İZMİR HABERLERİ

Ege Üniversitesi’nin okyanus sağlığı projesine uluslararası destek

Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aysun Uğur Görgün’ün yürüttüğü ve IAEA tarafından desteklenen proje, nükleer ve izotopik tekniklerle okyanus sağlığını korumaya ve sürdürülebilir deniz yönetimine bilimsel temel sağlamayı amaçlıyor.

Abone Ol

Son Mühür/ Begüm Mol - Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Nükleer Bilimler Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aysun Uğur Görgün’ün Türkiye yürütücülüğünü üstlendiği “Strengthening Ocean Health for Sustainable Development: A Global Approach Using Nuclear and Isotopic Techniques” başlıklı proje, 2024-2025 IAEA Technical Cooperation Programme-INT7022 kapsamında desteklenmeye hak kazandı.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemiz öğretim üyesi Prof. Dr. Aysun Uğur Görgün’ün yürütücülüğünü yaptığı proje, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından desteklenmeye layık görüldü. Okyanus sağlığının korunması ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması açısından büyük bir potansiyel taşıyor. Nükleer ve izotopik tekniklerin bu alandaki uygulanabilirliğini ve gücünü ortaya koyan proje, küresel ölçekte bilimsel iş birlikleri ve yenilikçi çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacak. Bu tür çalışmalar, hem bilimsel altyapımıza güç katıyor hem de uluslararası arenada bilinirliğimizi artırıyor” dedi.

Bilimsel altyapı hedefleniyor

Projenin içeriği hakkında bilgi veren Prof. Dr. Aysun Uğur Görgün, “Okyanus sağlığı çevresel, ekonomik, toplumsal ve kültürel boyutlarıyla kritik bir öneme sahiptir. Ancak, bilimsel temelli ve doğrulanmış verilerin eksikliği, çözüm üretme sürecinde önemli bir engel oluşturuyor. Bu proje ile nükleer ve izotopik teknikler kullanarak yerel ve küresel deniz stres faktörlerinin dinamiklerini belirlemeyi, bu etkilerin izlenmesi için gerekli verileri elde etmeyi amaçlıyoruz. Bu veriler, deniz ekosistemlerindeki değişimleri daha iyi anlamamızı sağlayacak ve koruma çalışmalarına sağlam bir bilimsel temel oluşturacak. Özellikle deniz yönetiminde kanıta dayalı karar alma süreçlerini güçlendirmek, projenin öncelikli hedeflerinden biridir” dedi.

Kritik öneme sahip veriler

Prof. Dr. Görgün, nükleer ve izotopik tekniklerin sunduğu hassas ölçüm imkanlarının, deniz ekosistemlerindeki değişimlerin, kirliliğin kaynağının, yayılma hızının ve etkilerinin tespitinde eşsiz bir avantaj sağladığını vurguladı. “Bu sayede okyanuslardaki ekolojik dengeyi korumaya yönelik önlemler daha doğru, etkili ve zamanında alınabilir. Projemiz, yalnızca deniz ekosistemlerine katkı sunmakla kalmayacak, aynı zamanda küresel deniz yönetimi stratejilerine yön verecek bilimsel verilerin üretilmesi açısından da kritik bir rol üstlenecek” ifadelerini kullandı.

Kanıta dayalı yönetim

Projenin, katılımcı ülkelerin okyanus kirliliğinin etkilerini daha iyi anlaması için veri toplama kapasitelerini güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Prof. Dr. Görgün, “Civa, hidrokarbon, radyonüklid kirliliği, deniz biyotoksinleri, okyanus asitlenmesi ve karbon tutma kapasitesi gibi stres faktörleri hakkında kapsamlı veriler toplayacağız. Ayrıca petrol sızıntıları ve radyoaktif maddelerin kazara salınımının ekosistemler üzerindeki etkilerini değerlendirecek temel veriler oluşturacağız. Bu sayede, sürdürülebilir deniz yönetimi konusunda kanıta dayalı kararların alınması mümkün hale gelecek” dedi.