Son Mühür/ Beste Temel- İzmir’in değişmez yaz kaderi yine kapıda; deniz marulları Balçova’daki Çakalburnu Lagünü’nde "merhaba" dedi bile. Su seviyesi azalıp güneş de tepeye dikilince, o masum yosunlar bir anda çürümeye ve burnumuzun direğini sızlatmaya başladı. Tabii medcezir ve rüzgar da boş durmuyor; lagündeki bu biyolojik kütleyi alıp Göztepe’den Alsancak’a kadar bütün kıyı şeridine cömertçe dağıtıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise bu görsel ve kokulu şölenin önüne geçmek için hem karadan hem denizden saldırıya geçti.
10 günde 20 ton atık topladılar
İnanması güç ama ekipler sadece son 10 günde tam 20 ton ölü yosunu kıyıdan söküp aldı. Mesele sadece görüntü kirliliği de değil; o güneş altında kavrulan marulların yaydığı koku, sahil keyfi yapmak isteyen İzmirliyi resmen canından bezdiriyor. Belediye, amfibik araçlarla sığ yerlere giriyor, temizlik gemileriyle derinleri süpürüyor ve kara ekipleriyle kıyıda fırça atıyor. Amaç ise net. Lagünün o hassas dengesini bozmadan, şehir merkezini bir "bataklık" kokusundan kurtarmak.
Aslında yosunlar denizin filtresi
Deniz Koruma Şube Müdürlüğü’nden Anıl Kartal, sahada işin başında duruyor. Kartal’a göre bu yosunlar aslında denizin filtresi, yani sudaki azotu ve fosforu emip temizlik yapıyorlar. Ama ne zaman ki sular çekiliyor ve güneş bu marulları "pişirmeye" başlıyor, işte o zaman doğal süreç bir çevre felaketine dönüşüyor. Kartal, "Doğanın dengesini kolluyoruz ama o kötü kokuyu da İzmirli’ye çektirmeye niyetimiz yok," diyerek operasyonun ciddiyetini vurguladı.
İZSU su kanallarını açıyor
İşin mutfağında sadece yosun toplamak yok, İZSU da lagündeki suyun hareketini artırmak için kolları sıvadı. Su giriş-çıkışını tıkayan ne varsa temizliyorlar ki lagün nefes alsın, su sirkülasyonu sağlansın. Eğer lagün içindeki o "hidrodinamik yapı" (belediyenin sevdiği teknik terimle söylersek) tıkır tıkır çalışırsa, yosunlar birikip koku yapmaya fırsat bulamayacak.