Son Mühür- Geçtiğimiz yıl Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alındığı tarih olan 19 Mart sonrası muhalif kanatta oluşan direnç rüzgarı, bir yıllık sürenin ardından tartışma konusu olacak bir duruma geldi.
Ekrem İmamoğlu'na yönelik davanın tamamen siyasi olduğunu düşünenlerin oranındaki çarpıcı düşüş Veri Enstitüsü'nün son çalışmasına yansıdı.
Mart 2025'de davaya siyasi bulanların oranı yüzde 46 iken, Mart 2026'da bu oranın yüzde 27'ye düştüğü görülüyor.
Tam tersi görüş bildirenlerin oranı ise yüzde 12'den yüzde 21'e çıkmış durumda.
Siyasi soğumaya dikkat...
İmamoğlu'na yönelik toplumsal destek de azalma mı var? sorusunu gündeme getiren tabloyu değerlendiren Prof. Dr. Seda Demiralp, siyasi soğumaya dikkat çekti.
''Veri Enstitüsü bulguları ve bu bağlamda siyasi yılgınlık-siyasi dirençlilik gerilimi oldukça tartışıldı'' hatırlatmasında bulunan Demiralp,
''Türkiye'de siyasi yılgınlık, siyasi soğuma ya da "apati" olgusunun- yüksek oy kullanma oranları maskelese de- ciddi bir sorun olmaya başladığına uzun süredir dikkat çekmeye çalışıyorum.
Bununla birlikte, bilhassa derinlemesine görüşmelerde ortaya çıkan bir gerçek var'' değerlendirmesinde bulundu.
Ağır bir hayal kırıklığı...
''Türkiye'de siyasete yönelik apatetik tutumların altında çoğu zaman gerçek bir umursamazlık değil, tersine, ağır bir hayal kırıklığı ve daha fazla duygusal hasar almaktan korunma amaçlı bir mesafelenme yatıyor'' vurgusunda bulunan Prof. Demiralp,
Bu önemli bir fark çünkü kök salmış bir umursamazlığı geriye döndürmek oldukça zordur, ama hayal kırıklığı onarılabilir. Dolayısıyla apati her zaman kalıcı bir teslimiyet değildir. Bazen direnci sürdürebilmek için enerjiyi koruma, bir nevi "duygusal ekonomi" çabasıdır. Bir çıkış gördüğünde cesarete dönüşebilir'' değerlendirmesinde bulundu.