem mesafeli duran bir noktada hiçbir zaman olmadı.
İzmir, Türkiye ekonomisinin 5.7'sini üreterek, 3. sırada yer almaktadır. 2026'ta da bu konumunu koruyor. İzmir'in öne çıkan başka özelliği ise geleneksel olarak ihracatçtı bir yapıya sahip olmasıdır. İzmir'in tarihindeki dönüm noktalarına bakıldığında yalnızıca ticaret gözükmez, öncülük de görülür. İzmir İktisat Kongresi'nden, fuarcılığa kadar bu kent her daim söz sahibi olmuştur. Bugün bizlere düşen bu etkiyi sürdürmek olmalıdır. İzmir'in Türkiye'ye örnek olacak modelleri ortaya koyması gerekmektedir.
Gerektiğinde öncülük eden ve elini taşın altına koyan bir kurum olmak istiyoruz. Ortak akıl ile doğru bulacağız. Bizim için gelecek yalnızca raporlanacak bir kavram değil, gelecek bugünden hazırlanması gereken somut bir çalışma alanıdır. Hepsi aynı hedefin parçalarıdır. Biz kalkınmayı daha fazla üretme olarak görmüyoruz; kalkınmayı dünya ile daha fazla etkileşim olarak görüyoruz" dedi.
"Üyelerimizin yapay zekanın imkanlarından faydalanmalarını sağlayacağız"
Ayrıca, oda bünyesinde gerçekleştirecekleri projelerden de bahseden ve oda üyeleri ve kamu arasındaki süreçleri hızlandırmayı amaçladıklarını söyleyen Mahmut Özgener, "Üyelerimizin kamu işlemlerini hızlandırmayı amaçlıyoruz, İkiz Dönüşüm Merkezi ile KOBİ'lerimizin enerji verimliliği ve iklim dostu teknolojilere uyum sağlama konusunda onlara desteği sağlayacaktır. Bugüne kadar İzmir Ticaret Odası olarak fuarlara çok önemli sağladık, bunların toplam tutarı 520 milyon TL'dir. Fuar desteklerine ilave olarak benzer şekilde yeşil dönüşüme de destek olarak bütçemizden kaynak ayıracağız.
İZTO: Future Lab projemiz ile üyelerimizin yapay zekanın imkanlarından faydalanmalarını sağlayacağız. İZTO önümüzdeki dönemde üyelerimiz için bir vefa projesi gerçekleştirmek istiyoruz. Yeni bir eğitim kurumunu daha kentimize kazandırmak istiyoruz bunun için İZTO Vakfı Koleji'ni oluşturacağız. Dünya Odalar Kongresi'ne ev sahipliği yapmak istiyoruz bu kapsamdan 2031 yılında adaylık başvurusunda bulunacağız. Bunun için gerekli lobi faaliyetlerini yürüteceğiz" diye konuştu.
"İzmir'in dünyaya açılan kapıları yalnızca yük taşımıyor"

Öte yandan, konuşmasının büyük bir bölümünde kent için ortaya koydukları çözüm önerilerinden bahsederek devam eden ve İzmir'in kronikleşmiş sorunları üzerine değerlendiren İzmir Ticaret Odası Başkanı Özgener, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: "İzmir'in geleceği yalnızca odamız çerçevesinde gerçekleşecek projelerden ibaret değil. Kentin geleceğini belirleyecek alanlarda güçlü bir işbirliğine ihtiyaç var. Metropolün üretim alanlarını, çevresini ve ulaşımını birbirinden ayırmak mümkün değil. Farklı kurumların oluşturalacağı bir yön ortaya koymak zorundayız. Önümüzdeki dönemin rekabeti yalnızca ne kadar üretim yaptığımız üzerinden olmayacak, yapay zeka üretimin kurallarını değiştiriyor. Önümüzdeki hedef daha az kaynak tüketen ve dünyadaki dönüşümü yakalayan bir sanayi ekosistemi oluşturmaktır. Kuzey-Güney İzmir Alt Bölge Merkezleri Çalışma'nı yapmak zorundayız. Dikili-Kınık-Bayındır'daki OSB projelerimizlerle verimliliği ve üretimi daha çok yukarı çekmek istiyoruz.
İzmir'i artık kent merkezi alışkanlığını terk etmemiz gerekiyor. Bu bağlamda da kuzeyde Aliağa'nın, güneyde Torbalı'nın olacağı şekilde tanımlanması daha doğru olacaktır. Bunu yapabildiğimiz takdirde İzmir'in rekabet gücü artacaktır. Kemeraltı, ilimizin önemli bir ticaret noktasıdır. Zaman ilerledikçe kent büyüdü ve Kemeraltı'ndaki esnafımız işini büyütmek için yeni alanlara taşındı. Kent İçi Ekonomik Bölgeler Master Plan Çalışması'nı gerçekleştirmek zorundayız. Artık kent dışına taşınma söylemlerini kenara bırakmamız gerekiyor. İZTO olarak kent içindeki üretim faaliyetlerini yeni nesil ekonomik bölge yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu bölgeleri kentin dışına taşımanın doğru olmadığı kanaatindeyiz. Mevcut yapılar depreme dayanıklı olmayabilir alternatif yöntemlerle yerinde dönüşümler gerçekleşebilir. Londra ve Berlin iyi uygulama örnekleri olarak bizlerin önüne çıkmaktadır. Bu nedenle ikinci stratejik alanımız liman ve lojistik altyapı alanımızdır. İzmir'in sorunu elindeki çok güçlü liman sistemini tek bir entegre ağ olarak çalıştırabilmesidir. Aliağa limanı, Türkiye için stratejik bir alandır. İzmir Ticaret Odası olarak, Batı Anadolu'nun dünyaya açılış kapısı olan limanların altyapı yatırımlarının bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz.
Bugün bizim Çandarlı için yeni bir hikaye yazmamız gerekiyor, bunun için çok güçlü argümanlara sahibiz. Ülkemizde rüzgardan en fazla enerji üretiminin yapıldığı kent İzmir'dir. Bugüne kadar hep karasal santralleri kurduk, gelecek yıllarda ise deniz üstü rüzgar santralleri görmeye başlayacağız. Bunun için limanı olan bir Organize Sanayi Bölgesi'ne ihtiyacımız var. Kemalpaşa stratejik bir noktada bulunuyor. Kemalpaşa Lojistik Merkezi için harekete geçilmesi gerekiyor. Biz geçen dönem önemli bir adım attık. Bu dönemde de onaylı imar planımız çerçevesinde hızlı bir şekilde kalan yatırımları yapmak ve en kısa süre içerisinde lojistik merkezimizi açmak istiyoruz. Lojistik merkezin çalışmasıyla birlikte kent merkezindeki ağır taşıt trafiği büyük ölçüde ortadan kalkmış olacak. Üretim alanı ile liman arasındaki bağlantıyı güçlü tutmamız gerekiyor. İzmir'in dünyaya açılan kapıları yalnızca yük taşımıyor, insan ve fikir de taşıyor. İzmir büyük bir turizm potansiyeline sahip ancak bundan yeterince yararlanabiliyor mu bunu söylemek mümkün değil. İzmir geleneksel turizm türlerine kıyasla büyük bir potansiyele sahiptir. Turizm sezonunu 12 aya yaymak için Çeşme Turizm Projesi'ni gerçekleştirmek gerekmektedir. İnciraltı planlama sorunlarının da çözülmesiyle birlikte ülkemizin en önemli sağlık destinasyonlarından biri olacaktır"
"Bu kentin geleceği için hepimize düşen sorumluluklar var"
Son olarak, İzmir'in kronikleşmiş problemlerinden ulaşım ve körfez temizliği konusuna da değinen İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, kentin geleceği için herkese önemli sorumluluklar düştüğünü aktararak, "Körfez meselesinin tek bir yatırım üzerinden çözülmesini mümkün görmüyoruz. Bu konu merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin ortak sorumluluğundadır. İzmir'in uzun vadeli ve kesintisiz bir program gerçekleştirmesinin doğru olacağını düşünüyoruz. İzmir'in bilimsel ölçütlerle belirlenecek modern atık tesislerine ihtiyacının olduğunu düşünüyoruz.
Bunlar çevre dostu bir sistemin parçası olmalıdır. Ulaşım sorununun çözülmesi kentin yaşam kalitesini arttırmak demektir. Su güvenliğinin İzmir'in ana gündemlerinden biri olması gerektiğini düşünüyoruz. Denizden su artıma konusunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Körfezi ile çevresi ile daha temiz ve erişebilir bir İzmir bizim için daha yaşanabilir bir kent demektir. Bu kentin geleceği için hepimize düşen sorumluluklar var. İnanıyorum ki İzmir'in önündeki en büyük fırsat bu kent için birlikte hareket edebilecek milyonlarca insanın varlığıdır. Birlikte çalışalım ve başaralım" dedi ve sözlerini noktaladı.





