GÜNDEM HABERLERİ

Evlenmeden önce miras sözleşmesi yapacaklar dikkat! Yargıtay emsal bir karara imza attı!

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, evlenmeden önce miras sözleşmesi yapmayı düşünen eş adayları için emsal niteliğinde bir karar aldı. Daire, "Evlenmeden önce yapılan mirastan feragat sözleşmesinin hukuki sonuç doğuracağı" ifadesiyle bu tür sözleşmeleri geçerli kabul etti.

Abone Ol

İçtihat Bülteni Uygulaması'ndan alınan bilgilere göre, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, taraflar arasında açılan ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'ne kadar uzanan bir mirasçılık belgesinin iptali davasına emsal teşkil etti. İddialara göre, 31 Ekim 2021'de vefat eden Fikret A., ikinci evliliği sırasında, nikahtan yaklaşık 15-20 dakika önce Perihan isimli kişiyle karşılıklı imzalar atılmadan mirastan feragat sözleşmesi imzaladı. Fikret A.'nın ölümünün ardından tüm mal varlığı, ilk evliliğinden olan çocuklarına kaldı.

Bunun üzerine, yeni eşi Perihan, vekil avukatı aracılığıyla sözleşmenin nikahtan 20 dakika önce yapıldığını, o sırada miras hakkı bulunmadığını ve sözleşmenin doğmamış haktan feragat anlamına geldiğini ileri sürerek mirastan feragat sözleşmesinin iptali için dava açtı ve daha sonra Sulh Hukuk Mahkemesi'nden mirasçılık belgesi aldı. İlk eşinden olan ve mirasçı olarak görünen Fikret A.'nın çocukları ise, karşı dava açarak, kötü niyetle Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan mirasçılık belgesinde davalının mirastan feragat etmesine rağmen mirasçı olarak gösterildiğini belirtti. Davalının mirasçı sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen mirasçılık belgesinin iptalini talep ettiler.

İmzaladığını iddia etti

Davalı vekili, müvekkilinin mirastan feragat ve evlilik sözleşmesi niteliğinde herhangi bir belge imzalamadığını, evlenme heyecanı içindeki müvekkiline evlilikle ilgili belgelerden bahsedildiğini, nikah öncesinde kendisine evlilik için gereken belgelerin iletildiğini belirtti. İmzalanan sözleşmenin doğmamış haktan feragat anlamına geleceğini ifade eden davalı vekili, feragat sözleşmesinin birçok hukuki ve fiili nedenlerle geçersiz olduğunu savundu. Ayrıca, davaya konu olan Tokat 1. Noterliği'nde düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin yok hükmünde olduğunun tespitini talep etti.

Karşı davanın kabulüne karar verdi

İlk Derece Mahkemesi, yüksek mahkeme içtihatlarıyla birlikte değerlendirerek, mirastan feragat sözleşmesinin imzalandığı tarihte mirasçılık sıfatı bulunmayan davalı-karşı davacı (Perihan) ile miras bırakan arasında yapılan mirastan feragat sözleşmesinin geçerli bir feragat sözleşmesi olmadığı gerekçesiyle asıl davayı reddetti. Ayrıca, karşı davayı kabul ederek Tokat 1. Noterliği'nde düzenlenen Mirastan Feragat Sözleşmesi'nin geçersiz olduğunun tespitine karar verdi. İlk Derece Mahkemesi'nin kararına karşı, merhumun yakınları istinaf başvurusunda bulundu.

Karar yerinde bulundu

Bölge Adliye Mahkemesi, dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin imzalandığı tarihte davalının mirasçı sıfatının bulunmadığını, feragat sözleşmesinden sonra nikah akdinin gerçekleştirildiğini ve eşin doğmamış haktan feragat edemeyeceğini belirtti. Bu nedenlerle mirasçılık belgesinde bir hata olmadığını ifade ederek asıl davanın reddi ve karşı davanın kabulü yönündeki kararın hem usul hem de esas bakımından hukuka uygun olduğuna hükmetti. Davacılar-karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetti. Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına karşı, süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekili temyiz başvurusu yaptı.

''Hukuki sonuç doğurur''

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesi sonucunda şu karara ulaştı: "İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince sözleşmenin düzenlediği tarihte davalı-karşı davacı Perihan'ın miras bırakanla evli olmaması, henüz mirasçılık sıfatı kazanmayan Perihan yönünden sözleşmenin doğmamış haktan feragat niteliğinde olması nedeniyle sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de, Perihan'ın, nikah akdinin gerçekleşmesinden 15-20 dakika önce sözleşmeyi imzalaması karşısında evlilik beklentisinin yüksek oluşu, miras bırakanın ölüm anına kadar ise zaten mirasçılık sıfatının doğmasının mümkün bulunmaması, miras bırakan ölümü ile mirasçılık sıfatını kazanması nedeniyle dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olduğu anlaşıldığından, karşı davada mirastan feragat sözleşmesinin iptaline yönelik talebin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir"