Son Mühür / Erkan Doğan - Çeşme, Urla, Karaburun, Seferihisar ve Güzelbahçe Kent Konseyleri tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında, İzmir-Çeşme Otoyolu’nun özelleştirilmesine karşı çıkıldı. Geçiş ücretlerinde yaşanacak ciddi artışın; yarımada turizmini ve bölgeye çalışma gelenleri olumsuz etkileyeceği ifade edildi.
Satış değil, işletme devri denilse de bu fiilen özelleştirmedir!
Kent konseyleri tarafından yapılan açıklamada, otoyolun özel sektöre devredilmesi halinde geçiş ücretlerinde ciddi artışlar yaşanacağı vurgulandı. Bu durumun yalnızca bireysel ulaşımı değil; yarımada turizmini, çalışanların ulaşımını ve ticaret maliyetlerini doğrudan etkileyeceği ifade edildi. Açıklamada ayrıca ulaşımın temel bir kamu hizmeti olduğu belirtilerek, otoyolun kamusal denetim altında kalması gerektiği dile getirildi. Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler tarafından okunan basın açıklamasında ise özelleştirme planına sert ifadelerle karşı çıkıldı. Açıklamada, otoyolun halkın vergileriyle yapıldığı hatırlatılarak şu görüşlere yer verildi: “‘Satış değil, işletme devri’ denilse de bu fiilen özelleştirmedir. Çünkü bu yol artık kamu yararı için değil, şirket kârı için işletilecektir. Halkın parasıyla yapılan bir yolun yeniden vatandaşlara daha pahalı kullandırılması açık bir adaletsizliktir”
“Halkın parasıyla yapılan yol şirketlere devredilemez”
Türkiye’de son günlerde çok ciddi bir plan konuşulmaktadır. İstanbul’daki köprüler ve bazı otoyolların işletme hakkının özel şirketlere devredilmesi gündeme getirilmiştir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da yaptığı açıklamada, İzmir–Çeşme ve İzmir–Aydın otoyollarının işletme hakkının belirli bir süre için özel sektöre devredileceğini duyurmuştur. Bu planın içinde İzmir – Çeşme Otoyolu da bulunmaktadır. Yetkililer “satış değil, işletme devri” diyerek meseleyi hafifletmeye çalışmaktadır. Ancak kelimeler gerçeği değiştirmez. Bir otoyolun 25 yıl boyunca özel bir şirket tarafından işletilmesi, fiilen özelleştirmedir. Çünkü o yol artık kamu yararı için değil, şirket kârı için işletilecektir. İzmir – Çeşme Otoyolu Türkiye’nin ilk otoyollarından biridir. 1990-1996’lı yıllarda inşa edilen bu otoyol için bu ülkenin halkı 630 milyon dolar ödeme yapmıştır.
‘Bu yolu kullanabileceksiniz’ demek toplumsal adaletsizliktir
“Bu para; şirketlerin parası değildir bankaların parası değildir, yabancı yatırımcıların parası değildir. Bu para doğrudan doğruya bu ülkenin vatandaşlarının vergileridir. Yani bu otoyol zaten millet tarafından defalarca ödenmiş bir kamu yatırımıdır. Resmi verilere göre 2025 yılında otoyol ve köprülerden 596 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Bu, 25 yılda milyarlarca dolarlık bir kamu gelirine karşılık gelmektedir. Otoyollar kamuda kalırsa bu gelir halka döner; özel sektöre devredilmesi ise kamu kaynağının aktarılması anlamına gelir. Şimdi aynı vatandaşlara tekrar dönüp: “Bu yolu artık özel şirket işletecek ve daha pahalı kullanacaksınız” demek ekonomik bir karar değil, açık bir toplumsal adaletsizliktir.