Gündem Haberleri

Murat Karayalçın Son Mühür'e konuştu! Ankara'daki NATO Zirvesi analizi...

Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Karayalçın, Son Mühür Ankara temsilcisi Dilek Ataseven Yüzer'e yaptığı açıklamalarda, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ni değerlendirerek Türkiye'nin F-35 ve CAATSA süreçlerindeki kazanımlarının belirsizliğini koruduğunu ve kişisel ilişkiler üzerinden yürütülen dış siyasetin kurumsal bir karşılığı olmadığını belirtti. CHP'nin kurultayına verilen "mutlak butlan" kararına da değinen deneyimli siyasetçi, bu kararın hukuki değil siyasi olduğunu söyledi.

Abone Ol

Son Mühür/ Beste Temel- Eski SHP Genel Başkanı ve eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Karayalçın, Son Mühür Ankara Temsilcisi Dilek Ataseven Yüzer'in sorularını yanıtladı. Karayalçın, Türkiye'de gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nden, CHP'nin kurultayı için alınan mutlak butlan karına kadar birçok açıklama yaptı.

"NATO’nun yeni bir döneme girdiğini ifade eden bir kavram bu"

Ankara'da gerçekleşen NATO zirvesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Karayalçın, "NATO toplantısının en önemli yani toplantının Ankara’da yapılmış olmasıdır. Ben bunu Ankaralıların yaşadığı çok ciddi kısıtlamalara ve çok ciddi sorunlara rağmen söylüyorum. Bir önceki toplantı İstanbul’da olmuştu şimdi Ankara’da yapıldı. Bütün uluslararası toplantıların Türkiye’nin başkentinde yapılması gerektiğine inanıyorum hem eski bir Belediye Başkanı hem de Eski Dışişleri Bakanı olarak söylüyorum. Buradan Türkiye için ne gibi kazanımlar çıkacağını tam olarak kestiremiyoruz. Bir takım laflar dolaşıyor ama onların kesinlik derecesini bilmiyoruz.

Türkiye’nin CAATSA’dan çıkarılması, Türkiye’nin F35ler ile bağlantısının ne olacağı ise belli değil. Türkiye’nin parasını ödediği uçakları geri alması olanaklı olacak mı olmayacak mı onu bilmiyoruz. Bundan sonrası için ne olacak? Onu da tam olarak bilmiyoruz. Zaten Trump da çok açık olarak daha karar vermediğini söyledi. Sayın Cumhurbaşkanı'nın "Verdiği sözden dönmez, iyi adamdır" şeklindeki açıklamalarının da dış siyasette yeri yok. O bireyler ilişkilerin dış siyasetin kurumsal ilişkileri çerçevesinde çok yerinin olmadığını biliyoruz. O nedenle Türkiye’ye ne getireceğini F35’ler açısından da tam olarak kestiremiyoruz. Şimdi sadece konuyu bunlarla sınırlı olarak mı göreceğiz? Ya da bir daha magazin yönüne bakıp Michelin Yıldızlı aşçıların yaptığı yemekler yönüyle mi bakacağız, yoksa bunu daha farklı bir çerçeveye mı oturtmak lazım. Ben çok daha geniş bakmak gerektiğinin kanısındayım. Gerçi toplantı sırasında 3.0 lafları pek kullanılmadı galiba ama bir 3.0 lafı da dolaşıyor ortalıkta. NATO’nun yeni bir döneme girdiğini ifade eden bir kavram bu" diye konuştu.

"NATO'da 6 karar var"

Karayalçın Son Mühür'e yaptığı değerlendirmeye şu sözlerle devam etti, "Türkiyenin NATO’nun güneydoğu kanadında olan bir kanat ülkesi olmaktan çıkıp cephe ülkesi, bir merkez ülkesi haline geleceği iddiası var. Bu ne demek, bunu tam olarak kestirmek mümkün değil. Bunu şöyle yorumluyor kimileri, NATO’nun sorumluluk alanı ortadoğuya doğru kayacaktır hatta İran’ın adının geçmesini bu kayış süreciyle bağlantılı olarak değerlendirenler de var. Burada artık NATO doğuya doğru gidiyor, Amerika’nın yönelmek istediği Pasifik Okyanusu’na doğru gidecek.

Ortadoğuya doğru genişlemesi de bunun ilk ayağıdır şeklinde değerlendirmeler de var. Sizin sorunuzu çok sayıda farklı görüşle yanıtlamaya çalıştım. Bunların hangisi doğru bilmiyorum ama bu toplantının NATO’nun yeni döneminin en önemli kararlarının alındığı toplantı olduğu herkes tarafından dile getiriliyor. Bu kararların kısa olduğunu biliyoruz altı karar var. Hatta bunun dört karara ineceği de söyleniyor. Bütün bu tartışmaların, farklı görüşlerin ışığında zaman içinde göreceğimizi düşünüyorum.

Amerika bu konuda zaten çok açık bir siyaset izliyor. Benden alacaksınız diyor. Mal satmak istediğini söylüyor. Bu arada Türkiye’nin bu milli gelirin yüzde beşi oranında arttırılacak savunma sanayi harcamalarından ne ölçüde yararlanacağı sorusu da var. Türkiye maalesef bu program içinde Avrupa birliği üyesi olmadığından bundan çok fazla yararlanma olanağına sahip değil. Kısıtlı ölçüde yararlanabilecek. Belki İngiltere de Avrupa birliği dışında olduğu için İngiltere ile imzaladığımız güvenlik işbirliği anlaşması bu konuda bazı kazanımları Türkiye'ye getirebilir. Yani Türkiye'nin kazanımlarının parasal ve ticari anlamda çok net olmadığını hatta olup olmayacağını da tam olarak söylemenin olanaklı olmadığını ifade etmek mümkün. Amerika'nın kazanımlarının da çok güçlü olacağı belli onu da açık bir şekilde Trump söyledi"

İmamoğlu davası

Karayalçın Ekrem İmamoğlu'nun davasında yaşananlar hakkında da açıklamalarda bulundu. Karayalçın, "Ben Ekrem Bey'in diploma davasıyla ilgili savunmasını Necati Özkan Beyin de casusluk davası ilgili savunmasını izledim, dinledim. Her ikisi de çok başarılı bir savunma yaptılar. Bir yandan onu o yönüyle memnuniyetle dinlerken öte yandan da bir yurttaş olarak çok derin bir üzüntü duyuyorum. o çok değerli insanların yalnızca bu iki arkadaşımıza değil orada yargılanmakta olan o değerli insanlara yapılan haksızlığı görerek bir yurttaş kimliğiyle çok derin bir üzüntü duydum. Her iki arkadaşımızda Sayın Ekrem İmamoğlu da Sayın Necati Özkan da hatta orada Merdan Beyi de gördüm Merdan Bey ile de selamlaştık. Sayın Yanardağ için söyleyebilirim. çok özgüven içindeydiler. Bundan da ayrıca memnuniyet duyduğumu söyleyebilirim. Aileleri ordaydı bir dayanışma vardı. Partililerimiz vardı, yurttaşlar vardı girebildikleri ölçüde. yurt dışından gelenler vardı, Avrupa Birliği'den gelenler vardı. o dayanışma çemberini izlemekten memnuniyet duyduğumu ayrıca belirtmek isterim.

Belki Avrupa Parlamentosu'nun üyelerinin göstermiş olduğu dayanışmayı ayrıca belirtmek gerekir. Bunu da söyleyeyim. Adını bildiğim Avrupa Parlemantosu'ndan gelenler arasında adını bildiğim, Türkiye Raportörü, Nacho Sanchez Amor İspanyol Raportör. Öteki parlamenterlerin, Avrupa'dan gelen parlamenterlerin adlarını bilmiyorum. ama bazıları İstanbul'dan Ankara'ya NATO toplantısı için Ankara'ya geleceklerdi. Aralarında eski belediye başkanları vardı.şimdi milletvekililiği yapan Avrupa Parlamentosu'nda olanlar vardı ya da NATO üyesi ülkelerde yöneticilik yapanlar da vardı. Ben Nacho Sanchez Amor'un demecini çok önemsedim.

Sayın Adalet Bakanı Türkiye'ye kimse parmak Türk yargısına kimse parmak sallayamaz diye bir yanıt verdi. Sanchez Amor'un değerlendirmesine. Bence o yanıt da Sanchez Amor tarafından çok çok iyi bir şekilde karşılandı. Sanchez Amor kimse Türkiye'ye parmak sallayamaz ifadesine en iyi yanıtın Trump tarafından verildiğini söyledi. Rahip Brunson'la ilgili Trump'ın söylediklerini aslında bir yanıt olarak gördüğünü ifade etti. Bu dayanışmanın yani hem İstanbul'da Türkler arasındaki dayanışma"

"Mutlak Butlan kararı nereye vardırılması isteniyorsa oraya varacak"

Bu dava nereye gidecek sorusuna ise Karayalçın, "Bunu tahlil etmek mümkün değil, çünkü ben onun yalnızca bir hukuk davası olduğu kanısında değilim yani yalnızca bu değil mutlak butlan kararının alınması da bir yargı kararı olarak görülemez. Yetkisi olmayan bölge adalet mahkemesi seçim hukuku ve yargısı varken borçlar hukukundan bazı maddeleri kullanarak cumhuriyet halk partisi için mutlak butlan kararı verdi. Bu yanlış o yüzden herhangi bir yasaya maddeye göre şeklinde bir değerlendirme yapmak da olanaklı değil. böyle bir dönemin içindeyiz. o yüzden nereye varılması isteniyorsa oraya varılacak" diye konuştu.