Son dönemde özellikle kısa süreli hafta sonu kaçamakları için farklı rotalar arayan İzmirliler, yönünü Gökçeada’ya çevirmeye başladı. Adanın en bilinen yerleşimlerinden Zeytinliköy ise sakin yapısı ve tarihi atmosferiyle öne çıkan adreslerden biri haline geldi.
Ada merkezine yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta bulunan köy, zeytin ağaçlarının çevrelediği bir tepenin üzerinde. İlk bakışta dikkat çeken şey ise taş evlerin oluşturduğu eski doku. Araç trafiğine büyük ölçüde kapalı olan köyde hayat daha yavaş ilerliyot küçük kafelerde uzun sohbetler ediliyor.
Taş sokaklarda dolaşanlar aynı hissi anlatıyor
Köyü ziyaret edenlerin büyük bölümü en çok sokak atmosferinden etkileniyor. Dar taş yollar, restore edilen eski Rum evleri ve ahşap detaylar köyün görüntüsünü sıradan turistik yerlerden ayırıyor.
Özellikle akşam saatlerinde sokaklardan yayılan kahve kokusu dikkat çekiyor. Dibek kahvesi sunan küçük işletmelerin önünde yoğunluk oluşurken, Rum mutfağından tatlılar da ziyaretçilerin en çok denediği ürünler arasında yer alıyor.
Bazı işletmeler ev yapımı şarap ve naneli limonata gibi içeceklerle de uğraşıyor. Köyde büyük restoran zincirleri yerine daha küçük aile işletmeleri var. Bu durum da bölgenin doğal havasını mufaza ediyor.
Rum kültürünün izleri
1928 kayıtlarında “Ayatodori” adıyla geçen köyün isminin “Aziz Theodorlar” anlamına geldiği biliniyor. Zeytinliköy bugün hâlâ Rum kültürünün izlerini taşıyan yerleşimlerden biri olarak gösteriliyor.
Köyden yıllar önce ayrılan bazı Rum ailelerin geri dönerek evlerini restore ettirdiği belirtiliyor. Yenilenen evlerin bir kısmı butik konaklama alanına, bir kısmı ise küçük kafelere dönüştürülmüş durumda.
Bu değişim köyü tamamen modernleştirmemiş. Tam tersine eski görüntünün korunmasına dikkat edilmiş. Zaten köyü farklı yapan taraflardan biri de bu oluyor.
Patrik Bartholomeos’un doğduğu köy olarak biliniyor
Zeytinliköy’ün dikkat çeken yönlerinden biri de dini ve kültürel geçmişi. 1991 yılında Patrik ilan edilen Bartholomeos’un doğduğu yer olarak bilinen köyde Agios Georgios Kilisesi bulunuyor.
Köy meydanına yakın noktadaki kilise, yıl boyunca çok sayıda ziyaretçi ağırlıyor. Patrik Bartholomeos’un zaman zaman köyü ziyaret ettiği de biliniyor.
Kilisenin çevresi özellikle fotoğraf çekmek isteyen turistlerin uğradığı alanlardan biri haline gelmiş durumda.
Gökçeada’nın en hareketli köylerinden biri
Zeytinliköy yalnızca tarihi yapısıyla değil, bulunduğu konum nedeniyle de yoğun ziyaret alıyor. Gökçeada’daki Bademli, Kaleköy ve Tepeköy gibi diğer tarihi yerleşimlere yakın olması nedeniyle birçok turist günübirlik rota oluşturuyor.
Yaz aylarında köyde ciddi bir hareketlilik yaşansa da sabah erken saatlerde ve akşamüstü saatlerinde daha sakin bir görüntü oluşuyor. Özellikle şehir kalabalığından uzaklaşmak isteyenler bu saatlerde köyde uzun yürüyüş yapmayı tercih ediyor.
Köyde yüksek sesli eğlence mekanlarının bulunmaması da bölgenin huzurlu yapısını koruyan detaylardan biri olarak gösteriliyor.
İzmir’den ulaşım nasıl sağlanıyor?
İzmir’den Zeytinliköy’e gitmek isteyenler genellikle kara yolu ve feribot bağlantısını tercih ediyor. Özel araçla yola çıkanlar yaklaşık 4-5 saatlik sürüşün ardından Çanakkale’nin Kabatepe Limanı’na ulaşıyor. Buradan Gökçeada’ya düzenlenen feribot seferleriyle adaya geçiliyor. Ada merkezine vardıktan sonra ise Zeytinliköy yaklaşık 4 kilometrelik kısa bir yolculukla ulaşılabiliyor. Yaz aylarında feribot yoğunluğu yaşanabildiği için erken saatlerde hareket edilmesi tercih ediliyor.
İzmir’den gidenler aynı gün dönmek istemiyor
Son dönemde sosyal medyada sık paylaşılmaya başlayan Zeytinliköy, özellikle İzmir’den gelen ziyaretçiler arasında hızla yayıldı. Kısa süreli ada tatili planlayanların listesine giren köy, sakinliğiyle dikkat çekiyor.