İZMİR HABERLERİ

İzmir su kaynaklarında hızlı toparlanma: Uzman uyardı, “Süreç kalıcı değil”

Uzmanlar, İzmir’de yılın ilk çeyreğinde etkili olan yağışlarla baraj doluluklarında yaşanan artışın geçici olabileceğine dikkat çekerek su kaynaklarının uzun vadeli kuraklık riskine karşı dikkatli yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Abone Ol

İzmir’de yılın ilk çeyreğinde etkili olan yağışlar, kentin içme suyu kaynaklarında belirgin bir toparlanma sağladı. Kentin en önemli su rezervlerinden Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı yüzde 52,30 seviyesine yükselirken, diğer barajlarda da benzer artışlar kaydedildi.

Tahtalı Barajı’nda dikkat çeken yükseliş

Yoğun yağışların etkisiyle Tahtalı Barajı’nda su seviyesi hızlı bir artış gösterdi. Geçtiğimiz yıl sonlarında kritik seviyelere kadar gerileyen ve kuruma noktasına gelen barajda doluluk oranı, kısa sürede yüzde 52,30’a ulaştı. Barajda suyun yükselmesiyle birlikte, daha önce ortaya çıkan kuru alanların yeniden suyla kaplandığı gözlendi.

Üç aylık yağış verileri yıllık ortalamayı aştı

Loading...

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, ocak ayında metrekareye 223,7 kilogram, şubatta 300,3 kilogram yağış kaydedildi. Mart ayında ise gayriresmi ölçümlere göre 74 kilogram yağış düştü. Böylece yılın ilk üç ayında toplam yağış miktarı yaklaşık 598 kilograma ulaştı.

Bu rakam, 2025 yılında şehir merkezine düşen 432,1 kilogramlık yıllık toplam yağış miktarını yalnızca üç ayda aşmış oldu.

Diğer barajlarda da doluluk artışı

Yağışların etkisi yalnızca Tahtalı ile sınırlı kalmadı. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) verilerine göre Gördes Barajı’nda doluluk oranı yüzde 39,57’ye yükseldi. Daha önce kritik seviyelere gerileyen barajın su seviyesinde önemli bir toparlanma yaşandı.

Balçova ve Ürkmez barajlarında doluluk oranları yüzde 100’e yaklaşırken, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda ise seviye yüzde 82,38 olarak kaydedildi. Kent genelindeki su rezervlerinde belirgin bir artış dikkat çekti.

Uzman değerlendirmesi: “Yağışlı dönem devam edebilir”

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, mevcut yağışlı sürecin kurak dönemlerin ardından yaşandığını belirtti.

Yaşar, son dönemin uzun yıllardır görülmeyen ölçüde yağışlı geçtiğini ifade ederek, önümüzdeki yıllarda yağışların ortalamanın üzerinde seyretme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Su yönetiminde yeraltı barajları ve alternatif kaynakların önemine dikkat çekti.

Su yönetimi ve altyapı vurgusu

Yaşar, arıtma tesislerinden elde edilen suyun tarımsal kullanımda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yeraltı su seviyelerindeki yükselişe dikkat çeken Yaşar, suyun bilimsel yöntemlerle yönetilmesi gerektiğini ifade etti.

Uzman ayrıca, mevcut barajların etkin kullanımının yanı sıra yeni su depolama projelerinin önem taşıdığını belirterek, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için planlamanın kritik olduğunu vurguladı.