Son Mühür/ Beste Temel- Son Mühür Ankara Temsilcisi Dilek Ataseven Yüzer'in sorularını yanıtlayan İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, Türkiye'nin en önemli gündem maddeleri olan enflasyon, alım gücü ve son dönemde belediye başkanlarına yönelik gözaltı süreçleriyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
"Alım gücünü artırmanın yolu enflasyonu indirmekten geçer"
Enflasyon rakamları ve vatandaşın azalan alım gücüne ilişkin soruları yanıtlayan Buğra Kavuncu, şu ifadeleri kullandı:
"Tabii ki vatandaşlarımızın alım gücünün artması ana hedef. Ancak bunu enflasyonu indirmeden gerçekleştirmeniz mümkün değil. Bizde sıkıntı, problem olan konu şu: Vatandaş enflasyonun altında eziliyor. Enflasyonla mücadele ederken vatandaşı da bu yükün altında ezdirmeyecek birtakım önlemler alabilirsiniz. Bir takım yapısal reformlarla enflasyonu aşağı çekecek, tasarruf tedbirlerini özellikle kamuda tasarrufu gerçekleştirerek enflasyonu aşağı çekebilirsiniz; ama maalesef Türkiye’de enflasyonla mücadele dahil emekçinin, işçinin sırtına biniyor bu iktidar. Kamuda tasarrufa gitmemesinin en büyük sebebi de önümüzdeki dönem o koltuğu kaybetmek istememesi. Bu nedenle acımasız ve pragmatik davranan bir çaba içerisinde. Bunun için ciddi bir irade gerekiyor ama bu iradeyi biz iktidarda göremiyoruz."
"Yargı tarafsız ve bağımsız hareket etmek zorundadır"
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in gözaltına alınması ve belediyelere yönelik operasyonlar hakkındaki değerlendirmelerini de paylaşan Kavuncu, şu açıklamalarda bulundu:
"Muhalif partilerin belediye başkanlarına yapılan tutuklamalar, oradaki gözaltı süreçleri, orada insani olarak hassasiyet gösterilmesi gereken durumlar bitmedi. Kendisine itiraz edebilecek her sesi susturmak ve muhalefetsiz bir Türkiye var etmek çabası içinde iktidar, bütün bu yaşananlar da onun eseri. Elbette herkes sorgulamalı, hesap vermelidir. Kimse sorumlular hesap vermeli. Bakıyorsunuz ortada örgütlü bir suç var fon krizinde; bakıyorsunuz öteki tarafta da belediyelerde fon krizinin çok daha ufağı, küçüğü, imar yolsuzluklarından bahsediliyor. Oradaki muamele ile yan yana bile getirilemez, kıyas edilemez. Dolayısıyla bana göre, size göre hukuk olmaz; yargı tarafsız ve bağımsız hareket etmek zorundadır. Kimsenin sorgulanması bizim itiraz ettiğimiz bir konu değildir; bizim itirazımız, bu muamelenin eşit ve tarafsız bir şekilde yürütülmüyor olmasıdır."




