İZMİR HABERLERİ

Baro Başkanından tahliye direnişine katılım açıklaması: "Orada olmak, tam onay demek değil"

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devri gerçekleşen Meslek Fabrikası için tahliye yazısı gelmesi üzerine bina önünde geçtiğimiz günlerde direniş gösteren CHP örgütü ve Büyükşehir yönetimine İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz da destek vermişti. O tahliye direnişine katılımı hakkında Yılmaz, “Pazartesi günü ben Meslek Fabrikası’ndaydım. Orada olmak, belediyenin her uygulamasını doğru bulduğumuz anlamına gelmez. Ama aynı zamanda sözümüzü söylemekten de geri durmayız" dedi.

Abone Ol

Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, “Kent Hakkı Mücadelesi” forumunda yerel yönetimlere çağrı yaptı. Yılmaz, kent mücadelesinin sadece sokakta değil hukuki alanda da yürütülmesi gerektiğini söyledi.

“BU MÜCADELE SADECE SAHADA VERİLMEZ”
İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz konuşmasında kent hakkı mücadelesinin çok yönlü olduğuna dikkat çekerek, “Bu alan gerçekten yurttaşlık, kentte olmak, kente sahip olmak demek. Bu mücadele sadece sokakta, Basmane Çukuru’nda ya da eski cezaevi alanında dile getirmekle olmaz. Bunun hukuki bir yönü de var. Platformlar, yurttaşlar, TMMOB, Tabip Odası ve İzmir Barosu gibi kurumlarla birlikte bu mücadeleyi yürütüyoruz" dedi.

“EGE’NİN TAMAMI TEHDİT ALTINDA”
Yılmaz, meselenin yalnızca İzmir merkeziyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Basmane Çukuru, eski Buca Cezaevi alanı, Çeşme Yarımadası, Kiraz ve Ödemiş’teki tarım arazileri… Bunların hepsi aynı çerçevede ele alınmalı. İzmir’in merkezinden bakmak yeterli değil. İzmir çevresi ve tüm Ege ciddi bir tehdit altında" dedi.

“YURTTAŞLIK GÖREVİ OLARAK ORADAYIZ”
Meslek Fabrikası önündeki duruşa da değinen Yılmaz, “Pazartesi günü ben Meslek Fabrikası’ndaydım. Orada olmak, belediyenin her uygulamasını doğru bulduğumuz anlamına gelmez. Ama merkezi iktidarın bu alanlara yönelik müdahalesine karşı durmak bizim yurttaşlık görevimizdir. Aynı zamanda sözümüzü söylemekten de geri durmayız" diye konuştu.

“BASMANE, KÜLTÜRPARK’LA BÜTÜNLEŞMELİ”
Basmane Çukuru’na ilişkin görüşünü de paylaşan Yılmaz, alanın kamusal niteliğine dikkat çekerek, "“Orası Kültürpark’ın bir parçasıdır ve onunla bütünleşmelidir. Kentin nefes alabileceği alanlar yaratmak yerel yönetimlerin sorumluluğudur. Eğer biz yerel yönetimlerde bunu başaramazsak, merkezi iktidara karşı da güçlü olamayız. Kendi yurttaşıyla barışamayan bir belediyecilik varsa, o güç zaten ortaya çıkmaz. Bu alanlar halka aittir. Bu alanları korumak belediyelerin görevidir. Kentin altyapısını çözmek, insanlara sağlıklı bir yaşam sunmak, kaynakları doğru kullanmak ve liyakatli kadrolarla yönetmek zorundalar" dedi.

"BU BİR GELECEK MESELESİ”
Yılmaz, mücadelenin yalnızca bugünü değil geleceği ilgilendirdiğini vurguladı:
“Biz sadece bugünü konuşmuyoruz. Gelecek kuşaklara bırakacağımız bir kenti konuşuyoruz. İzmir’in hafızası olan alanları korumak zorundayız. Konuşmasının sonunda Gezi Parkı direnişine de değinen Yılmaz, “Gezi Parkı direnişi çok onurlu bir direnişti. Bu mücadelede yer alan herkese buradan selam gönderiyorum.” dedi.