Kiraz Haberleri

Kiraz Devlet Hastanesi’yle ilgili şok iddialar... Birlik Sağlık-Sen’den müfettiş çağrısı!

Birlik Sağlık-Sen, İzmir Kiraz Devlet Hastanesi’nde görevli sendika üyesi Uzm. Dr. İbrahim Kılıç ve hastane çalışanlarının bir kurum müdürü hakkındaki fiziki saldırı planı, usulsüzlük, mobbing ve sahte istihbarat bağlantısı gibi ağır iddialarının araştırılması için Sağlık Bakanlığı'na acil müfettiş görevlendirilmesi çağrısında bulundu.

Loading...

Abone Ol

Osman Günden / Son Mühür - Sağlık sektöründe geniş yankı uyandıran ve kamu yönetiminde liyakat ile çalışma barışını derinden sarsacak nitelikteki bir dizi iddia, sendikal düzeyde resmi bir başvuruya dönüştü. Kiraz Devlet Hastanesi’nde görev yapan Birlik Sağlık-Sen üyesi Uzm. Dr. İbrahim Kılıç, hastanenin kurum müdürü hakkında fiziki saldırı planlanmasından nüfuz ticaretine, yargı kararlarının uygulanmamasından çalışanların özel işlerde zorla çalıştırılmasına kadar uzanan bir dizi vahim iddiayı Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Sağlık Bakanlığı'na taşıdı ve Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Sendika tarafından yapılan resmi açıklamada, Kiraz Devlet Hastanesi’ndeki bu iddiaların peşinen doğru kabul edilmediği ancak kamu vicdanı adına mutlaka araştırılması gerektiği belirtilerek, adli ve idari makamlar acilen göreve davet edildi.

Saldırı planı, usulsüz rapor ve istihbarat baskısı iddiası

Kiraz Devlet Hastanesi’nde görevli sendika üyesi Uzm. Dr. İbrahim Kılıç’ın şikayet dilekçesinde yer alan en dikkat çekici maddelerin başında, Kurum Müdürü D.E.'nin üçüncü kişiler aracılığıyla kendisine yönelik bir fiziki saldırı planladığı ve bu eylemin son anda tesadüfen önlendiği iddiası geldi. Bununla birlikte, ilgili kurum müdürünün çalışanlar üzerinde korku ve baskı iklimi yaratmak amacıyla kendisini istihbarat birimleriyle bağlantılı gibi gösterdiği ileri sürüldü. Hastanedeki sistematik mobbing sürecinin ise görev yapılan ilçedeki üst düzey bir kamu görevlisinin eşine yönelik mevzuata aykırı rapor talebinin Uzm. Dr. Kılıç tarafından reddedilmesiyle başladığı aktarıldı. Bildiride bu sürecin kamu vicdanını yaraladığı belirtilerek, "Hiç kimse makamından aldığı güçle çalışanlar üzerinde baskı kuramaz. Hiçbir kamu görevlisi hukukun üzerinde değildir. Devlet kurumları kişilerin değil, milletin kurumlarıdır." denildi.

Maddi çıkar ilişkileri ve personelin özel işlerde çalıştırılması

İdari yolsuzluk iddialarının da yer aldığı açıklamada, Kiraz Devlet Hastanesi kurum müdürünün bir yakınına ait özel iş yerinin tefrişat bedelinin, kurumla ticari iş yapan bir firma tarafından karşılandığı ve bu duruma şahitlik edecek çok sayıda tanığın hazır bulunduğu ifade edildi. Ayrıca hastane personelinin, kurum müdürünün şahsi mülklerinde ve özel işlerinde baskı ve tehditle çalıştırıldığı, çalışanların büyük bölümünün ise çekinceleri nedeniyle sessiz kaldığı ileri sürüldü. İdari yargı boyutunda da ciddi ihlallerin aktarıldığı maddelerde, sözleşmesi yenilenmeyen sendika üyesinin mahkemeyi kazanmasına rağmen, yargı kararının yasal süre olan 30 gün yerine iki ay boyunca uygulanmayarak geciktirildiği vurgulandı. Sendika yönetimi, "Bizler, BİRLİK SAĞLIK SEN olarak bu iddiaların tamamının doğru olduğunu peşinen kabul etmiyoruz. Ancak bu kadar ağır ve kamu vicdanını ilgilendiren iddiaların da görmezden gelinemeyeceğini ifade ederek araştırılmasını incelenmesini yetkililerimizden talep ediyoruz." açıklamasında bulundu.

Eski yöneticiler arasında "FETÖ" suçlaması ve adli Süreç

Hastanenin geçmiş dönemine ait usulsüzlük iddialarını da barındıran açıklamada, 15 Temmuz darbe girişimi sürecinde Kiraz Devlet Hastanesi müdürünün odasından başka sendika temsilcilerini BİMER'e faks çekerek asılsız şekilde ihbar ettiği, savcılığın takipsizlik kararına rağmen bu düşmanlığın sürdüğü belirtildi. Sözleşmesi uzatılmayan müdürün yerine atanan halefini "beni tehdit ediyor" diyerek savcılığa şikayet ettiği dilekçede, geçmişte takipsizlik alan personelleri hiçbir yargı kararı olmamasına rağmen yeniden "FETÖ" ile ilişkilendirmeye çalıştığı ifade edildi. Yaşanan bu idari kriz üzerine net taleplerini sıralayan sendika, "Talebimiz nettir: Sağlık Bakanlığı tarafından ilgili konular hakkında müfettiş görevlendirilmesini, tüm iddiaların bağımsız ve tarafsız şekilde araştırılmasını, tanıkların güvenliğinin sağlanmasını, baskı ve mobbing iddialarının titizlikle incelenmesini, kamu zararına yol açabilecek hususların açıklığa kavuşturulmasını ve sürecin şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmasını talep ediyoruz." diyerek konunun sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı.