GÜNDEM HABERLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ben de bir dedeyim ve 9 tane torunum var"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Albayrak Grubu tarafından düzenlenen "Hane" temalı İslam Sanatları Sergisi'nin açılışında, geleneksel sanatların İslam medeniyetinin estetik şuurunu yansıtan en somut belgeler olduğunu vurguladı. İstanbul'un hat ve tezhibin küresel başkenti olma mirasına dikkat çeken Erdoğan, teknolojik kuşatmaya karşı bu kadim sanatların yaşatılmasının hayati önem taşıdığını belirtti.

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı "Hane" İslam Sanatları Sergisi’nin açılış töreninde, Türkiye’nin demografik yapısı ve aile kurumunun geleceğine dair kritik mesajlar verdi. Albayrak Grubu tarafından geleneksel hale getirilen ve bu yıl 12. kez sanatseverlerle buluşan organizasyon, İslam sanatının zengin mirasını "Aile" teması ekseninde bir araya getirdi. Programda sanatçılar ve gençlerle samimi bir söyleşi gerçekleştiren Erdoğan, nüfus artış hızındaki yavaşlamadan duyduğu endişeyi dile getirirken, güçlü bir Türkiye için kalabalık aile yapısının hayati önem taşıdığını vurguladı.

İslam sanatında "Hane" temalı 12 yıllık birikim

Serginin küratörlüğünü üstlenen Yasemin Karaca, açılış sonrası koleksiyonun tarihçesi ve sanatsal vizyonu hakkında önemli bilgiler paylaştı. Albayrak İslam Sanatları Koleksiyonu'nun on iki yılı geride bıraktığını ifade eden Karaca, her yıl özgün bir tema belirlenerek sanatçıların bu çerçevede yeni eserler ürettiğini belirtti. "Hane" isminin verildiği bu yılki serginin, özellikle genç kuşak sanatçılar için bir okul niteliği taşıdığını kaydeden Karaca, koleksiyonun bugüne dek üç kıtada 3 milyondan fazla ziyaretçiye ulaşarak küresel bir başarı elde ettiğini hatırlattı. Geçtiğimiz yıl "Adalet" kavramına odaklanan serginin yoğun ilgi gördüğünü belirten küratör, 2025 yılı içerisinde 7 farklı ülkede ve Türkiye’nin 10 ilinde Kültür Yolu Festivalleri kapsamında sanatseverlerle buluşacaklarını duyurdu.

"Güçlü aile, güçlü millet" vurgusu

Yasemin Karaca’nın, aile içindeki kimliklerinden hangisini daha çok benimsediği yönündeki sorusunu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dede olma vasfının kendisi için özel bir huzur kaynağı olduğunu ifade etti. Halihazırda dokuz torun sahibi olduğunu belirten Erdoğan, "En az 3 çocuk" çağrısını yineleyerek, bu söylemin temelinde hem toplumsal refahın hem de manevi değerlerin yattığını dile getirdi. Nüfusu çoğaltmanın sadece şahsi bir temenni değil, inanç dünyasının bir gereği ve tavsiyesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz yılın "Aile Yılı" ilan edilmesinin asıl gerekçesinin de halkı Müslüman olan Türkiye’de nesli korumak ve artırmak olduğunu sözlerine ekledi.

Nüfus artış hızındaki düşüşe dair sitem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde genç nüfusun azalma eğiliminde olduğuna yönelik raporları yaklaşık çeyrek asır önceden öngördüğünü ancak henüz istenilen sonuca ulaşılamadığını kaydetti. Nüfus artışına karşı sergilenen olumsuz tutumlardan duyduğu rahatsızlığı açık yüreklilikle paylaşan Erdoğan, en yakın çevresindeki dostlarının dahi bu konuda direnç göstermesinden üzüntü duyduğunu belirtti. Tophane-i Amire’de gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmanın, Türkiye’nin demografik geleceği açısından yeni bir uyanışa ve somut adımlara zemin hazırlamasını temenni ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı, mevcut gelişmelerin ülke geleceği adına iyi bir tabloda olmadığını hatırlattı.

Kuşaklar arası bağ ve gençlerle İletişim

Sergideki eserlerin 200 yıllık tarihi birikimle modern yorumları buluşturarak nesiller arası bir köprü kurduğunu anlatan Karaca’ya katılan Erdoğan, kendi ailesinde de bu bağın güçlü bir şekilde korunduğunu ifade etti. Kendi ailesindeki gelişimden mutluluk duyduğunu belirten Erdoğan, gençlerin günlük hayat ve sanata dair sorularını da yanıtladı. Özellikle iki yaşındaki en küçük torunuyla yaptığı sabah sohbetinin kendisine ayrı bir enerji ve dinçlik verdiğini paylaşan Cumhurbaşkanı, torun ve evlat sevgisinin insanı dinginleştiren eşsiz bir duygu olduğunu söyledi. Program, İslam sanatının estetik gücü ile aile değerlerinin harmanlandığı samimi bir atmosferde sona erdi.