Son Mühür / Alper Temiz - Ankara Gar Katliamı’nın 10. yıl dönümünde, Marmaris Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından anma etkinliği düzenlendi. 10 Ekim 2015’te barış mitingi sırasında yaşanan ve 100’den fazla insanın yaşamını yitirdiği katliamın yıldönümünde Marmaris’te bir araya gelen yurttaşlar, kaybettikleri yakınlarını, dostlarını ve barış umudunu hatırlattı.
Marmaris Emek ve Demokrasi Güçleri adına Nurgül Kumbasar tarafından okunan basın açıklamasında, hafızayı diri tutmanın önemine vurgu yapıldı. Açıklama “10 Ekim: Unutmanın Dayatıldığı Ülkede Hafızayı Korumak” başlığıyla yapıldı.
Açıklamada, 10 yıl önce Ankara Garı önünde binlerce insanın “savaşa inat, barış hemen şimdi” sloganıyla buluştuğu hatırlatıldı. Devletin gözetimi altındaki meydanda gerçekleşen patlamaların yalnızca bedenleri değil, “ülkenin barış umudunu ve vicdanını da paramparça ettiği” ifade edildi.
Kumbasar, 10 Ekim’in yalnızca bir saldırı olarak değil, “ihmal ve sessizlikle örülmüş siyasal bir katliam” olarak tarihe geçtiğini vurguladı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“10 Ekim katliamı faili meçhul bırakılan her katliam gibi dönemin karanlık siyasetinin aynasıydı. O gün güvenlik zafiyetinden söz edenler aslında siyasi tercihin üzerini örtüyordu. Çünkü bu ülkede kan çoğu zaman iktidarların diline çevrilmiş, şiddet yönetim aracına dönüştürülmüştür.”
Açıklamada, aradan geçen on yıla rağmen adaletin sağlanamadığı, sorumluların korunmaya devam ettiği, mahkemelerin gerçeğin etrafında döndüğü belirtildi.
“Sessizlik yalnızca geçmişin karanlığını değil, bugünün korkaklığını da temsil ediyor. Çünkü yüzleşmek, hesap sormak, gerçeği açığa çıkarmak ancak demokratik düzende mümkündür. Ve biz hâlâ o düzene sahip değiliz.”
İktidarın barış söylemlerinin samimiyetten uzak olduğu ifade edilen açıklamada, gerçek barışın “yıkımın, hukuksuzluğun ve baskının” ortasında filizlenemeyeceği vurgulandı.
“Demokrasi olmadan barış olmaz. Barış yalnızca silahların susması değil; adaletin konuşması, eşitliğin yerleşmesi, halkın kendi kaderi üzerinde söz hakkına sahip olmasıdır.”
Basın açıklamasında Türkiye’de halkın susturulduğu, basının kuşatıldığı ve yargının iktidarın aparatına dönüştürüldüğü belirtilerek, toplumsal muhalefetin kriminalize edildiği ifade edildi.
“Bu koşullarda yürütülen her ‘barış süreci’ eksiktir; adaleti değil çıkarı, halkı değil iktidarı korur.”
10 yıl sonra bile aynı soruların cevapsız kaldığına dikkat çekilen açıklamada, “Kim planladı, kim göz yumdu, kim sustu?” sorularının hâlâ yanıt bulmadığı belirtildi.
“Cevapsız kalan her soru ülkenin demokrasiyle arasındaki mesafeyi büyütüyor. Unutmadık, unutmayı reddediyoruz. Çünkü unutan yeniden yaşamaya mahkum olur.”
Anma metni, “Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, barışın adını yeniden yazacağız” sözleriyle son buldu.