SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Milyonlarca ev sahibi ve kiracıyı yakından ilgilendiren kira uyuşmazlıklarında Yargıtay, 2026 yılının ilk çeyreğinde ezber bozan emsal kararlara imza attı. Özellikle tahliye süreçleri ve ödeme ispatı konusunda verilen bu kararlar, mahkemelerdeki binlerce dosyanın seyrini değiştirecek nitelikte.
“Elden Ödedim” Devri Resmen Kapandı!
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin şubat ayı içinde kesinleşen kararına göre, kira ödemelerinde "tanık dinletme" dönemi hukuken zorlaştı. Yazılı sözleşmesi bulunan kiracıların, "Kirayı elden verdim, komşum da şahittir" savunması artık tek başına yeterli görülmüyor.
Kararın Özeti:
Yıllık kira toplamı yasal sınırı aşan durumlarda, ödemenin mutlaka banka dekontu veya imzalı bir belge ile ispatlanması şart koşuluyor. Uzmanlar uyarıyor: Banka üzerinden yapılmayan ödemeler, kiracıyı "temerrüt" yani borcunu ödemeyen durumuna düşürerek tahliye riskiyle karşı karşıya bırakabilir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede "Sözleşme Süresi" Engeli
Ev sahiplerinin en çok başvurduğu yöntemlerden biri olan "Almanya’dan oğlum gelecek" veya "Kendi ihtiyacım var" gerekçeli tahliyeler için de önemli bir sınır çizildi.
2026 Mart tarihli güncel içtihatlara göre; ev sahibi, belirli süreli (örneğin 3 veya 5 yıllık) bir sözleşme devam ederken, sırf ihtiyacı olduğu gerekçesiyle sözleşme süresi dolmadan kiracıyı çıkaramayacak. Bu kararla birlikte, mülk sahiplerinin tahliye davası açabilmesi için sözleşme sonunu beklemesi gerektiği bir kez daha teyit edilmiş oldu.
Olağanüstü Durumlarda Fesih Hakkı Genişledi
Yargıtay, taraflardan biri için kira ilişkisinin artık "çekilmez" hale geldiği (şiddetli geçimsizlik, komşuluk hukukuna aykırılık vb.) özel durumlarda, Borçlar Kanunu'nun 331. maddesindeki "olağanüstü fesih" şartlarının daha esnek değerlendirilmesine karar verdi. Bu, her iki taraf için de mahkeme kanalıyla daha hızlı bir çözüm yolu sunabilecek.
Avukat Özkan Yıldırım, "Yargıtay'ın bu kararları, kira hukukunda ispat yükümlülüğünü tamamen dijital ve yazılı kayıtlara kaydırıyor. Hem ev sahiplerinin hem de kiracıların ileride mağdur olmaması için tüm süreçleri yazılı olarak yürütmesi artık bir seçenek değil, zorunluluktur' dedi.