İZMİR HABERLERİ

Gediz’de korkutan rapor: Sanayi atıkları ve ağır metaller sofralarımızı tehdit ediyor!

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gediz Nehri’ndeki kirlilik yükünü ve kaynağını belirlemek amacıyla İZSU ve Ege Üniversitesi iş birliğiyle kapsamlı bir bilimsel takip başlattı. Yapılan analizler, sanayi ve tarım kaynaklı ağır metallerin yalnızca İzmir Körfezi’ni değil, bölgedeki gıda güvenliğini ve tarımsal sürdürülebilirliği de ciddi şekilde tehdit ettiğini kanıtlıyor.

Abone Ol

Son Mühür/ Beste Temel- İzmir Büyükşehir Belediyesi, "Sağlıklı Körfez" vizyonu kapsamında Ege’nin can damarı olan Gediz Nehri’ndeki kirlilikle mücadelede vites yükseltti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan talep edilen denetim ve ceza yetkisinin geri çevrilmesine rağmen geri adım atmayan Büyükşehir, körfezi kirleten ana unsurları bilimsel verilerle kayıt altına alıyor. Denizdeki kirliliği insansız hava araçlarıyla anlık izleyen belediye ekipleri, diğer yandan nehrin su kalitesini düzenli analizlerle mercek altına alarak sanayi ve tarım kaynaklı atıkların izini sürüyor.

İzmir ve Manisa güçlerini birleştirdi: Aylık veriler yıllık rapora dönüşüyor

Gediz Havzası’ndaki kirlilik haritasını çıkarmak amacıyla İZSU ve Ege Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen çalışmalarda, stratejik öneme sahip yedi farklı noktadan düzenli numuneler alınıyor. Prof. Dr. Yusuf Kurucu’nun bilimsel liderliğinde yürütülen bu geniş kapsamlı projeye, nehrin büyük bir bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de veri desteği sağlıyor. İzmir’in giriş kapısı olan Emiralem Boğazı’ndan döküldüğü son noktaya kadar adım adım izlenen nehirdeki değişimler, aylık periyotlarla raporlanıyor. Bir yılın sonunda tamamlanacak olan bütünleşik analiz sayesinde, kaynağında temiz olan suyun hangi noktalarda ve hangi kirleticilerle kirlendiği kesin olarak saptanacak. Bu veriler, kirlilikle mücadelede karar vericiler için en somut yol haritasını oluşturacak.

Nehrin kirlilik yükü körfez ekosistemini tehdit ediyor

Projenin bilimsel detaylarını paylaşan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz’in yaklaşık 400 kilometrelik yolculuğu boyunca taşıdığı kirlilikten en büyük zararı, havzanın en sonunda yer alan İzmir’in gördüğünü vurguladı. Nehrin taşıdığı ağır metal ve kimyasal yüklerin körfezdeki balık ölümleri, koku sorunları ve alg patlamalarının temel tetikleyicisi olduğunu belirten Kurucu, durumun ciddiyetini verilerle açıkladı. Özellikle kış aylarında nehir vasıtasıyla körfeze tonlarca azot ve fosforun taşındığı tespit edildi. Bu aşırı besin yükü, su altındaki oksijeni tüketerek sucul yaşamı durma noktasına getirirken, alüminyumdan kadmiyuma kadar pek çok ağır metalin sanayi tesisleri aracılığıyla nehir suyuna karıştığı bilimsel olarak kanıtlandı.

Sadece deniz değil tarım ve gıda güvenliği de tehlike altında

Gediz Nehri’ndeki kirlilik sadece bir çevre sorunu olmanın ötesine geçerek doğrudan sofralarımızı tehdit eden bir gıda güvenliği krizine dönüşüyor. Tarımsal sulamada kullanılan kirlenmiş suyun, uzun vadede toprağın yapısını bozarak çoraklaşmaya neden olduğu ve yetiştirilen ürünlerin kalitesini düşürdüğü ifade ediliyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın büyük bir hassasiyetle üzerinde durduğu proje, tarımsal gübre yönetiminin ve sanayi atık kontrolünün ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Gediz’in yanı sıra Ağıl Deresi gibi yan kolları da takibe alan İZSU, izleme noktası sayısını artırarak havzanın tamamını kontrol altında tutmayı hedefliyor. Uzmanlar, hem nehir hem de körfez ekosisteminin kurtarılması için tüm kurumların elini taşın altına koyması gerektiği çağrısını yineliyor.