Gündem Haberleri

Dervişoğlu tarih verip meydana çağırdı! "Şanlı bayrağımızı ellerinize alıp gelin"

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu partisinin haftalık grup toplantısında önemli açıklamalar yaparak 27 Haziran'da Ankara'da miting gerçekleştireceğini duyurarak vatandaşı bayrağını alıp katılıma davet etti.

Abone Ol

Son Mühür- İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu'nun konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde;

"Kendime de sizlere de bir soru sorarak başlamak istiyorum.

Ekranlarda neler görüyoruz? İki haftadır sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar her tarafta tek bir konu var. Bu gündem salt bir parti meselesi olarak ele alınıyor. Ekranları seyredince zannedersiniz ki memlekette başka bir şey yaşanmıyor. Sanki hiç kimse bir şey yapmamış da bu sorun kendi kendine ortaya çıkmış gibi davranıyorlar.

Bu cambaza bak oyunuyla milletimizin gözüne perdeler indiriliyor. Kimdir bunun sebebi? İktidar ve ortaklarıdır. Buna ses etmeyenler ve itiraz etmeyenlerdir. Çözümü nedir? Duyduğunu ayırt etmektir, gördüğünü anlamaktır; yani idraktir değerli arkadaşlarım. Biz İYİ Parti'yi bu idrakle kurduk. Niye kurulduysak, hangi amaçla yola çıktıysak o menzile varmadan vallahi billahi durmayacağız.

"Ülkenin çivisi çıkmıştır"

"Değerli arkadaşlarım, bugün iktidar kendi kendini yiyen bir yılan misalidir. "Bozukluğu düzeltirim" diyemiyor çünkü eğrilik kendisinden kaynaklanıyor. Çünkü her seferinde biliyor ki daha da berbat eden kendisidir. O sebeple ötekine berikine operasyon çekiyor. Günde 10 meyve veriyor, 9'u zehirli. Bu sebepledir ki Türkiye boğazına kadar çamura bulanmış haldedir. Tezgah belli: Vatandaşın sorunlarını biriktir, zaten vatandaş Erdoğan'a bakar, o sırada meseleler sağa sola savrulur. Bunlarda ilke yok, düstur yok, akıl yok; çünkü bunlarda vicdan yok. Ama biz buradayız, varlığımız bütün bu oyunların panzehiridir.

Yaşadığımız tüm bu krizlerin, sokaktaki buhranın, cüzdandaki yangının, hanemizdeki acıların bir tek sebebi var: O da Türk devletinin boynuna bir kement gibi geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'dir. Bunun kurbanı, cübbesine düğme dikilen yargıdır. Tek adamın dar kalıplarına hapsedilmek istenen bu sisteme geçildiği günden beri ülkenin çivisi çıkmıştır.

Hatırlayın; ormanlarımız cayır cayır yanarken kurumlar müdahale etmek için bekledi. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tek bir kararla yönetilen, kâr payı dağıtan şirkete dönüştürülmüştür. Söylemeden geçmeyeyim; her birinizin üzüm misali birbirinize bakarak kararmasına gerek yok. Üzerinize vazife olan işleri yapın. Cenab-ı Hakk'ın kelamı açık. 7'den 70'e sağcısı, solcusu, dindarı fark etmez. İsrail gelir, bunların nasıl bir katliam makinesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Karanlık odaklara sığınarak sağa sola sataştıklarını da biliyoruz. Kudüs'e vali bulurlar merak etme. Ayrıca artık vali değilsin, bakansın. Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı olmak en şerefli görevlerden biridir. Anladık dindarsın da işinize bakın; sokaklarda asayiş sorunları kaynıyor. 7/24 buna vakit ayırsan belki yine kafi gelmez."

Allah aşkına biriniz de işini layıkıyla yapsın!

Sorunlar var; konuşturmuyorlar, dinlemiyorlar, çözmüyorlar. 5 Haziran'da TÜİK rakamlarını açıkladı, yıllık enflasyon yüzde 32,61. Hedef tutturamayınca... "En kötü kim yönetecek?" olimpiyatlarında zafere koşuyoruz. Bir kişi eskiden emekli olduktan sonra evladının düğününü de yapabilirdi, şimdi ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Soframızdaki zeytinin oranı, peynirin oranı azalırken, her sabah yeni bir cehenneme uyanıyorken icraat yapması gerekenler her sabah ekrana geçip sabır diliyorlar.

Sayın Şimşek 3 yıllık dönemde ne yapmıştır? Faizi çıkarmış, üretim durmuş, yatırım baskılanmıştır. Faiz düşürülünce enflasyon yeniden hortlamıştır. Şimşek göreve geldiğinde dolar 21 liraydı, şimdi 45 lira. Küresel yatırımcıya sunumlar yapıyor, kaynak arıyorlar. KOBİ'nin KDV alacağı hala devlette beklemektedir. Teknoloji girişiminin teşviki geçen yıldan kalmadır. Gelir vergisi dilimleri 10 yıldır güncellenememektedir.

Biz İYİ Parti olarak sadece eleştirmekle yetinmiyoruz, çözümleri de söylüyoruz. 5 kısa vadeli adımın atılması yeterlidir:

  • KOBİ'nin, sanayicinin KDV alacaklarının ödenmesidir.
  • Esnafın, sanayicinin SGK ve vergi borçlarının teminatsız olarak taksitlendirilmesidir.
  • Teknoloji girişimcilerinin geçen yıldan kalma teşviklerinin ödenmesidir. Vaddettiğiniz miktarlar kuşa dönmüş haldedir.
  • Mazottaki ÖTV'yi kaldırın çiftçi ve üretici için.
  • Gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesidir.

Bu 5 adım da mucize değildir; insanlığın ve yurttaşlığın gereğidir. Vatana ve millete olan borcunuzdur. Yapmıyorsanız gidin arkadaş! Gelip de yapacak olan var.

Bu ülkeye bir bereket barışı lazımdır. Tam 20 yıl boyunca Türkiye ekonomisinden nemalanacak ama tek kuruş vergi ödemeyecekler... Bu, yapısal krizin ne denli derinleştiğinin kanıtıdır. Bu ülkenin tüm yükünü taşıyan dürüst mükellefler; bunların günahı nedir? Bu çifte standart toplumun adalet duygusunu kökten sarsmaktadır. Merkez Bankası'nın rezervlerini seçim toplumuna göre ayarlamasının sonu Türkiye piyasasının... İhtiyacımız olan şey, geçici kaynak algısıyla zorlaştırmak değildir.

Bu sistemin en sevdiği şey denetimsizliktir. Hesabı sorulmaz bir hortum yaratılıyor. Alın size en taze örneği: Eskişehir Mihalıççık'ta, Doruk Madencilik'te yaşananlar... Hakkını isteyen işçinin önüne barikat kuruluyor ama iktidarın gözdesi o holdingin önüne tek bir barikat bile kurulmuyor. Safımız işte o hakkını arayanların safıdır. Ömrümüzün sonuna kadar da hak mücadelesinin yanında olacağız.

Seçtiği belediyeye çöküyorsunuz, sonra vatandaşa diyorsunuz ki: "Sokağa niye çıktınız?" Hepimiz itidalli olalım ve olmalıyız. Yüce Meclis'in itibarını kirletmeyelim. Arı kovanına ikide bir neden çomak sokuyorsunuz? Bunca yargısız infazların maksadı ne soruyorum; terörsüz Türkiye mi?

"Milletin iradesi İmralı'da değildir"

"Çiftçi borç batağında, tarlası ipotekli. Bu çarpık tarım politikası yüzünden Anadolu'da tarım durma noktasına geldi. Nasıl emeğinin hakkını savunanların yanında durduysak, burada da safımız bellidir.

DEM Partili Meclis Başkanvekili çıkmış, İmralı'yla görüşmüş, dönüyor ve "Bir kök yasa hazırlanacak" diyor. Belli örgüt mensuplarının Türkiye'ye gelmesinin önü açılacakmış, bunun için de İmralı'daki bebek katiline özgürlük mitingleri yapacaklarmış. Hiç yadırgamıyorum. Siz İmralı'daki bebek katiline "kurucu lider" derseniz, elbette ki olacağı budur. Açık ve net olarak ifade ediyorum: Bu millet, şehit analarının gözyaşlarını unutmamıştır, unutmayacaktır! Bu millet terörün bedelini gencecik fidanlarıyla ödedi. Milletin iradesi İmralı'da değil, bu kürsüdedir."

Kök yasa ne demektir? Kim uydurmuştur? Pervin Buldan ve avanesi bu talebi Ankara'ya taşımak istiyor. Biz görüyor muyuz, görmüyor muyuz onu anlayacağız ama bildiğim bir şey var: Bu millet ihanete izin vermeyecektir."

27 Haziran'da davet

"27-28 Haziran'da Öcalan'a özgürlük mitingi yapacaklarmış, buyursunlar da yapsınlar. Türkiye'yi sahipsiz zannediyorlar. Ben Müsavat Dervişoğlu olarak büyük Türk milletini arkama alıp Tandoğan Meydanı'na çıkacağım. Herkesi 27 Haziran Cumartesi günü Tandoğan Meydanı'na bekliyorum. Şanlı bayrağımızı ellerine alıp gelsinler, o gün bütün Ankara gelincik tarlasına dönecek."