İZMİR HABERLERİ

DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Uygur'dan uzlaşı vurgusu

DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur; Meslek Fabrikası ve Kemeraltı Egemenlik Binası gibi kentin sembol yapılarındaki mülkiyet devirlerinin kapalı kapılar ardında değil, tam şeffaflık ve hukuki netlikle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Abone Ol

Son Mühür/ Osman Günden- İzmir'de tartışmalara konu olan ve birçok ismin karşılıklı açıklamalarda bulunduğu Meslek Fabrikaları sürecindeki tansiyon yüksekte kalmaya devam ediyor.

DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, şehirdeki mülkiyet devirleri ve tahliye süreçlerine dair yaptığı kapsamlı açıklamada, İzmir’in artık çatışmacı bir anlayıştan yorulduğunu belirterek; şeffaflık, hukuk ve uzlaşı vurgusu yaptı. Uygur, kentin geleceğinin "ben yaptım oldu" mantığıyla değil, toplumsal mutabakatla şekillenmesi gerektiğini savundu.

Toplumsal güven ve kararsız seçmen çıkmazı

İzmir’de siyasi iklimin giderek sertleşmesi, sadece bir yönetim krizi yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda halkın siyasete olan inancını da derinden sarsıyor. Aybar Uygur, bu karşıtlık siyasetinin doğal bir sonucu olarak kararsız seçmen oranındaki artışa dikkat çekti. Kamu yararının gözetilmediği, şeffaf yürütülmeyen her idari adımın, yurttaşın devlete olan güven bağını zayıflattığını belirten Uygur, İzmir’in acil ihtiyacının sağduyulu bir yönetim dili olduğunu ifade etti. Kentin dinamiklerini yok sayan uygulamaların, toplumsal barışı zedeleyen bir güvensizlik sarmalı yarattığına vurgu yapıldı.

Mülkiyet devirlerinde şeffaflık ve hukuk vurgusu

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından mülkiyeti devralınan Halkapınar’daki eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Tepecik’teki eski gasilhane ve Kemeraltı’ndaki Egemenlik binası gibi kentin hafızasında yer eden yapılar, tartışmaların odağında yer alıyor. Bu devir süreçlerinin kamuoyuna açık ve katılımcı bir metotla yönetilmesi gerektiğini söyleyen DEVA Partisi İzmir İl Başkanı, idari kararların kapalı kapılar ardında değil, İzmir halkının gözü önünde verilmesi gerektiğini belirtti. Uygur, özellikle vakıf senetlerinin kapsamı ve devir gerekçelerinin tüm hukuki detaylarıyla birlikte halka açıklanmasının bir zorunluluk olduğunu hatırlattı.

Ramazan Bayramı’nda tahliye girişimi: Manevi hassasiyetler göz ardı edildi

Halkapınar’daki eski DGM binasına yönelik tahliye çabalarının zamanlaması, kamuoyunda ciddi bir tepkiyle karşılandı. Dayanışma ve birlik ruhunun en yüksek olduğu Ramazan Bayramı sürecinde bu tür fiili müdahalelerin yapılmasını eleştiren Aybar Uygur, bu yaklaşımın toplumun manevi değerlerine aykırı düştüğünü savundu. Hukuki süreçlerin nihai bir karara bağlanmadan, aceleci tavırlarla yerleşik kamu hizmetlerini aksatacak adımlar atılmasının, devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığı ifade edildi. Uygur’a göre, manevi hassasiyetlere duyarsız kalan uygulamalar, sadece birer idari işlem değil, toplumsal hafızaya yönelik birer saygısızlık niteliği taşıyor.

Uzlaşı kültürü ve İzmir’in gelecek projeksiyonu

İzmir’in gerçek potansiyeline kavuşması için dayatmacı politikalardan arınması gerektiğini savunan DEVA Partisi İl Başkanlığı, çözümün ancak ortak akıl platformlarında aranabileceğini belirtti. Meslek odalarından yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarından sıradan vatandaşa kadar geniş bir yelpazenin karar süreçlerine dahil edilmesi gerektiği ifade edildi. Aybar Uygur, adaletin ve şeffaflığın esas alındığı bir yönetim modelinin, kenti kutuplaşmadan kurtaracak tek formül olduğunu dile getirerek; İzmir’in çatışma üzerinden değil, çözüm odaklı bir siyasetle büyümesi gerektiğinin altını çizdi.