Kabine Toplantısı'nın sona ermesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın açıklamalarında ana gündem maddesi, İran-İsrail gerilimi oldu.
"Ülkemiz ve Endonezya için hayırlı olmasını diliyorum!"
Endonezya ile yapılan Milli Muharip Uçak KAAN anlaşması hakkında konuşan Erdoğan, "2 sene önce tanıtımını yaptığımızda birilerinin 'kalorifer peteğine benziyor' diye dalga geçtiği KAAN uçağımızın ihracatında önemli bir imza attık. Toplam tutarı 15 milyon doları bulan bu anlaşmanın ülkemiz ve Endonezya için hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
"Sinsi amaçları olduğu anlaşılıyor!"
İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırılar ve iki ülke arasındaki gerilim hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemizde bir süredir çok ciddi gerilim, çatışma, savaşlar yaşanıyor. Rusya-Ukrayna savaşı her iki tarafı da yıpratan ağır sonuçlarıyla sürüyor. İsrail soykırım ile Lübnan ve Suriye'de gerçekleştirdiği pervasız eylemler hepimizin yüreğini kanatıyor. Aynı İsrail şimdi de komşumuz İran'a karşı saldırı başlattı. Saldırının aslında çok kapsamlı, sinsi amaçları olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılıyor.
En başından beri İran'ın nükleer programıyla ilgili müzakere masasında yürütülmesi gerektiğini savunduk bugün de aynı noktadayız. Şimdiye kadar Amerikan Başkanı sayın Trump, Pezeşkiyan, Putin, Sisi, II. Abdullah, Muhammed bin Selman, Şerif, Şara, Heysen bin Tamık, El Sabah, Sudani'nin de aralarında olduğu birçok liderle görüşmem oldu. Görüşmelerde İsrail'in artık haydutluğa varan saldırganlığının bölgemiz için oluşturduğu tehdit ve tehlikelere dikkat çektik. Türkiye olarak kolaylaştırıcılık dahil üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazır olduğumuzu tüm muhataplarımıza açık açık aktardık. Masada çözebilecek meseleleri silahla, kaosla, önüne gelen herşeyi bombalamayla halletmeye çalışmanın ileride nelere yol açacağını kimse tahmin edemez." dedi.
"İş işten geçmiş olacak!"
"Batı'nın sınırsız desteğiyle İran'a saldıran, Gazze'yi yerle bir eden bölgedeki her ülkeye kabadayılık taslayan İsrail aslında ne yaptığının farkında değil. Belki ileride yaptığı hatanın farkına varacak ama korkarız iş işten geçmiş olacak. Hiçbir ülke kendi sınırlarından ibaret değildir. Bölgedeki her hadise tüm toplumları yakından ilgilendirir, etkiler, orta ve uzun vadeli sonuçlar doğurur. Filistin halkına ve topraklarına saldırmak sadece oradaki birkaç milyonla sınırlı hadise değildir.
İran'a saldırmak da sadece İran'ı ilgilendiren vaka da değildir. Aynı tespitleri Hindistan, Pakistan, Türk Cumhuriyetleri, Kuzey Afrika'yla ilgili yapabiliriz. Bölgemizde hakikatler gözetilmeden atılan her adım ileride yaşanacak başka felaketlere davetiye çıkartır. Bu felaketler de zalimlerin bertaraf olmasıyla sonuçlanır. İsrail yaptığı her zulümle, döktüğü her kanla, işlediği insanlık suçuyla adım adım kendi varlığını ve toplumun geleceğini riske etmektedir. Zulümle abad olunmaz. Zulmün sonu derin bir pişmanlıktır.
Türkiye ve Türk milleti olarak medeniyet mirasımızın bize vazettiği adalet, hakkaniyet, vicdan çerçevesinde önce kendi vatandaşlarımızı, kardeş ve dost toplulukları ve en nihayetinde tüm insanlığı kucaklamak için samimi gayret içindeyiz."
"Tepenize yumruğu indirebilir!"
İktidara geldiklerinde caydırıcılık gücünün altını dolduracak kayda değer birikimin olmadığını söyleyen Erdoğan, "Yakın zamanda Balkanlar'da, Karabağ'da, Libya'da, Suriye'de bu yaklaşımın neticelerini hep birlikte takip ettik. İnşallah bundan sonra da sadece kendi içimizde birliği, beraberliği, kardeşliği yüceltmekle kalmayacak aynı iklimin bölgede sağlayacak girişimlerimize devam edeceğiz. Siyasi, sosyal, ekonomik, askeri olarak güçlü değilseniz, kendinize yeterli değilseniz, caydırıcılık seviyesine ulaşamamışsanız işiniz çok zordur.
Her an kendinizi sizden güçlü gören birisi tepenize yumruğu indirebilir. Haraca bağlayabilir, zelil bir duruma düşürebilir. Millet olarak böyle utançla yaşamaksa ölmeyi tercih edecek karaktere sahibiz. Toprağın üstünde onursuzca yaşamaktansa toprağın altında şerefli yatmayı yeğleriz. Bu duruma düşmemek kimilerinin yaptığı gibi öyle lafla, edebiyatla mangalda kül bırakmayan afaki söylemlerle olmuyor. Bunun için çalışacaksınız, geliştireceksiniz, üreteceksiniz, ter dökeceksiniz.
Rüştünüzü tüm dünyaya ispat edeceksiniz. İktidara geldiğimizde ülkemizde savunma sanayi alanında gerçek anlamda dişe dokunur caydırıcılık gücünün altını dolduracak kayda değer birikim yoktu." ifadelerini kullandı.