İzmir Haberleri

CHP’li Güç, mecliste çıkan kavgayla ilgili iktidarı hedef aldı: “Şiddetten beslenen siyasete geçit vermeyeceğiz”

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzBB Meclisi'nde muhalefet ve iktidar grupları arasında çıkan tartışmayla ilgili AK Parti'yi ve MHP'yi suçladı.

Abone Ol

Son Mühür / Atakan Başpehlivan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Nisan ayı üçüncü olağan oturumundaki faaliyet raporu görüşmelerinde gerçekleşen tartışma ile ilgili bir açıklama yayınlayarak, AK Parti’yi ve MHP’yi eleştirdi.

Çağatay Güç Demokrasi adına utanç verici

İzBB Meclisi’nde yaşananlar demokratik siyaset adına utanç verici olduğunu vurgulayan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, kentimizin geleceğine dair en önemli başlıklardan biri olan faaliyet raporu görüşmeleri sırasında yaşananlar; ne yazık ki demokratik siyaset adına utanç verici bir tabloyu ortaya koymuştur. İktidarın ve temsilcilerinin iletişim ve diyalog yerine şiddetle karşısındakini susturma zihniyetinde olduklarını açıkça göstermiştir.

AK Parti ve MHP grupları, görüşmelerin içeriğini terk ederek hakaretler ve provokasyonlarla meclis çalışmalarını defalarca kesintiye uğratmış; uyarılara rağmen bu tutumlarını sürdürerek meclis düzenini bilinçli şekilde bozmuştur. Sürecin devamında ise sözlü saldırılar fiziksel müdahaleye dönüşmüş, meclis üyelerimizin üzerine yürünmüş, sıralar işgal edilmiş, grup başkanvekilimizin masası tekmelenmiş ve belediye başkanımıza yönelik açık bir saldırı girişiminde bulunulmuştur.” dedi.

“İzmir’e layık görülen siyaset tarzı vandalizmdir”

Ayrıca, yaşananları Vandalizm olarak yorumlayan CHP’li Güç, “Dahası, “misafir” adı altında meclis salonuna getirilen kişilerin usule aykırı şekilde meclis üyeleri sıralarına oturtulması ve görüşmeler sırasında bağırış ve sataşmalarla sürece dahil edilmesi; bu organizasyonun planlı bir provokasyon olduğunu açıkça göstermektedir. Tüm bu yaşananlar karşısında sükûneti sağlaması gereken AK Parti ve MHP temsilcilerinden sorumlu bir tutum görmek yerine, bizzat saldırgan tavırların öncülüğünü yapan bir anlayışla karşı karşıya kalınmıştır.

Bugün İzmir’e layık görülen bu siyaset tarzının adı açıktır: Vandalizm. Küfürlerin, hakaretlerin, ailelere uzanan çirkin söylemlerin ve fiziki saldırıların normalleştirilmeye çalışıldığı bu tablo; sadece yerel siyasetin değil, ülkemizdeki siyasal iklimin de ne noktaya sürüklendiğinin göstergesidir. AK Parti ve MHP’nin sergilediği bu kontrolsüz ve saldırgan tutum; artık siyasi bir tercih değil, açık bir tükenmişliğin ve çaresizliğin yansımasıdır.

Siyaset üretmekte zorlanan, topluma umut veremeyen bir anlayış; öfkeye, gerilime ve şiddete sarılmaktadır. Bu, aklın ve sağduyunun devreden çıktığının en net göstergesidir. İktidar kesinlikle bitmiştir, tükenmiştir. Bugün Meclis salonunda yaşananlar, maalesef ülke genelinde giderek artan şiddet ortamından bağımsız değildir. Okullarda yaşanan acı olaylardan sokaktaki gerilime kadar uzanan bu tablo; iktidarın toplumu kutuplaştıran ve şiddeti besleyen dilinin bir sonucudur.” şeklinde konuştu.

“Şiddetten beslenen, çökmüş ve tükenmiş anlayışa asla geçit vermeyeceğiz”

Son olarak, Cumhur İttifakı’ının kirli siyaset anlayışına geçit vermeyeceklerinin altını çizen CHP’li Çağatay Güç, şu ifadeleri kullandı: “Şiddeti bir yöntem haline getiren bir siyaset anlayışı, yalnızca rakiplerini değil, tüm toplumu zehirlemektedir. Tüm topluma kötü örnek olmaktadırlar. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yaşanan bu olaylar iktidarın ülkemizde ektiği bu zehirli iklimin yansımasıdır. Ancak herkes bilmelidir ki; Cumhuriyet Halk Partisi, bu vandallığa ve iktidarın bu kirli siyaset anlayışına asla geçit vermeyecektir.

Ülkemizi ve İzmir’imizi bu seviyesizliğe, bu ahlaksızlığa ve bu saldırganlığa asla teslim etmeyeceğiz. Bu sergilenen yapay kabadayılık, İzmir’in köklü demokrasi kültürü karşısında kesinlikle tutunamayacak. Bu güçlü şehir, bağımsızlık mücadelesinin simge isimlerinden Hasan Tahsin’in cesaretiyle şekillenmiş bir ruha sahiptir. O ruh; baskıya boyun eğmez, zorbalığa teslim olmaz, çıkar düzenlerine geçit vermez. İzmir’in sağduyusu, direnci ve demokrasiye olan inancıyla, biz milletimizle beraber, bu şiddetten beslenen, çökmüş ve tükenmiş anlayışa asla geçit vermeyeceğiz.”