Sergey Lavrov, Badr Abdelatty ile Moskova’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Lavrov, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını eleştirirken, bölgede kalıcı çözüm için savaşın sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Hürmüz Boğazı için değil, savaşın bitmesi için çaba gösterilmeli”
Lavrov, Donald Trump’ın çatışmaların sona ermesinin ardından Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin normale döneceğine yönelik açıklamasını değerlendirdi.
Rus Bakan, yalnızca deniz trafiğinin güvenliği değil, çatışmanın tamamen sona erdirilmesi gerektiğini belirterek, “İran’dan beklentiler dile getirilirken, asıl yapılması gereken savaşın bitirilmesidir” mesajını verdi.
“Müzakere değil, pozisyon arayışı”
Lavrov, ABD’nin İran ile temaslarının sürdüğünü ancak bunun gerçek anlamda bir müzakere süreci olmadığını ifade etti. Tarafların henüz ortak bir çözüm zemini oluşturamadığını belirten Lavrov, sürecin daha çok “pozisyon belirleme” aşamasında olduğunu söyledi.
Bahreyn’in taslağına tepki
Lavrov, Bahreyn tarafından Birleşmiş Milletler’e sunulması planlanan Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin taslağı da eleştirdi.
Taslakta İran’ın saldırıya uğrayan taraf olarak açık şekilde belirtilmemesinin Tahran’ın tepkisini artırabileceğini ifade eden Lavrov, bu durumun diplomatik çözüm umutlarını zedeleyebileceğini dile getirdi.
Orta Doğu’da diplomasi vurgusu
Görüşmede, bölgedeki gerilimin azaltılması için diplomatik yolların öncelikli olması gerektiği vurgulandı. Lavrov, askeri yöntemlerin krizi derinleştirdiğini ve kalıcı çözüm üretmediğini söyledi.
Filistin için “iki devletli çözüm” mesajı
Lavrov, Filistin meselesine de değinerek, uluslararası hukuk çerçevesinde iki devletli çözümün tek geçerli seçenek olduğunu ifade etti.
Mısır’ın arabuluculuk çabalarına dikkat çeken Lavrov, Gazze’de sağlanan ateşkesin sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Batı Şeria’daki gelişmelerden de endişe duyduklarını belirtti.
Bölgesel kriz derinleşiyor
Lavrov’un açıklamaları, Orta Doğu’da artan gerilimin uluslararası aktörler arasında da görüş ayrılıklarına neden olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, diplomatik girişimlerin güçlendirilmemesi halinde krizin daha da büyüyebileceği görüşünde.





