Mayıs ayı, İzmir'de geç bahar yağmurlarının yavaş yavaş kesildiği ve toprağın tam kıvamında tavına (nem ve ısı dengesi) geldiği en değerli zamandır. Şehir merkezindeki geniş balkonlardan, Urla veya Seferihisar gibi ilçelerdeki müstakil bahçelere kadar her karış toprakta, doğaya fazla müdahale etmeden kendi kendine büyüyebilen geleneksel mahsulleri toprakla buluşturmanın tam vakti gelmiştir.
Güneşi Seven Geleneksel Ege Sebzeleri
İzmir'in iklim karakteristiklerine en uygun ve yetiştirmesi en zahmetsiz ürünlerin başında çekirdeksiz domates (özellikle pembe domates türleri) ve dolmalık biber gelir. Bu fideler, rüzgarı kesen bir duvar kenarına veya güneş ışığını bol alan açık bir alana dikildiklerinde köklerini hızla yayarlar. Biberler fazla derine ekilmekten hoşlanmazken, domates fidelerinin gövdesindeki ince tüylerin de kök salabilmesi için biraz daha derine gömülmesi büyüme hızını artırır. İzmir mutfağının vazgeçilmezi olan börülce ve araka (bezelye) tohumları da doğrudan toprağa ekildiklerinde, Ege güneşi sayesinde birkaç gün içinde toprağı çatlatarak gün yüzüne çıkmayı başarırlar. İki günde bir yapılacak düzenli sulama, bu bitkilerin erken çiçeklenmesini teşvik edecektir.
Yüzeyde Hızla Yayılan Yeşillikler ve Toprak Gübrelemesi
Salata ve mezelerin baş tacı olan semizotu, İzmir şartlarında o kadar kolay yetişir ki, bir kez tohumunu serptiğinizde adeta arsızca çoğalarak tüm boşlukları doldurur. Son derece sucul bir bitki olan semizotu, toprağın nemli tutulduğu her senaryoda mükemmel sonuç verir. Bunun yanında, yaz sıcaklarında serinletici etkisiyle bilinen nane ve maydanoz tohumları da sığ kök yapılarıyla saksı yetiştiriciliği için harika alternatiflerdir. Dikim işlemlerinden önce toprağa mutlaka bir miktar yanmış koyun gübresi veya solucan gübresi karıştırmak, İzmir'in sıcak aylarında bitkilerin ihtiyaç duyacağı azot ve potasyum desteğini organik yollardan karşılayarak ürünlerin lezzetini ve dayanıklılığını katlayacaktır.