Son Mühür- Türkiye ekonomisini uzman gözüyle mercek altına alan eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş,
''Önümüzdeki hafta küresel cephede İran kaynaklı jeopolitik risklerin enerji fiyatlarına etkisi, ABD'nin ticaret politikaları ve uluslararası güvenlik gündemi yakından takip edilecek. Türkiye gibi enerji ithalatçısı bir ekonomi açısından petrol fiyatlarındaki olası yükselişler, enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilecek en önemli dış risklerden biri olmayı sürdürüyor'' değerlendirmesinde bulundu.
Enflasyon bir numaralı gündem...
Dr. Ayhan Bülent Toptaş'ın önümüzdeki hafta ekonomide bizi neler bekliyor sorusuna verdiği cevapta öne çıkan detaylar şöyle...
Türkiye’de enflasyon yine ekonominin bir numaralı gündem maddesi. Geçtiğimiz hafta Haziran enflasyonunun beklentilere paralel olarak yüzde 1 civarında gerçekleştiği açıklandı. İlk bakışta olumlu olarak algılansa da bu açıklamaya bakılarak, para politikası açısından yeni bir dönemin başladığını söyleyebilmek çok zor. Türkiye ekonomisi yaklaşık bir buçuk yıldır yıllık enflasyonun yüzde 30’un üzerinde seyrettiği bir sürecin içinde. Seçim sath-ı mailine yaklaşılmaya başlanması nedeni ile yüzde 30’un aşağıya doğru kalıcı bir biçimde kırılamayabileceğine dair endişeler yoğunlaşıyor.
Gözler TCMB'de olacak...
Bu nedenle önümüzdeki hafta piyasaların odağında olası faiz indirimi beklentileri kadar Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelede temkinli duruşunu ne ölçüde ve nasıl koruyacağı da olacak. Erken veya güçlü bir gevşeme adımı, enflasyon beklentileri üzerinde yeniden baskı oluşturabileceği için piyasalar TCMB’yi yakından takip edecek.
Diğer yandan memur ve emekli maaşlarına yapılan zamlar kısa vadede hane halkı gelirini az da olsa desteklerken, bu zamların etkilerinin mali disiplin ve enflasyon hedefleri açısından nasıl yönetileceği izlenecek.
NATO zirvesinden ne sonuçlar çıkacak?
Önümüzdeki hafta Ankara'da gerçekleştirilecek NATO zirvesi de ekonomik mülahazaları bakımından yakından izlenecek başlıklardan biri. Zirvenin doğrudan ekonomiye yönelik bir gündemi bulunmasa da, Türkiye'nin Batı ile ilişkileri, savunma sanayii iş birlikleri, yabancı yatırımcı algısı ve bölgesel güvenlik konularında verilecek mesajlar, orta vadede risk primi ve sermaye akımları açısından önem taşıyor.
İzmir ekonomisi yaz döneminde...
İzmir açısından bakıldığında ise önümüzdeki hafta ihracat, turizm ve tarım sektörlerinden gelecek sinyaller takip edilecek. Yaz sezonuna girilmesi ile birlikte turizm ve hizmet sektöründe hareketlilik esnafın cirolarını desteklese de, yüksek işletme maliyetleri kârlılığı sınırlamaya devam ediyor.
İhracatçı firmalar ise döviz kurundaki kontrollü seyir ile yüksek finansman maliyetlerinin baskısı altında rekabet güçlerini korumaya çalışıyor. Tarımda hasadın hızlanması ile tarladaki fiyatlarla marketteki fiyatlar arasındaki olağan dışı farklılıkların yeniden tartışılması gündeme gelebilir.
Kısacası İzmir ekonomisi bir şekilde canlılığını korusa da, üretim, ihracat ve istihdamın daha güçlü bir ivme kazanabilmesi için fiyat istikrarının sağlanması ve finansmana erişim koşullarının iyileşmesi önemini koruyor.
Küresel piyasaların gündeminde...
Özetle, Önümüzdeki hafta küresel piyasalarda, İran kaynaklı jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarına etkisi ile ABD'nin para ve ticaret politikalarına ilişkin beklentiler belirleyici olacak. Bu nedenle yatırımcılar, risk iştahını etkileyebilecek diplomatik temasları ve küresel finans piyasalarından gelecek sinyalleri yakından izlemeyi sürdürecek.
Türkiye ekonomisi, enflasyonu kalıcı biçimde düşürme mücadelesini sürdürürken, aynı zamanda küresel belirsizliklerin oluşturduğu riskleri de yönetmeye çalışacak.