İzmir'i 30 Ekim 2020'de sarsan 6,6 büyüklüğündeki depremin yıl dönümünde, kentin deprem tehlikesi yeniden gündeme geldi. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, son 5 yılda yapılan araştırmaların sonuçlarını açıkladı. TÜBİTAK destekli çalışmalarla İzmir'deki fayların geçmişte ürettiği depremler incelendi. Elde edilen bulgular, İzmir Fayı ile birlikte dört fayın daha yakın gelecekte deprem üretme potansiyeli taşıdığını ortaya koydu.

117 KİŞİNİN HAYATINI KAYBETTİĞİ DEPREMİN ARDINDAN YENİ BULGULAR

Seferihisar açıklarında 30 Ekim 2020'de meydana gelen depremde 117 kişi yaşamını yitirmiş, 1034 kişi yaralanmıştı. Çok sayıda binanın yıkıldığı depremin ardından İzmir'deki aktif fayların incelenmesine yönelik çalışmalar hız kazandı.

DEÜ bünyesinde 2022 yılında başlayan TÜBİTAK projeleri kapsamında, kentteki fayların deprem geçmişleri araştırıldı. Prof. Dr. Sözbilir, ulaşılan sonuçların bazı fayların gelecekte deprem üretme potansiyeline ilişkin önemli bilgiler sunduğunu belirtti.

İZMİR'DEKİ 5 FAY İÇİN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

Araştırmalar kapsamında İzmir, Tuzla, Seferihisar, Gülbahçe ve Bergama fayları öne çıktı.

Prof. Dr. Sözbilir, çalışmalarda gelinen aşamayı şu sözlerle anlattı:

"Dokuz Eylül Üniversitesi olarak 2022 yılında başlattığımız TÜBİTAK projeleri ile sismik kaynaklarımızı ayrıntılı inceleme fırsatı bulduk. Geldiğimiz aşamada İzmir içindeki tüm faylarımızın deprem geçmişini çıkarmış durumdayız. Son 5 yılda elde ettiğimiz yeni verilere göre; İzmir Fayı yanında Tuzla Fayı, Seferihisar Fayı, Gülbahçe Fayı ve Bergama Fayı gibi fayların da yakın gelecekte deprem üretme potansiyellerinin olduğu ortaya çıktı."

Sözbilir'in değerlendirmesi, söz konusu fayların deprem üretme potansiyeline dikkat çekerken olası bir depremin kesin tarihine ilişkin bilgi içermiyor.

25 YIL SONRA İZMİR İÇİN YENİ HAZIRLIK

Kentte deprem tehlikesine yönelik bilimsel araştırmalar sürerken afetlere karşı alınacak önlemler için de yeni bir çalışma yürütülüyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi arasında 2025 yılı sonunda imzalanan protokolün ardından İzmir Deprem Master Planı hazırlıkları başladı.

Çalışmalar kapsamında, yaklaşık 25 yıl önce hayata geçirilen RADIUS projesinin güncel bilimsel bulgular ışığında yenilenmesi hedefleniyor. Kentin son 50 yıllık yapı stoku envanteri ve altyapı durumu da bu süreçte inceleniyor.

İZMİR İÇİN 2030 HEDEFİ AÇIKLANDI

Deprem riskinin azaltılmasına yönelik çalışmalar yalnızca fay araştırmalarıyla sınırlı kalmıyor. İl Afet Risk Azaltma Planları kapsamında yürütülen faaliyetlerin yanı sıra AFAD koordinasyonunda, Dünya Bankası desteğiyle Dirençli İzmir projesi de devam ediyor.

Kentsel dönüşümde öncelikli alanların belirlenmesi ve mevcut kaynakların doğru kullanılması, yürütülen çalışmaların önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Prof. Dr. Sözbilir, İzmir'in afetlere karşı hazırlık sürecine ilişkin hedefi şu sözlerle açıkladı:

"İzmir'de 2020 depreminden sonra afet seferberliği tüm yönleriyle sürüyor. Bu hızla yol alabilirsek, İzmir olarak 2030 yılına doğru afetlere karşı ciddi anlamda direnç sağlamış olacağız."

Muhabir: Haber Merkezi