Samsun'da bir kamu kurumunda görevli olan ve iki iş arkadaşının gizlice fotoğraf ve kişisel verilerini ele geçiren bir kişi hakkında yerel mahkemenin verdiği toplam 12 yıl hapis cezası, Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleşti. Yargıtay kararı, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarına karşı caydırıcı bir emsal teşkil etti.
Gizli çekim ve veri kopyalama eylemi
Olay, 2018 yılında Samsun'da bir kamu kurumunun aynı odasında görev yapan çalışanlar arasında yaşandı. Kimliği açıklanmayan sanık, beraber çalıştığı iki mesai arkadaşının özel hayatlarına yönelik sistematik bir ihlal gerçekleştirdi. İlk olarak, iş arkadaşlarının haberi olmaksızın, masa altından gizlice fotoğraflarını çekti. İkinci eyleminde ise, iş arkadaşlarının odada bulunmadığı zamanları fırsat bilerek onların bilgisayarlarındaki kişisel ve ailevi nitelikteki özel fotoğrafları yasa dışı yollarla kopyaladı ve kendi dijital depolama aygıtına aktardı. Bu eylemlerin ortaya çıkması üzerine, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinde düzenlenen "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçundan kamu davası açıldı.
Mahkemeden çifte ceza ve yargıtay süreci
Sanığın yargılamasını yürüten Samsun 8. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın her bir iş arkadaşına yönelik ayrı ayrı gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle, iki ayrı suçtan toplam 12 yıl hapis cezası verdi. Her bir mağdur için 6'şar yıl hapis cezası öngören bu karar, hem sanık hem de mağdurlar tarafından temyiz edildi. Mağdurlar, sanığın ayrıca "cinsel taciz" ve "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından da cezalandırılması gerektiğini savunurken; sanık tarafı ise verilen ceza miktarının orantısız ve fazla olduğu gerekçesiyle itirazda bulundu. Dosya, nihai inceleme için Yargıtay 12. Ceza Dairesi'ne taşındı.
Yargıtay kararı onadı: Hukuka aykırılık görülmedi
Temyiz incelemesini titizlikle gerçekleştiren Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği toplam 12 yıl hapis cezasını oy birliğiyle onadı. Daire, kararında, yargılama sürecinde yapılan tüm işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu, sanığın bu eylemleri gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu ve eylemin uyuştuğu suç vasfı ile belirlenen yaptırımların doğru olduğunu belirtti. Kararda, "Sanık müdafi ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden oy birliğiyle temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir" ifadelerine yer verildi.