Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Halk Eğitim Merkezleri (HEM), yeni dönemde uygulamaya konulan ders saati kotalarındaki radikal kısıtlamalar nedeniyle tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşıyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki merkezlerde ders saatlerinin dörtte bir oranına kadar düşürülmesi, binlerce usta öğretici ve eğitmeni işsizlik tehlikesiyle karşı karşıya bırakırken; kursların aniden durdurulması toplumsal bir eğitim krizine kapı araladı. Geçimini bu kurslar aracılığıyla sağlayan on binlerce emekçi, ekonomik darboğaz karşısında yetkililerden acil müdahale bekliyor.
Eğitimde "Kota" şoku: Kurslar birer birer kapanıyor
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen yeni çalışma takviminde, ders saati kotalarının keskin bir şekilde aşağı çekilmesi eğitim camiasında şok etkisi yarattı. Bazı bölgelerde kotaların neredeyse sıfıra indirilmesi, vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği birçok kursun açılmadan kapanmasına neden oldu. Bu ani değişikliğin sadece bir idari karar olmadığını savunan sektör temsilcileri, on binlerce usta öğreticinin ekonomik güvencesinin elinden alındığını ve halkın ücretsiz eğitim hakkının engellendiğini vurguluyor. Eğitimciler, mevcut kotaların ivedilikle eski seviyelerine çekilmemesi durumunda sistemin tamamen çökeceği konusunda uyarılarını sürdürüyor.
Toplumsal misyon ve geleneksel sanatlar tehdit altında
Krizin sadece maddi boyutuyla sınırlı kalmadığını belirten eğitimciler, Halk Eğitim Merkezlerinin itibarının zedelendiğine ve temel işlevinden uzaklaştırıldığına dikkat çekiyor. Sanat, spor ve meslek edindirme gibi alanlarda halkın sosyalleşmesini ve gelişimini sağlayan bu merkezlerin önemsizleştirildiğini dile getiren sektör paydaşları, özellikle geleneksel Türk sanatlarını yaşatma misyonunun bu kısıtlamalarla ağır bir darbe aldığını savunuyor. Eğitmenlere göre, toplumun her kesimine dokunan bu köklü kurumların pasifize edilmesi, sosyal entegrasyonu ve nitelikli iş gücü üretimini de sekteye uğratacak bir hata olarak değerlendiriliyor.
"Eğitimden tasarruf edilmez" çıkışı
Halk Eğitim Merkezlerindeki durumun vahametine değinen Hürriyetçi Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Ersin Dede, kurumun toplumsal kalkınmadaki kilit rolüne vurgu yaptı. Dede, bu merkezlerin bireylerin kişisel yetkinliklerini artırarak iş yaşamına katılımı güçlendirdiğini belirterek, "Halk Eğitim Merkezleri toplumun her tabakasına hitap eden, geniş bir eğitim yelpazesine sahip hayati kurumlardır. Toplumun eğitim kalitesini yükseltmek ve iş gücünü modernize etmek gibi asli görevleri vardır. Unutulmamalıdır ki eğitimden tasarruf olmaz" diyerek, uygulanan kısıtlama politikalarına sert tepki gösterdi.
Planlama ve mevzuat savunması: Pamukkale HEM’den açıklama
Sektördeki bu protesto ve tepki dalgasına karşılık Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi’nden bir açıklama geldi. Yapılan açıklamada, kursların şeffaf bir yapıda yürütüldüğü ve herkese açık olduğu hatırlatıldı. Mevcut ders saati planlamasının belirli bir stratejiye dayandığını savunan kurum yetkilileri, kotaların mevzuat çerçevesinde öncelik sırasına göre belirlendiğini ve mevcut ders saati dağılımının üç aylık bir dönemi kapsayacak şekilde rasyonel bir planlama dahilinde hayata geçirildiğini ifade etti. Ancak bu açıklama, işini kaybetme riskiyle yaşayan eğitimciler ve kurs bekleyen vatandaşlar arasındaki gerilimi dindirmeye yetmedi.