Son Mühür/ Beste Temel - İzmir Medya Platformu Başkanı gazeteci Ahmet Kaplan, Son Mühür TV’de yaptığı açıklamalarda Türkiye ve bölge üzerindeki emperyalist planlara dikkat çekti. Kaplan, “Sevr Anlaşması’ndan bu yana aynı senaryolar sahneleniyor. Bugün Ortadoğu’da sınırlar yeniden çizilmek isteniyor” dedi.
“Yüzyıllık plan yeniden devrede”
İzmir Medya Platformu Başkanı ve gazeteci Ahmet Kaplan, Son Mühür TV’de gündeme dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kaplan, Türkiye’nin tarihsel bir dönemeçten geçtiğini vurgulayarak, “Çok tarihi bir süreçten geçiyoruz. Yüzyıllık emperyalist planları konuşuyoruz. Terörsüz Türkiye sadece güvenlik projesi değildir; bu plan, Sevr Anlaşması’ndan bu yana devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Kaplan, bölgedeki planların amacının küçük, zayıf ve kontrol edilebilir devletler oluşturmak olduğunu belirterek, “Ortadoğu’da güçlü ordusu olmayan, ekonomisi dışa bağımlı küçük devletler kurulmak isteniyor. Bu yapı İsrail’in güvenliği için planlanıyor” dedi.
Ahmet Kaplan, Türkiye’de etnik ve mezhepsel ayrımların körüklenmeye çalışıldığını vurgulayarak, “Bu planlar sadece Türkiye’yi değil, Kürt kardeşlerimizi de hedef alıyor. Selahaddin’in torunları, bu emperyalist oyunların kurbanı olmasın. Arap, Çerkes, Kürt, Türk, Sünni ayrımı yapılmak isteniyor; bu İsrail’in işgal planının parçasıdır” diye konuştu.
“Türkiye kuşatılıyor”
Kaplan, Türkiye’nin etrafında oluşturulan askeri ve siyasi kuşatmaya da dikkat çekti: “Amerikan ve İsrail ittifakı Yunanistan ve Güney Kıbrıs üzerinden Türkiye’yi kuşatıyor. Adalar silahlandırılıyor. Türkiye’nin hedef olduğunu herkes görecek. Ukrayna’yı Rusya’ya karşı kullandıkları gibi, İsrail–Yunan ittifakı da zamanı geldiğinde Türkiye’ye karşı kullanılacak. Türkiye bu büyük savaşa hazır olmalı.”
“Jeopolitik savaşa teopolitik boyut eklendi”
Kaplan, Orta Doğu’daki gelişmelerin sadece enerji ve sınır politikalarıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Artık sadece jeopolitik değil, teopolitik bir savaşın içindeyiz. İsrail, dini ajandasıyla bu coğrafyada yeni bir düzen kurmak istiyor. ABD yönetiminde Evanjelik Hristiyanların etkisi arttı. Bugün Amerika, İsrail’i değil, İsrail Amerika’yı yönetiyor” ifadelerini kullandı.
“Kıbrıs ve enerji savaşları aynı planın parçası”
Kaplan, Kıbrıs’taki seçim sürecinin de bu planın bir parçası olduğunu söyledi: “Kıbrıs’ta demografik yapı değiştiriliyor, yabancılara toprak satışları hızla artıyor. Bu, ABD-İsrail-Avrupa projesidir. Türkiye bu konuda çok daha dikkatli olmalı, süreci yakından izlemelidir.” Ayrıca enerji kaynaklarına da dikkat çeken Kaplan, “Türkiye zengin toprakların fakir bekçisi olamaz. Nadir elementlerimiz var, ama bunları işleyemiyoruz. Amerika bu kaynakların olduğu her ülkeyi sömürüyor. Bizim de hammaddeyi işleyecek tesislere sahip olmamız gerekiyor” dedi.
“Sanat ve medya, şiddeti meşrulaştırıyor”
Toplumda artan şiddet olaylarına değinen Kaplan, medya ve eğitim sisteminin etkisini şu sözlerle değerlendirdi: “Bugün diziler mafyayı, şiddeti, gayrimeşru ilişkileri meşrulaştırıyor. Sanat toplum için değil, ticaret için yapılıyor. Bu anlayış gençleri raydan çıkarıyor. Para kazanmak için bir toplumu yok edemezsiniz. Eğitimde de durum vahim; sistem ruhen ve ahlaken çöküyor. Bizim yeniden değerler eğitimine dönmemiz gerekiyor.”
“Eğitimin içeriği zenginleşmeli”
Kaplan, Türkiye’deki eğitim sisteminin içeriğinin yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayarak, “Eğitim seviyesinden çok içeriği önemli. Vatan sevgisini, ahlakı, saygıyı öğretmeliyiz. Gençlerimizi bedenen ve ruhen güçlü, ülkesine sadık bireyler olarak yetiştirmeliyiz. Üniversiteye gidemeyen gençler de üretime katılabilmeli. Bu sistemle sağlıklı bir nesil yetiştiremeyiz” dedi.