Son Mühür - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2025’te başlattığı faiz indirim adımlarını 2026 yılında da sürdürmesi bekleniyor. Bu kapsamda dikkatler, 22 Ocak Perşembe günü yapılacak yılın ilk Para Politikası Kurulu toplantısına yoğunlaşmış durumda. Ancak politika faizinde indirim beklentisi bulunmasına karşın, bankaların kredi ve mevduat faizlerindeki mevcut tablo piyasalarda belirsizlik oluşturuyor.
Faizler nasıl seyrediyor?
Yeni yılın ilk günleriyle birlikte kredi faizlerinde dikkat çekici artışlar görüldü. 26 Aralık haftasında ortalama ihtiyaç kredisi faizleri yüzde 46,37 seviyesine kadar düşmüşken, 2026’ya girilmesiyle birlikte hızlı bir yükseliş sürecine girdi. Faiz oranları 2 Ocak haftasında yüzde 54,48’e, 9 Ocak haftasında ise yüzde 63,53’e çıkarak son dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Vergiler de hesaba katıldığında, ihtiyaç kredilerinin yıllık toplam maliyeti yüzde 80’in üzerine çıktı.
Benzer bir artış ticari kredilerde de gözlendi. Ortalama ticari kredi faizleri 26 Aralık haftasında yüzde 50,30 düzeyindeyken, 2 Ocak’ta yüzde 53,44’e yükseldi. 9 Ocak haftasında ise oran yüzde 52,31 olarak kayıtlara geçti. Öte yandan kredi faizleri ile enflasyon arasındaki fark da dikkat çekiyor. TÜİK, aralık ayında yıllık enflasyonu yüzde 30,89 olarak açıklarken, TCMB’nin 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 16 seviyesinde bulunuyor. Buna rağmen kredi faizlerinin bu oranların oldukça üzerinde seyretmesi, reel faizlerin yüksekliğini ortaya koyuyor.
Uzmanlar, yıl sonlarında bankaların bilanço düzenlemeleri, kredi büyümesine ilişkin sınırlamalar, risk primi ve kâr marjlarının faizler üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguluyor. Özellikle kısa vadeli TL ticari kredi ve mevduat faizlerinin politika faizine daha yakın seyrettiği ifade ediliyor. Piyasalarda, TCMB’nin bu haftaki toplantısında politika faizini 150 baz puan indirerek yüzde 38 seviyesinin altına çekmesi beklentisi öne çıkıyor. Aralık ayında yüzde 38’e düşürülen politika faizinin yıllık bileşik karşılığının ise yaklaşık yüzde 46 düzeyinde olduğu belirtiliyor.
Son 2 yıl için en düşük seviyede
Kredi faizlerindeki yükseliş sürerken, mevduat faizlerinde ise aşağı yönlü seyir devam ediyor. Geçen hafta 1 aya kadar vadeli ortalama mevduat faizi yüzde 44,70’e düşerek son iki yılın en düşük düzeyini gördü. 1-3 ay vadeli mevduat faizleri de yüzde 45,79 seviyesine gerileyerek benzer biçimde dip noktalara yaklaştı. Merkez Bankası’nın faiz indirimine ilişkin beklentiler güçlenirken, bankaların kredi faizlerinde öngörülen gevşemeyi ne zaman hayata geçireceği hem bireysel tüketiciler hem de reel sektör tarafından yakından takip ediliyor.