İZMİR HABERLERİ

İzmir'de meslek fabrikasında umut bulan vatandaş konuştu! "Umudu söndürmeyelim"

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, sunduğu profesyonel eğitimlerle bugüne kadar 145 binden fazla yurttaşa dokunarak sokak emekçilerini kayıtlı ve güvenli bir iş modeline kavuşturdu. Özellikle dezavantajlı gruplar ve kadınlar için bir "umut adresi" haline gelen merkez, seyyar satıcılık yapan bireyleri belediye denetiminde modern esnaflara dönüştürerek sosyal rehabilitasyonun kapılarını araladı.

Abone Ol

Son Mühür/ Beste Temel- İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Meslek Fabrikası, kentin ekonomik ve sosyal dokusunda devrim niteliğinde değişimlere imza atmaya devam ediyor. Yıllarca güvencesiz şartlarda, sokaklarda yaşam mücadelesi veren binlerce yurttaş için bir "umut adresi" haline gelen merkez, sunduğu profesyonel eğitimlerle dezavantajlı grupları iş gücüne kazandırıyor. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyerler, artık belediye denetimindeki modern stantlarda, kayıtlı ve güvenli bir şekilde aile ekonomilerine katkı sağlıyor.

Rakamlarla büyük dönüşüm: 145 bin hayata dokunan el

Kurulduğu günden bu yana geniş bir yelpazede hizmet veren Meslek Fabrikası, bugüne kadar toplamda 145 bin 77 kursiyere ulaşarak devasa bir eğitim ekosistemi oluşturdu. Özellikle Halkapınar Kurs Merkezi merkezli yürütülen çalışmalarda, 2016 yılından bu yana açılan 531 farklı kurstan mezun olan 13 bin 149 kişi, sertifikalarını alarak yeni bir hayata adım attı. 35 ana alan ve 215 alt branşta verilen nitelikli eğitimler, sadece teknik bilgi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda bireylerin toplumdaki yerini sağlamlaştırarak onlara sürdürülebilir bir gelecek vaat ediyor.

Sokak emekçileri artık güvence altında

Geçmişte zabıta ekipleriyle köşe kapmaca oynayan, kayıt dışı çalışmanın getirdiği zorluklarla boğuşan seyyar satıcılar, Meslek Fabrikası sayesinde "esnaf" kimliği kazandı. İzmir Seyyar Esnaf Meclisi Kurucusu Hüseyin Heptepe, bu merkezin bir eğitim kurumundan çok daha fazlası olduğunu vurgulayarak, buradaki ışığın sönmesinin binlerce insanın geleceğinin kararması anlamına geleceğini ifade etti. Heptepe, eğitim alan bireylerin kooperatifleşerek disiplinli bir çalışma modeline geçtiklerini ve bu mirasın korunması gerektiğini belirtti.

Karanlıktan aydınlığa: Sosyal rehabilitasyonun gücü

Meslek Fabrikası’nın toplumsal barış ve güvenlik üzerindeki etkisi, sivil toplum kuruluşu temsilcileri tarafından da yakından takip ediliyor. Sokak Emekçileri ve Balık Ekmekçiler Derneği Başkanı Semih Çavdarcı, merkezin kapatılma ihtimaline karşı sert bir uyarıda bulunarak, buranın bir rehabilitasyon merkezi görevi gördüğünü hatırlattı. Çavdarcı’ya göre, meslek sahibi olan ve topluma kazandırılan bireyler, bu imkanlar ellerinden alındığı takdirde yeniden suç odaklarının hedefi haline gelebilir. Atatürk’ün İzmir’e bıraktığı bu mirasın, insanları karanlık yollardan çekip alan bir kalkan olduğu vurgulanıyor.

Profesyonel hizmet ve hijyen standartları

Üretim ve pazarlama kooperatifleri aracılığıyla örgütlenen kursiyerler, aldıkları hijyen ve iletişim eğitimleri sayesinde hizmet kalitesini en üst seviyeye taşıdı. Güzel İzmir Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Yüksel Ördekoğlu ve Ege İncisi Kooperatifi Başkanı Şerif Akbulut, belediye denetimindeki tek tip stantların hem şehre estetik kattığını hem de esnafa huzur getirdiğini dile getirdi. Üç kuşaktır seyyar satıcılık yapan ailelerin çocukları, artık babalarının zabıtadan kaçtığı günleri değil, belediye güvencesiyle okul masraflarının karşılandığı bir dönemi yaşıyor.

Kadın istihdamı ve sanatsal dokunuşlar

Meslek Fabrikası’nın en büyük kazananlarından biri de kadınlar oldu. Tekstil mezunu olmasına rağmen iş bulamayan Fatma İnan gibi pek çok kadın, balık pişirme tekniklerinden sunum sanatına kadar aldıkları eğitimlerle işlerini profesyonelleştirdi. Çiçekçilik sektöründe faaliyet gösteren Emin Demirdöven ve Hanım Dalak ise, modern buket tasarımları ve müşteri ilişkileri eğitimleri sayesinde satışlarını artırdıklarını belirterek, merkezin hayatlarına "renk ve bereket" kattığını ifade ettiler. Kursiyerlerin ortak çağrısı ise tek bir noktada birleşiyor: "Bu kapı kapanmasın, umudumuz sönmesin."