Spor Haberleri

Eda Savcıgil, kulaçlarıyla önyargıları yıktı!

İzmirli ultra maraton yüzücüsü Eda Savcıgil, İtalya’da düzenlenen Capri-Napoli solo tamamlayan ilk Türk yüzücü olarak ülkemizin büyük gururu oldu. Savcıgil, yarışmada son 1.5 kilometreyi tek kolla yüzerek yaşadığı zorlu süreci Son Mühür’e anlattı. Limitlerini zorlayan genç sporcu, açık denizlerdeki serüvenini ve karşılaştığı önyargıları paylaştı

Abone Ol

Son Mühür/Hüseyin Demir İzmirli ultra maraton yüzücüsü Eda Savcıgil, İtalya'da tarihi birinciliğe imza attı. Ülkemizin gururu olan 18 yaşındaki Savcıgil, Capri-Napoli açık deniz parkurunu solo tamamlayan ilk Türk sporcu olarak adını altın harflerle tarihe yazdırdı. Zorlu parkuru başarı bir şekilde tamamlayan genç sporcumuz antrenörü Bengisu Avcı ile büyük coşku ve sevinç yaşadı. Ülkemizin gururu olan Eda Savcıgil, yarışmadan sonra Son Mühür’e özel açıklamalarda bulundu. Genç sporcu, zorlu Napoli etabında yaşadığı zorlukları, mücadelesini ve karaya vardığındaki mutluluğu paylaştı. Toplumun oluşturduğu önyargıları attığı kulaçlarla kıran, limitlerini zorlayıp hayallerinden ve tutkusundan vazgeçmeyen Eda Savcıgil, denizde yaşadığı zorlu serüveni Son Mühür’e açıkladı.

“Limitlerimi zorladım”

Napoli parkunu yüzen ilk Türk sporcu olan ultra maraton yüzücüsü Eda Savcıgil, “Çok mutluyum ve gururluyum… Karaya çıktığımda, ülkemizin bayrağını dalgalandırdığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Yarışmanın en başından en sonuna kadar diğer ülkelerinin önünde yer aldım. Ay-yıldızlı bayrağımızın vermiş olduğu gururu taşıdım. Çok inanılmaz bir duygu içerisindeyim, hissettiğim duyguları kelimelerle ifade edemiyorum. Napoli parkunun 28 km parkurunu ilk yüzen Türk sporcuyum… Antrenman ve hazırlık sürecim çok zor ve yoğun geçti. Birbirinden zorlu çalışmalarla bu parkura en iyi şekilde hazırlandım. Suyun içerisinde uzun saatlerce antrenman yaptım. Öte yandan iki hafta öncesinde omzumda bir sakatlık yaşadım. Yarışmanın son bölümlerinde omzundaki acıyı hissettim. Acıyı o kadar derinden hissettim ki son 1.5 km tek kolla yüzdüm. Limitlerimizi zorladım ve istediğim başarıyı elde ettim” diye konuştu.

“Akıntılara karşı mücadele ettim”

Napoli parkurunda dalgalara, akıntılara ve rüzgara karşı mücadele ettiğini belirten ultra maraton yüzücüsü Eda Savcıgil, “Parkurumuz 28 km ama açık suda bu mesafe daha uzun geliyor. Akıntılara, dalgalara, rüzgarlara karşı mücadele ettim. Rotadan bir an çıktım sonra dönmek için çok çabaladım. Yarışın ortasında rahatsızlandım, tüm bunlara rağmen hiçbir zaman vazgeçmedim… Bana eşlik eden teknenin motoru bozuldu ve beni yalnız bırakmak zorunda kaldılar. Denizde tek başıma gittim. En çok tedirgin olduğum konulardan biri bu oldu. Daha sonra doktor teknesi yanaştı. Yaptığımız spor esasında fiziksel gücün yanında mental dayanıklık gerektiriyor” şeklinde konuştu.

“Belirsizlik içerisinde keyif alıyorsunuz”

Açık su yüzücülüğüne ilk başlangıcını anlatan Savcıgil, “Yüzmeye ilk İstanbul’da başladım. Hep havuzda yüzüyordum bir yaz tatilinde İzmir’de antrenman yaptığım takımı çok beğendim ve buraya taşındım. Bir yıl sonra Körfezin temizliği için yarış düzenlendi ve bu yarışta açık su yüzme yarışını çok beğendim. Havuzda sınırlarınız belli hep aynı şeyleri tekrar ediyoruz ama denizde kendimizi, çevremizi keşfederek o belirsizlik içerisinde keyif alıyorsunuz. Bu duyguyu tattıktan sonra açık su yüzücülüğüne devam ettim” ifadelerini kullandı.

“Yapamazsın diyenlere inat yaptım”

Genç sporcu, “Ekstrem sporları seviyorum. Toplumun bana karşı oluşturduğu algıları kırdığımı düşünüyorum. Yarışmadan önce bazı çevrelerde ‘yapamazsın’, ‘zayıfsın’ diye sözler duydum. Hep soğuk suda yüzmeyi sevdim. Bengisu Avcı ile tanıştıktan sonra birlikte buzda yüzme yarışmasına gittik. Orada ilk defa yüzmeme rağmen Dünya üçüncüsü oldum. Diğer rakiplerimiz her türlü imkanlara sahipti. Biz kısıtlı imkanlarla büyük başarılara imza attık. Bundan sonraki süreçte buzda düzenlenecek olan yarışmalarda birinci olmak istiyorum” dedi.

“Bengisu Avcı, ilham oldu”

Antrenörü Bengisu Avcı’yı ilham olarak benimsediğini belirten Eda Savcıgil, “Bengisu Avcı ile çalışmak benim için çok önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyleyebilirim. Bu sporu bildiği için her zaman sizin yanınızda oluyor. Kendisi çok iyi bir eğitimci ve mentör… Ne zaman sizi harekete geçirmesini çok iyi biliyor. Motivasyonum düştüğünde ondan her zaman güç alıyorum” diye konuştu.

“Önyargıları kırdım”

Atıığı kulaçlarla, mücadelesiyle toplumun oluşturduğu tabuları kırdığını vurgulayan Savcıgil, “Kadın bir sporcu olduğum için her zaman tepkiler aldım. Bir yarışta start alanında bu denizde köpekbalıkları var büyük balıklar küçük balıkları yer diye söylemlerde bulundu. Buna benzer fiziksel olarak zayıf olduğum için ‘yapamazsın’, ‘dayanamazsın’ diyenler oldu. Beylikdüzü’nde düzenlen yarışta 5 km birinci olduktan sonra kadın ve erkek genel klasmanı ayrılarak toplu bir klasman düzenlendi. Toplumun tabularını, önyargılarını kırdığım için mutluyum” dedi.

“Hayallerim için yüzüyorum”

Her zaman hayallerinin peşinde gittiğini vurgulayan Özel Rota Anadolu ve Fen Lisesi 12-ODTÜ sınıfının öğrencisi Savcıgil,“Kariyer hedef ve planlarımda fizyoterapist bölümünü okuyarak üniversiteden mezun olmak istiyorum. Daha sonra bu alanda uzmanlaşmayı hedefliyorum. Sporumuzda bu alan çok önemli olarak görüyorum. Kendime her zaman hayallerine doğru yüzmeye devam et dedim. Hayallerimin peşinden giderek tutkumdan vazgeçmedim. Açık su yüzücülüğü her geçen gün gelişiyor. Ülkemiz iklim, coğrafya ve kültür olarak bu spora uygun görünüyor. Önümüzdeki dönemlerde açık su yüzme alanında parkurlar artarsa daha iyi olacağını düşünüyorum. Bu spor branşı daha iyi tanıtıldığı sürece daha çok gelişecek” diye sözlerini sonlandırdı.