Son Mühür- Berivan Kaya/ İzmir Valiliği, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından yayınlanan jeotermal kaynak arama ihalesi TBMM gündemine taşındı.
Bergama, Menderes, Aliağa, Ödemiş, Kiraz, Torbalı, Selçuk, Tire, Foça, Menemen, Kemalpaşa, Dikili ve Karşıyaka dahilinde 40 ayrı noktada toplamda 138 küsur bin hektarlık alanda Jeotermal Enerji Santrali (JES) için sondaj çalışmaların yapılacağı ihalede Sadece Menemen için açılan sahaya talipli çıkmıştı.
Zehir vurgusu!
Jeotermal kaynak arama ihalesini TBMM gündemine taşıyan DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, "Anadolu benzersiz bir iklim tipi, biyolojik çeşitliliği, farklı kültür ve uygarlıkları ile zengin bir coğrafyadır. Fakat son çeyrek yüzyılda “enerji üretmek” adına kontrolsüz bir şekilde yapılan santraller ve sanayileşme ürettikleri toksik atık ve ilaçlarla toprağı, havayı, suyu, üretilen ürünü zehirlemektedir. Bunun etkisi ile değişen iklim, doğa, tarım alanları bize gösteriyor ki binlerce yıldır bereketi ile anılan Anadolu hızla kurak bir toprak parçasına dönüşecektir" dedi.
Zehirli gazlar ve salınım kontrol altına alınamadı!
Denizli'de yaşanan patlamayı hatırlatan DEM Partili Akın, "Ayrıca hatırlamak gerekir ki 28 Nisan 2024’te Denizli’nin Sarayköy ilçesinde kurulması planlanan jeotermal tesisinin, sondaj çalışması sırasında patlaması ile 16 gün boyunca gaz ve sıcak suyun yayılması önlenememişti. Bu olay üzerine Jeoloji Mühendisleri Odası Başkam Hüseyin Alan, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) bir standarda tabi olmadan, kontrolsüz ve birbirine çok yalan yerlere ruhsatlandırma yaptığını belirtmiştir. Sondaj esnasında bir kısmı zehirli olan gazların ve su buharının salımını kontrol altına almadan, bunların etkileşimini ve çevresel etkilerini tam olarak ortaya koymadan, hidrojeolojik modellemesi yapmadan, birbirlerini etkileyecek şekilde yan yana verilmiş ruhsatla işletilen tesislerin yaşamsal sorunlara gebe olduğunu ortaya koymaktadır" dedi.
Tarımsal alanlar tehlikede!
İzmir genelinde yapılacağı açıklanan JES araştırmaları ve sondaj çalışmaları İzmir’in tarımsal üretim sahaları içinde kalacağını vurgulayan Akın, "Büyük Menderes havzası içinde bulunan ve Antik çağlardan bu yana şifa amacı ile kullanılan jeotermal sularına yönelik bu iştah, Denizli-Aydın- İzmir hatlındaki verimli tarım alanlarının geri dönülmez tahribatı ile sonuçlanacaktır. Tarımsal verim düşecektir. JES’lerin işletme sırasında ürettikleri aşın tuzlu/mineralli suyun ve saldıkları zehirli gazların tarımsal ürünlere, suya ve toprağa ve tabi ki halk sağlığına doğrudan zarar verdiği bilinen bir gerçektir. Tam da bu sebeple tarım ile geçimini sağlayan ve bu girişimden doğrudan etkilenecek yöre halkı projeye karşı çıkmaktadır" ifadelerine yer verdi.
DEM Partili İbrahim Akın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yanıtlaması istemiyle şu soruları sordu;
1. Yatırım izleme ve Koordinasyon Başkanlığı ihaleye açtığı, açmaya izin verdiği sahaları hangi kriterlere dayanarak seçmiştir?
2. Denizli’de yaşanan patlama örneğinden yola çıkarak olası kazalara ve çevre felaketlerine ilişkin ne tür önlemler alınmıştır?
3. Birinci derece deprem bölgesi olan İzmir ve çevresinde sondaj çalışmaları sonrası açılması planlanan JES’lerin olası bir depremde doğuracağı zararlara ilişkin bir çalışma yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu çalışma nedir?
4. Planlanan JES’lerin bölgedeki tarımsal üretime ve üreticiye etkisi ne olacaktır? Bu konuda tarımla geçinen bölge halkının, Ziraat Odalarının, TMMOB’a bağlı ilgili Meslek Odalarının (Ziraat Mühendisleri Odası, Çevre Mühendisleri Odası) görüşleri sorulmuş mudur, dikkate alınmış mıdır?
5. Planlanan JES’lerin halk sağlığına olası etkileri ve yaratacağı risklerle ilgili Tabip Odalarının görüşü sorulmuş mudur, dikkate alınmış mıdır?
6. Planlanan JES’lerin tarımsal üretime ve halk sağlığına etkilerine dair ilgili Bakanlıklarla görüşülmüş müdür? Bu bağlamda;
a. Tarımsal üretime etkisi ve sonuçlarını değerlendirmek üzere Tarım ve Orman Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütülmüş müdür? Sondaj yapılacak alanlarda yaşanacak üretim kaybına ilişkin bir çalışma yapılmış mıdır? Tarımsal üretime ve üreticiye etkisinin ne olacağı tespit edilmiş midir? Olası etkileri bertaraf etmek için hangi önlemler alınacaktır? Üreticinin uğrayacağı zarar nasıl tazmin edilecektir?
b. Halk Sağlığına etkilerini ve bertaraf yöntemlerini belirlemek konusunda Sağlık Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütülmüş müdür? Halk sağlığına etkisinin ne olacağı tespit edilmiş midir? Olası etkileri bertaraf etmek için hangi önlemler alınacaktır?