Ferdi Özbeğen yol arkadaşımdı benim... 70'li yıllarda yoğunlaşan, binlerce genç kanı döken sağ-sol kavgasının ve 12 Eylül'deki ihtilalle alevlenen acıların tam ortasında umut veren, duygularımızı coşturan, benim romantik yıldızımdı Ferdi Özbeğen...
Onu her dinleyişimde, tüm sorunları unutuyor, piyanosunun tuşlarına dokunduğu her an, umuda yolculuk yapıyordum yüreğimde...
Ferdi Özbeğen benim için "çok klas bir müzisyendi", duygularımın dışa vurumu, dile gelmesiydi.

***

Sezen Aksu, Ferdi Özbeğen, Zülfü Livaneli, Pink Floyd ve Ahmet Kaya ile çevrelenen Konya'daki üniversite yıllarımda, gece yatmadan önce dinlediğim, adamı çıldırtacak kadar yoğunlaştığım final sınavlarımda bana şarkılarıyla "sabretmeyi" öğreten, dinlendiren, yüreğimi coşturan bir sanatçıydı Ferdi Özbeğen...
Albümlerinin çıkışını dört gözle beklerdim, çünkü başka bir duygu patlamasıydı Ferdi Özbeğen'i dinlemek benim için...
Aşkımın dile gelmesi, sevdamın yüreklenmesiydi. İşte o yüzden:
"Büklüm Büklüm'ü dinlerken umut ettim.
"Dilek Taşı"nda, "Her Gece"de sabretmeyi, sevmeyi öğrenim.
"Gülmek İçin Yaradılmış"ta güzellikleri yüreğimde yaşadım.
"Kandil"de vefasızlığın ne demek olduğuna tanık oldum..
"Piyanist"te, Ferdi Özbeğen'i hissettim.
Bu şarkıların çoğunun bestecisi Ferdi Özbeğen değil, söz yazarı da... Ama hepsinin ortak değeridir Özbeğen...
Her bilinen şarkı, onun piyanosu ve yorumuyla yeniden vücut bulurdu sanki, yüreğimizi sarardı; duyguların prensiydi, o binlerce kez dinlenen şarkılara o farklı bir şöhret katıyordu.

***

Ferdi Özbeğen'in müziğe kattığı çok önemli bir değer de var, o da popüler müziğine verdiği can suyu... 12 Eylül ihtilalinin sanatçıya yüreğinden vurduğu, kimsenin ne yapacağını bilmediği, korktuğu, yıldığı, müziğin duraklama dönemi girdiği günlerde patladı Ferdi Özbeğen...
Şarkılar bir bir çalınmaya başladıkça rodyolarda, televizyonda, o şiddet günleri umuda dönüştü. Öfkeler, Özbeğen'ın şarkılarıyla dindi, yürekler yıkandı, umutlar filizlendi.
O yılları hiç unutmadım, her bir kare film şeridi gibi gözlerimin önünde... O yüzden bilirim Ferdi Özbeğen'in değerini...
O, bir devri başlatan, piyanist solistliği ziveye taşıyan, ödüllerle süsleyen büyük bir müzisyendi. Sahnelerde yıllarca hor görülen ustası Yaşar Güvenir'i bile yücelten bir konuma getirdi Ferdi Özbeğen...
Ardından bir diğer usta Ümit Besen... Cengiz Kurtoğlu..

***

Hastalığının hayatını tehdit ettiği günden beri basında daha sık izliyordum Ferdi Özbeğen'i... Bir İzmirli hemşehrisi olarak, hiç bırakmadım peşini...
Ben de bir Sezen Aksu'nun arşivi vardır bir de Ferdi Özbeğen'in, eksiksiz...
Bodrum sevgisini çok iyi bilirim, orada dostlarıyla yalnızlığı yaşadığını da...
Üzgünüm, kırgınım.
Üzgünüm çünkü, Ferdi Özbeğen, sahnelerin gördüğü en efendi, en kültürlü, en duygusal, müzisyendi. Dosttu, ortak yürekti. Bitti, gitti.
Kırgınım; dostları vefasızdı yalnız bıraktılar onu, son nefesinde bile... Türkiye onu anlamadı, değerini de bilemedi.
Ama ben ve benim gibiler, hep onu yaşatacak, yüreğinde, şarkılarında... 

Bugün onun ölümünün 8. yıldönümü... Şarkılarıyla yine gündemde...
Ve benim yine vazgeçilmez yol arkadaşım....