Son Mühür / Yağmur Daştan - Urla ilçesine bağlı Demircili Koyu’nda geçtiğimiz ay, tersane bölgesi olmayan bir alanda “Gökbey” adlı geminin ihbar sonucu ortaya çıkmıştı. Geminin sökülmesinin ortaya çıkmasının ardından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, çevreyi kirlettiği gerekçesiyle gemiye 2 milyon 850 bin lira idari para cezası kesmiş ve savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Yaşananların ardından çevre hukuku uzmanı Avukat Şehrazat Mercan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne ve İzmir Valiliği’ne başvuruda bulunmuş ve yapılan işlemlerin çevre ve kültür varlıkları mevzuatına aykırı olduğunu ifade ederek Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bilgi verilmesini istemişlerdi. Avukat Mercan, konuyla ilgili son gelişmeleri aktardı.
“Henüz bir cevap gelmedi…”
Konuyla ilgili henüz resmi bir cevap gelmediğini aktaran Mercan, “Orası 1’inci derece arkeolojik sit alanı. Orada o gemi olmaz, derhal kaldırmaları lazım. Şirket ‘Dörde bölüp alacağım’ demiş, o dediği şey gemiyi orada sökmektir. O da olmaz. Zaten gemi söküm yönetmeliğinde ‘Zorunlu hallerde başka yerde sökebilirsin’ diyor ama bunun için yönetmelikteki tüm koşulları şart koşuyorlar. 1’inci derece arkeolojik sit alanında o iş olur mu, asla olmaz” dedi.
“Bu çevre suçunu işleyenler tutuklanmalı”
Şu anda bölgede herhangi bir çalışma yapılmadığını ve çevrecilerin gemi sökülmesin diye sürekli başında beklediğini söyleyen Mercan, “Kimsenin oldu bittiye getirmesine izin vermeyeceğiz. Aliağa’ya götürecekler. Nasıl ki Sao Paulo gemisi gelmeden yoldan döndürdüler, bunu da öyle alıp götürmeleri lazım. 28 Aralık 2025’ten beri bu gemi burada. Zaman geçtikçe kirliliği de artıyor. Bulacaklar bir çaresini götürecekler. Bu geminin buraya nasıl geldiği de ayrı bir sorun… Hiç mi görülmedi? Hala tutuyor olmaları da çok ilginç. Biz ısrarla söylüyoruz, bir an evvel bu gemiyi buradan alıp götürsünler. Çevremizi, denizimizi, yaşam alanlarımızı korumak bizim görevimiz. Toplumun sessiz kalması, bu gibi yasa dışı girişimlerin cesaret bulmasına yol açmaktadır. Bu çevre suçunu işleyen kişiler tutuklanmalı ve Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında yargılanmalıdır” çağrısı yaptı.