Son Mühür- Isparta’da bulunan bir ilkokulda bayrak töreninde “andımız” okunmasını talep eden bir veli, bu talebin ardından okul yönetimi ve bazı öğretmenlerle gerilim yaşadığını iddia etti.
“Andımız okunması talebine sert tepki verildi”
Bir veli, olayın 2 Şubat günü Isparta merkezde bulunan bir ilkokulda meydana geldiğini belirtti. İlkokul 1. sınıfa giden 7 yaşında bir çocuğu olduğunu ifade eden veli, bayrak haftası töreninde okul müdüründen “andımız”ın okunmasını talep ettiğini söyledi.
Veli, bu talep üzerine okul müdürünün sert bir şekilde karşı çıktığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Rica üzerine müdür bey ‘hayır, okutmam, okulumda okuyamazsınız’ diye bağırmaya başladı.”
“Terör propagandası suçlamasıyla üzerime yürüdüler”
Olayın ardından bazı öğretmenlerin de sürece dahil olduğunu belirten veli, yaşananların büyütüldüğünü iddia etti.
Veli, iki öğretmenin kendisine yönelik ağır ithamlarda bulunduğunu öne sürerek: “Sonrasında bir, iki tane öğretmen olayı köpürterek ‘bu bir terör propagandası, bu kadın terör propagandası yapıyor’ diyerek üzerime yürüdü.”
“İstiklal Marşı’nın sırası değiştirildi”
Veli, resmi törende İstiklal Marşı’nın okunma sırasının da değiştirildiğini iddia etti. Normalde törenin İstiklal Marşı ile başlaması gerektiğini ifade eden veli, törenin farklı bir şekilde ilerlediğini öne sürdü:
“İstiklal Marşı’nı okumam engellendi. Resmi tören açılışı İstiklal Marşı’yla başlayacağı yerde müdür beyin konuşması, ardından bayrak töreni şekilde devam etti. En son İstiklal Marşı okundu."
“Hakarete uğradım, özre zorlandım”
Olayın ardından okul müdürünün odasında yaşanan sürece de değinen Veli, kendisine baskı uygulandığını iddia etti:
“Sonrasında insanlık dışı hakaretlere maruz kaldım. Müdür beyin odasında ise yaptığımın hata olduğunu kabullendirilip tek taraflı bir özre zorlandım. Onlar bir grubun, çoğunluğun verdiği güçle beni baskılayarak manipüle etmeye çalıştılar.”
“Polis çağırdım, odada görüşme yapıldı”
Kendisini ifade edemediğini düşündüğünü belirten veli, polis çağırdığını ve bu süreçte okul yönetiminin kendi arasında görüşme yaptığını öne sürdü:
“Derdimi anlatamayacağımı anladığımda polislerin gelmesini istedim. Polisler geldi. Biz emniyete geçerken iki tane öğretmen, bir müdür ve bir müdür yardımcısı müdür beyin odasına girerek 5 dakika kadar görüştüler. Burada ağız birliği yapıldığını düşünüyorum.”
“Provokatif bir eylem düşünmedim”
Emniyette yaşanan sürece ilişkin de konuşan veli, elinde kamera kaydı olduğu varsayılarak kendisine uyarıda bulunulduğunu iddia etti:
“Sonrasında emniyete geçtiğimizde ise polis amirinin önünde, elimde bir kamera kaydı olmasına karşı bunu sosyal medyada yaymamam yönünde uyarıldım.
Zaten olay çok anlık geliştiği için provokatif bir eylem düşünmediğimden kamera haliyle açık değildi. Okulun kamera kaydı var, şu an için savcılıkta.”
“Haberler kaldırıldı, baskı uygulandı”
Olayın basına yansımasıyla ilgili de çeşitli engellemeler olduğunu öne süren veli, bir haberin kısa sürede yayından kaldırıldığını iddia etti:
“Isparta’nın bir haber sayfasında haber bir saat kadar kaldı. Sonra gerekçesiz bir şekilde kaldırıldı.” Başka bir yerel haber sitesinin de aynı haberi yayımladığını belirten veli, bu siteye de baskı yapıldığını ileri sürdü:
“Başka bir Isparta haber sitesi aynı haberi yayınladı. Haber sitesinin sahibine dava açılacağı söylendi. Okul Aile Birliği Başkanı tarafından haber sitesini de arayıp müdür ve 4-5 kişi haberin kaldırılmasını istemiş.”
“Olayın duyulması engellenmek isteniyor”
Yaşananların kamuoyuna yansımasının engellenmek istendiğini savunan veli, bunun daha önceki olaylarla bağlantılı olabileceğini öne sürdü:
“Olayın duyulmasının önlenmesi isteniyor. Çünkü bu, Isparta’da milli değerlerle ilgili üçüncü skandal haber. Bunun ortaya çıkması, İl Milli Eğitimin de koltuğunun sallanması demek oluyor. Ben bu yargıya vardım. Çünkü yoğun bir engelleme var.”
“Milli Eğitim’den randevu alamadım”
İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüşmek istediğini ancak geri dönüş alamadığını ifade eden veli, şunları söyledi:
“Milli Eğitim Müdürlüğü’nden randevu talep ettim. Gidip niyetimi anlatmak, olayın mağduriyetini dile getirmek için. Hiçbir şekilde dönüş alamadım.”
“Hakkımda dava açıldı”
Veli, yaşanan süreçte hakkında dava açıldığını da belirterek, karşı tarafın dilekçesinde yalnızca tek bir iddiaya yer verildiğini öne sürdü:
“Şu anda savcılık da hakkımda dava açmış durumda. Karşı taraf dilekçeye sadece şunu yazmış: Ben onlara ‘Atatürk düşmanı’ demişim. Başka hiçbir hakaret yok ki olsa zaten davul çalarak bunu aktarırlar.”
“Bu ifadeyi kullanmadım”
Söz konusu ifadeyi kullanmadığını belirten veli, eğitimci kimliğine de vurgu yaptı: “‘Atatürk düşmanı’ demişim, ki bunu da söylemedim. Ben de eğitimciyim. Eşim de akademisyen.
Yani biz eğitimin içinde olan insanlarız. Küçük, milli bir ricaydı sadece. Bu şekilde algı yapılması, terör propagandası ilan edilmek gerçekten üzücü bir durum oldu.”